26 Nisan 2012 Perşembe

'' çok tatlııı '' bir ödüllü miimm şeysi...

   Bidenecik kuulumsu Çoko'sunu unutmamış mimlemiş , durum böyle olunca bana da mimimi kapıp cevaplamak düştü =)    


              .....                                 ......                              ......


1- Mesleğin seni mutlu ediyor mu?


      Kesinlikle... Kafa dağıtmaya birebir bir kere.Hem ben bu işe mutsuzluktan kurtulayım diye girmiştim.Başımı kaşımaya vaktim olmazken , mutlu olmamak elde mi zaten...


2- Dilediğin meslek miydi?


     Bu sektörde fakat başka markaların adı altında çalışmayı çok isterdim.Özellikle öyle çalışmak istediğim belli başlı birkaç isim var.Bunlardan biri benim için Starbucks tabi ki.Hatta orada ilerleyip kahve uzmanı olursam , kimse deyemeyecek keyfime...


3- Yalnız mı ilişkide yaşamayı mı tercih ediyosun?


     İtiraf etmek gerekirse ben ikisini aynı anda yürütüyorum.Ne bileyim kendimin aynısından bulamadım bir türlü.Diğer yandaan kendimin aynısından olanını da bulsam onunla da anlaşamazdım eminim.Azcık ilişki çokca yalnızlık kişisel tercihim sanırım =)


4- Tatsız durumlardan kaçınmak için yalan söyler misin? Dürüst ol.


     Tabi ki...  Bizim evde sürekli bir darbe havası hakim , ben de ise bir özgürlükçü yazar ruhu , bir muhalefet havası , bir yeni akım lideri.Doğrucu davut olsam 1. günü atlatırız 2. güne allah kerim 3. güne gazetelerde katliam haberi olarak manşetten çıkarız yeminle...


5- Yabancı dil konuşuyor musun?


    Kaç kursa gittim , kaç kursu terkettim ardıma bakmadan kaçtım sayısını ben bile unuttum.O konuda ben dil özürlüyüm yavrucum bu soruyu teğet geçmek istiyorum ben.Hiç duymamış olayım lütfen...
6- Rüyandaki evde oturuyor musun? Taşınmak ya da yurtdışına gitmek istiyor musun?


    Değil =( yarama tuz bastı lan bu soru ! Ailemle yaşamak istemezdim tabi ki bu 1. si , hadi yaşıyoruz diyelim ( ki bunun da artıları var kesinlikle ben nankör değilim yani ) ben kalabalık , cıvıl cıvıl cafcaflı semtleri seviyorum.Evim de öyle bir yerde olmalıydı.Bu yaşadığım semt bana reva mıydı be !!!
7- Mobilya değiştirmeyi sever misin?


     Iyyy ben kıyafet hariç hiçbirşey değiştirmeyi sevmem.Ha bir de sevgili kıyafetle yarışır o ayrı.Ama ev de mobilyaların yerini değiştirmeyi de , evin eşyalarını değiştirmeyi de sevmem.Rahatım bozuluyoo ya kolay iş değil onlar.Önce mobilya bakacaksın da , sonra seçeceksin de , evdekileri atacaksın da onları koyacaksın da.Ufff anacım ben anlatırken bile yoruldum yahu !
8- Çevreye, hayvan korumaya hiç katkın var mı?


     Hayvanlarla pek anlaşabilirliğim yoktur ama asla zarar vermem.hatta son zamanlarda pekiness köpeklere bayılıyorum ya.Gene de sorunun cevabına gelirsek , benim kendime hayrım yok çevreye , hayvana nasıl olsun yahu .. ha bu arada gene de yazın dışarıya bir kap su koyanlardanım ben de ( bu sayılır mı bilemiyorum )
9- Televizyon ve filmleri sever misin?


    Gündüz canım çıkana kadar çalışıp , geceleri de sabaha kadar oturup ertesi gün zombi gibi geziyorsam bunun sebebi film sevdamdır , yapcak bişey yok ...
10- Bırakmak istediğin kötü huyların var mı?


     Öncelikle tırnak yemeyi bırakmak istiyorum , sonra  sonra önyargılarımı bırakmak istiyorum , sinirlerimi bir tarafa bırakmak istiyorum , daha anlayışlı olabilmek istiyorum , kibirimi bırakmak istiyorum...  Çok var yani...
11- Loto veya benzeri şans oyunu oynar mısın?


     Dalga mı geçiyon lan ! şans denen şeyin bana uğramasını bırak , başkasına giderken yanımdan bile geçmez öyle bir durum yani.O yüzden hiç denemem bile o tür şeyleri...






    Siz bu ödüle layıksınız ..!


     cherry , deeptone , yerlivodkavişne  

24 Nisan 2012 Salı

sorunlar ve dahası...

        Aile kavramını yitirmiş biriyim ben....


       OO kadar titiz bir ailem var ki , tam anlamıyla aile ; işte bu yüzden nefret ediyorum aile kavramından da fikrinden de.Beni yıllarca sıktılar hala da sıkmaktalar ? Ne kazandılar ha ? Daha iyi bir insan mı oldum , daha başarılı mı oldum ? yooo...


      Şimdi de iş krizi...Bağdat caddesindeki starbucks ta çalışmak istiyorum.Neymiş efendim uzakmış onlar istemiyolarmış , çalışamazmışım...Hele annemin fikri tamamen , mahalle başındaki BİM 'e kasiyer olarak başvurmamdan yana.Anlamıyorlar , insan kalitesi ne demek , seviye ne demek , hayat kalitesi ne demek anlamıyorlar.Yahuu iş be iş.Evden çok suratlarını göreceğim insanlar ve saatlerce uğraşacağım şeyler.Buna nasıl olur da benim yerime karar vermeye cesaret edebiliyorlar inanamıyorum.Tabi ki başaramazlar.Elbette asla onların beni yapmaya çalıştıkları gibi bir insan olmayacağım.Her gün öylesine savaş veriyorum ki kendim kalabilmek için.Gün geçtikçe de zorlaşıyor.Umurum da değil , olmak istemediğim biri de olmayacağım , yapmak istediğim birşeyi de yapmayacağım.Onlardan da vazgeçerim gerekirse kendimden de....


      Ellerine ne geçecek merak ediyorum ... Onların her dediğiini , kendimden , onlardan ve her şeyden nefret etmek pahasına yapsam gerçekten mutlu olacaklar mı .Bu kadar bencil olabileceklerine inanmak istemiyorum.Bana ne kadar zarar verdiklerini göremeyecek kadar kör olduklarına inanamıyorum.Kimseyle kolay anlaşamam evet , inatçıyım evet , çok kararlıyım evet , kavgacıyım evet , şirretim evet... Hepsini ailemle başa çıkmaya çalışırken öğrendim yemin ederim...

21 Nisan 2012 Cumartesi

içimde olmayan birşeyler....

    Şu sıralar içimde bir tek ben yokum...


        

     Kendi hayatıma komşu kızınınkini yargılar gibi bakıyorum.Nerede kaldı benim mutluluğum , o bitip tükenmez kahkahalarım bilemiyorum.İçimdeki böcük öldü bence.İşi bıraktım , ohh dedim başka bir yerlerden tutunurum hayata , cııık o da olmadı.Müdür çıkışımı kabul etmedi ısrarla beni geri çağırdı.Döncem artık napimm.oysa elimde caddebostan da ki çiftehavuzlar starbucks a girme fırsatı vardı.


    Hava çok güzel şuan.Ama benim bugünle ilgili hiçbir planım yok.Dışarı çıktım , bir sürü güzel makyaj malzemesi aldım gene.Hepsi rengarenk fazla abartı olan şeyler.Neden bunu yaptığım hakkında en ufak bir fikrim yok.Sanırım artık herşey normal olsun , sıradan olsun istemiyorum.


    Korkmuyorum ki ; baştan başlamayacağım , en bıraktığım yerden devam edeceğim yürümeye ... Güçlüyüm ben ; benim olan ne varsa , istediğim ne varsa geri alabilirim biliyorum.Belki de sadece isteme vaktidir...Ben uzun zamandır hiçbir şey istemediğimi farkettim.Ne istemeye ne uğraşmaya ne de daha başkasına vaktim varmış.Bundan sonra hepsi değişecek , hepsi...Bir rüya veya kabus değilse yaşam , gözlerimi açıp bitmeyecek de olsa , belki de gözlerimi kapamadığım için değişecek herşey , bir daha canımı sıkmayacağım için yada ?  


19 Nisan 2012 Perşembe

sonunda gördüm ama hala rahatlanmadım ...

        Baran' la tanıştık bugün....

       Çekmeköy burger king de beraberdik.Allaaam Kartal ' dan Çekmeköy e gitmek gerçekten tam bir eziyet.Düşmanımın başına gelsin sadece...


       Beyefendi ben tam burger king in önüne geldikden sonra çıktı evden ama doğruya doğru , pek bekledim sayılmaz.Gelelim nasıl geçti mevzusuna...


      Vallahi ben de bilmiyorum.Baran çok sessiz biri çıktı.Fazla konuşmuyor falan.Hayır benden mi sıkıldı acaba diye düşündüm sık sık ama sonra onun pek konuşmayı sevmediğini öğrendim.Hastaydı da zaten.Normalde görüşmezmiş bugün benimle ama geçen hafta da görüşemeyince beni kırmamak için görüşmüş işte.Yaa bu cümle çok kendini beğenmiş oldu ama o bu tonda o anlamda söylemedi aslında.Bunun arkadaşları da ordaydı.Bunun arkadaşlarının yanında bir de bunun eski sevgilisi de arkadaşlarının yanındaydı.Varın siz düşünün artık gerisini...


     '' Sevgili olaylarına karşıyım aslında ben '' dedi.Çok kız arkadaşım var , ben sevgilimle yapacağım herşeyi onlarla da yapabiliyorum ki dedi.Burada diyecek bir ton laf ve susulacak kocaman bir boşluk vardı, ben de sustum.İşi piçliğe vurup , hayırdır laaan kız arkadaşlarını da mı götürüyosun yoksa demedim.Aslında dün bununla ilgili bir konuşmamız vardı ama bugün gerçek olamadı napalım...


     Bütün bunların dışında , gerçekten çok tatlıydı ama ...O na bu konuda hiç birşey söyleyemedim.Eeee benim hakkımda ne düşünüyosun yada nasıl buldun gibi birşey de demedim.Cesaret mi edemedim desem , ortam mı müsait değildi desem olmadı işte ... Ama gene görüşürüz belki.Bu sefer Kadıköy de ama...O zamana daha fazlasını deneriim.Bana gitar çalmayı öğretsene yaa nolaaar bile derim.Vallahi derim.İşte son durumlar böyle...

6 Nisan 2012 Cuma

ohaa konuştum lan...

      Hiç olmadı bu başlık , sanki konuşmayı bilmiyormuşum da ilk defa konuşabilmişim izlenimi verdi.Neyse ben ne anlatacaktım ;


      Haa Baran ' la konuştum diyecektim.Msn adresine ulaşınca dayanamadım gittim azıcık konuştum işte.Burda onun dedikodusunu yaptığımı söyledim.Ama tabi ki adres vermedim.Ayy hayır burda mıncırmalık falan filan diyorum çocuk için , kimbilir daha ne cümleler kuruyorum , gelsin bir de okusun mu ? cık cık cık hiç olmaz.


     Bir gün görüşsek türünden cümleler kurmaya çalıştım , çok çarpuk çurpuk oldu belki ama adam alışkın abi kızların ona yazmasına , çaktı tabi.Neyse ki hiç ters tepki vermedi.Hatta olumlu bile sayılırdı. ( ımm demek ki her kızla görüşebilir  ) ( olsun lan ben sonradan görüştürtmem gibi saçma salak düşünceler kuruyorum şuan kafam da )  


    Lanet giresi kafam durmuyor sonra ;   bunun sevgilisi nasıl olur ki ; muhtemelen böyle çıt kırıldım tipler var ya ha onlardan olur.Aman ojesi bozulmasın , saçında kırık olmasın , dip boyası gelmesin.Onun sevgilisi hep arkadaşlarıyla falan takılsın.Fanları fakeleri falan olsun , böyle cool bir çift olsun onlar.Yani öyle sevgilileri oluyordur sanki onun.Bu profilin yanına bir de kendi profilimi koyayım ki kıyaslama da bulunabilin.


    Çirkin değilim lan , hemen çirkinim sünepeyim havalarına gircekmişim gibi okumayın.Rengim de adım gibi bir kerem böyle çokomell ' im.Öyle makyajdı falan iyi güzel o olaylarla da aram iyi de  , ipin ucu kaçıyor bazen.Değil arkadaşlarımla orda burda takılıp , mekan değiştirmek , beğenmemek , sıkılmak , yahuu benim bakkala gidecek vaktim yok.Sonra bir de o tip kızların oje takıntısı var , ( yalan olmasın şimdi çok da güzel görünüyolar arada fırsat buldukça bende sürüyorum )  ben baştan kaybediyorum ; bizim işyerinde oje falan fıstık yasak !  Bu iş meselesinden önceye dönersek de , tırnak yeme alışkanlığım vardı benim.Bırakana kadar anam ağlamıştı.Gerçi sonuçta bıraktım ama o süreci bir ben bilirim...


     Cool luk meselesine gelince ( ay gelmesek daha iyiydi bence ) benim asla öyle bir tabirim havam olmayacak.Hiç o kadar soğuk  , mesafeli , havalarda olamıyorum.Ben herşeye gülmek için , bol bol konuşmak , herşeyle , herkesle ( başta kendim olmak üzere ) dalga geçmek için doğmuşum   bence. Çıt kırıldımlık desen ; okulu bıraktığım günlerde kapandı benim için o dönem.Uzun zamandır kendimi idare ediyorum.Nasıl desem , ben başederim herşeyle , herkesle... 


      Şimdi kurmayı en çok sevdiğim cümleyi kurcam ; lan biz bu baran la sevgili olsak fena olmazmış aslında  =)=)  Akıllı olun bir düşünün bi ya , adamın hayatına girmek için can atan , öyle yavşayan bilmem napan ne kadar çok insan var , onların kaçına ne anlatabilirsin ki , boşver sen onları gel barancım bana anlatabilirsin ( ıyyy banka reklamları gibi oldu bu , ben bile sevmedim.şimdi onun yerinde ben olup bunu okusam valla zeka seviyemden şüphe ederim ) neyse yok sayın burayı.Demek istediğim şuydu aslında ; bir olgunluk bir yaşanmışlık bir güç lazım iki insan arasında...Anlatabileceğin , paylaşabileceğine inandığın anlar olmalı.Hatta sırlar , sorunlar olmalı.Ben O ' nu öyle görüyorum... O kadar güçlü görüyorum.Danışılabilirmiş gibi... yanında hem ağlanabilir hem eğlenilebilirmiş gibi.Ama Baran la birkaç saat şansım olsaydı kesinlikle sabah kahvaltıya gelir misin benimle falan derdim.Kahvaltı benim hayatımda pek olmayan bir öğün.Erken kalkamam ben.Yada zaten çok erken kalkıp gitmem gereken yerler olduğundan kahvaltı yapamam.Hem  O ' da tüm gece oturduğundan erken kalkmıyordur bence.Ne bileyim kahvaltı benim için özeldir.Öyle herkesle yapılmaz ; herkesle kahvaltıya gidilmez.O yüzden ne bileyim kulağa saçma geliyor olsa da ;  valla en büyük hayallerimnden biri bu sanırım....


     

5 Nisan 2012 Perşembe

uçuk kaçık fikirlerimle gene been...

       Ya biri var ama ne var ne var sorma gitsin....

        Nasıl bir çocuktur o yaa.Bakınca sana geliyorum Allaaaamm diyosun.Dersin yada ben diyorum.Adını sürekli duyuyorum , bunu arkadaşımın facebookun da da tesadüfen görmüştüm sonra araştırmaya başladım zaten.Twitter hesabı falan da var da , bay naletin seveni çok , takipçisi çok , ben ise twitteri yeni keşfettim lan.İşçi emekçi insanım yok öyle 7/24 online durumu.Kendimi oralarda çok piç kalmış hissettiğimden hiç ulaşmaya çalışmadım.Olmaz yani yapamadım , ürktüm be , ne o öyle beni mi eziklesin ?  Dedim kızım Çoko sen git , en iyisi burda bana kadar var deyip yaz çiz.Belki bir gün duyar , o da işkillenip de , kalkıp hayırdır der diye =)=)






          Ha bu arada adı Baran 'mış...Bir görseniz böyle tam mıncırmalık.Tamam ben biraz farklıyım böyle kategoriliyorum sevdiğim insanları.yemelik , bakmalık , mıncırmalık falan diye ...


       Bütün bunların yanında benim durumum çok imkansız.İmkansız değil de karmaşık desek daha doğru.Şimdilik şöyle sorunlarım var mantıklı bakıldığında


- biz bu çocukla tanışmıyoruz .. (  çıtı pıtı kızım tanısa sever beni bence , hayır hayır yaş anlamında demedim )


- ben bununla tanışmayı çok istiyorum ama gel gör ki ; facede yok twitter da yok , orda yok burda yok şurda yok.Gezdiği , gittiği yerlerden haberim yok.Nasıl anlatsam , piyango bileti almadan eğer bana para çıkarsa şunları alıp şunları yapacağım oğlumm diye plan kurmak gibi bendeki durum.




Şimdi bana akıl fikir verin.Napsam napsam napsam... Ben onu gerçekte de bulup Baraaan diye karşısında cırlardım ama vaktim yok , ( iyi ki yok küfürü yiyip oturmaz istemezdim açıkcası ).Şimdi şuracıkta bana akıl , öğüt , nasihat falan verin.Olmadı dua edin.Şans dileyin , başarı dileyin.En olmadı gelin teselli verin vallaha yazık bana.Artık acıların kızı deyince akla bi şarkıcı küçük Ceylan ( o da eşşek kadar oldu ya neyse ) bir de ben geliyoruz...



2 Nisan 2012 Pazartesi

Bilemezsiniz çünkü artık anlatmam

       Önceden yenilgilerimi anlatmak kolaydı , başarısızlıklarımla başetmek de kolaydı...
Şimdiyse kabullenmek apayrı bir olay.Ben artık eskisi kadar cesur değilim , korkuyorum ya vallahi.Önceden başa dönmek , silmek , yok saymak kolaydı benim için.Yenileriyle devam ederdik ki yola...Şimdiyse yeni birileri fikrini bile sevmiyorum.


       Hayatımdaki değer verdiğim insanların gidişleri , gelişlerinden daha şatafatlı.Tamam gözüm korktu hayat , kes şamatayı da diyemiyorum.Sonra bir de karakter meselem var.Hahaayyyt yaşayışıma alışmış herkes , giderken nasıl olsa olmaz buna bişe  , sorun olmaz buna bu halleder diye düşünüyolar.Ben eski ben değilim diyorum lan , anlatabiliyor muyum evet ., anlayabiliyor musun , hayır...


     Biri gelsin ; sonra da hep kalsın istiyorum.Yanlış anlaşılmayayım burda  , öyle hep huzurlu hep mutlu habire sırıtık bir ilişkim olmasa da olur , tabi ki kavga ederiz tabi ki bağrışırız küsüşürüz ama ota boka da ayrılınmaz ki...


     Buraya kadar anlattıklarımı okuduysanız , Uyuzumla 24. günümüzün devrildiği şu günde ayrılığın eşiğinde olduğumuzu söylemeyi bir borç bilirim...Aslında 3 gün önce mi ne ayrılmıştık da ben evini bastım ayrılmayak lan dedim , evdeki herkes şok olunca kim bu kız falan diye , ki uyuz da ayrı bir şok olmuştu o arada barışıvermiştik işte.Ama hiç birşey düzelmedi.Ben tüm gücümle savaşıcam ama gene düzelmeyecek.Hani o kadar da biliyorum yani.Bu ayrılık noktasında anlatabileceğim süper komik olaylar var.Rezilliklerim düşüncelerim falan.Ama yazmam... Ayrılığın tadını hepimiz biliyoruz.Çok istemiştim , çok heveslenmiştim , gerçekten uzun süre başarabilseydim ballandıra ballandıra anlatacaktım size bakın ben başardım uzun zamandır mutluyum , seviyorum üstüne bir de sevşiliyorum diye.Üzgünüm işte ; ama siz hiç bilmeyeceksiniz çünkü anlatmayacağım.Nesini anlatayım ki , gene bitti gitti...O kadar tanıdık , o kadar bilindik...  Çoğunuzun boğazındaki yumru bende de var artık.Yaşadıklarımdan çok yaşayamadıklarım kalmış genzimde , yutkunamıyorum...