28 Mayıs 2012 Pazartesi

ümükleyeceğim o olacak !

     Mide fesadı geçiricem kahve içmekten...





     Kahve , sigara , insanlar , daha gıcık insanlar , yorgunluk ve eve dönüş.Şu sıralar hayat çok böyle.Bugün izinliydim , bomboş bir izin günü geçirdim sayılır.Yorgundum hacı , uyudum.Dün gece eve sabah ezanı okuduktan sonra girdim , kapanıştım.Lanet girsin yarın gene kapanışım.Sevgili sevgilimle işyerinde tek cümle dahi konuşmuyoruz.Sonrası daha ilginç , mesajda da konuşmuyoruz.Biz saldık gitti , adamla konuşmuyoruz abi böyle bildiğin konuşmuyoruz.Hatta bir de trip atıp , nefret ediyoruz birbirimizden.Uzaktan uzağa kin güdürüyoz.Öylede manyak bir çift olduk.Bugün o da izinliydi ama zaten uyanmışız akşamüzeri.O da benden farklı değil.Ben o saatten sonra çat diye hazırlanıp buluşmaya gidemem.Olmaz yani.Bugünü teğet geçtik.Harbi harbi haftanın tek konuşabileceğimiz gününü es geçtik.Ardından birbirimizi suçlamalar falan filan....


        Cuma günü birlikte açılışız.Bu 14.30 da işten çıkacağımız anlamına geliyor.O güne dair planlar yapalım diyoruz.Adam bir ara beni evine davet etmeye niyetlendi.Hayır gram lafını etmedi ama sezdim yani.Sonra neyse daha zamanı var diyerekden söylemeden sustu.Nasıl sinir oldum anlatamam.O noktayıda hiç sevmem zaten, gitsen ayrı gitmesen ayrı dert.Gene de söylesin istedim.Kendimi sevgili gibi hissetmek istiyorum artık.Hiç çift gibi değiliz ya.Valla gideyim ne olacaksa olsun belki düzeliriz diye manyakça ! bir düşünceye kapıldım artık.Şuan hala adamı sıkıştırıyorum söyle bak falan diye.Bu da normalde her boku pat diye söyler bugün mıymıymıymıy....


- yanlış anlıcaksın hayatım sonra


- daha zamanı vardır belkide


- beni yanlış anlamanı istemem


cart curt bahaneleri sıralıyor önüme.Diyemiyorsun da , ben bu yollardan çok geçtim oğlum ; sen leb demeden ben o leblebiyi çokdan sana yuttururum diye.


        Bana hep oluyor bu haa....Ya çok asabi kız oluyorum , ya çok rahat.Bir orta şekerli yapamadım kendimi.Benle ağzını yaya yaya konuşan insanları sevmiyorum evet , kimsenin babasının kızı değilim herkes haddini bilecek.Ama böyle çekine çekine , lafı dolandıra dolandıra  mıymıymıy eden insanları da sevmiyorum.Söyle de bitsin , çemkirceksem de çemkireyim yani ne var ? kendini de benide geriyorsun , hayır neyimden ürküyosun yani hepten toptan , 1.60 boyunca 48 kilo bişeyim...Hayır bir de paldır küldür bir insanım öyle kasıntı da değilim.offf allaaaaammm offf...hayır bu son anlattıklarım kızlar içinde geçerli.Son zamanlarda hayatımdaki insanlar çok değişik , hatta aralarında insan gibi insan bile yok ya bakın çok ciddiyim.Neyse benim sinirlerim bozuldu gene en iyisi bu yazıyı burada bitireyim.İşte ben de son durumlar aynen o şekil...



26 Mayıs 2012 Cumartesi

hala yaşıyorum ...

      Ne zamandır yazamadım biliyorum...

      Yorgunluktan öldüğüm , gram boş vaktimin bulunmadığı şu günlerde ne kadar istesemde olmuyor işte , ilgilenemiyorum burayla.Bugün kapanışım , birkaç saat sonra gidicem işe.Bu arada kapanış olmaktan nefret ettiğimi de belirtmek istiyorum !

       İş hayatımdan bahsedecek olursam ; eğitim aldığım şube güzel ama sıkıldık artık ( ben ve diğer şubeye geçecek 3 arkadaşım daha - biri supervisor ).Burada biraz sığıntı gibi kaldık açıkcası.Neyse işte sonra işe alıştım , yani bayaaa öğrendim.Keyfimde epey yerindeydi şu 2 güne kadar.Bu 2 gündür biraz sinirlerim bozuk.

      Sevgilimle aram nasıl inanın bende bilmiyorum.Aynı işyerinde birbirimizi görüyoruz ama görmezlikten geliyoruz.Dışarıda görüşemedik o anlattığım günden sonra bir daha.Nasıl desem aramız bozuk değil ama öyle sıkı fıkı da değiliz.Açıkcası pek birbirimizle muhattap olmuyoruz durum bu.

     Off anlatacağım birsürü şey vardı ama aklımı toparlayamadım birden.Malum haftasını olunca ev curcuna gibi.

21 Mayıs 2012 Pazartesi

bu terslikteki gariplikler...

      Çok istediğim bir işim , iyi bir müdürüm ; çok gıcır bir şubem ve bir de dünya tatlısı bir sevgilim var ...

      Çok mutluyum....Korkacak kadar mutluyum , çünkü ne zaman dibe vuracağım diye bekliyorum.


      Bu çocuk da benim kadar tatlı , benim kadar şımarık bişe ya =) eğitim aldığım starbucks şubesinden o da.10 gün sonra eğitimim bitipte kendi şubeme geçtiğimde iş alanı olarak ayrılmış olacağız.


     Bugün izinliydim , şans bu ya benim şımarığım da izinliydi.Kadıköydeydik bütün gün.Ha bu arada çocuğu 3 saat beklettim deliye döndü bir an beni bırakıp gitcekti ben yoldayken artık o raddeye gelmişti.Son anda vazgeçirdim.


    4 falandı buluştuğumuzda.7 de gitmem gerek dedi.Gidebildi mi tabi ki hayır.Ayrıldığımızda 9 olmuştu saat.Beraber parka gittik ya .Salıncağa bindim tekrar 10 yaşındaki çocukmuşum gibi.Kadıköy de daha önce hiç gitmediğim manzarası süper bi cafe ye de gittik.Oraya kız kıza bir gün arkadaşlarla da  mutlaka tekrar gitmeliyiz diye düşünmekteyim hala.Bütün günü dipdibe sarmaş dolaş geçirdik.Yemek yemeye burger kinge gittik.Şaka gibi ama gerçek yani.


      Bütün bunların dışında işyerinde her şey güzel.Şu sıralar o kadar çok sevenim var ki !  ben bile şaşırıyorum.Herkes açılmak için şu geçtiğimiz bir haftayı beklemiş herhalde.Bende eski atarlı kızdan geriye pek birşey yok.Hayat o kadar düzgün ve güzel devam ediyor ki , sinir stres yapacak bir durum bile olmuyor ortada.Yapamıyorsun , atarlanamıyorsun işte arkadaşım.Ben de son durumlar aynen böyle.Mutluyum , hepiniz böyle olun noluurr ..!


 NOT ;  en yakın arkadaşlarımdan benim bidenecik Balım bu ilişki için 1 ay verdi , 1 ayı geçersem Kırık Tarak da manikür ve pedikür masrafım ondaaan =) ki zaten kendisi de orada staj yapıyo.Bu defa haksız çıkmasını diliyorum.Aslına bakarsanız o böyle dediğinde ben , aaaa sen gene iyi veriyosun ben o kadarınıda düşünmüyodum demiştim.Ama bu lafı ettiğimde bugün yaşanmamıştı.bu arada başlangıç tarihimiz 19.05.2012  =)=)

14 Mayıs 2012 Pazartesi

istediğin yerde olmak !

        Yarın Maslak Sun Plaza ' ya ( merkezimiz orada )  gidip evraklarımı teslim ettikden sonra Starbucks ailesinin bir ferdi oluyorum !





     buradan adamın ( merkezden arayan adam  ! )  tarif ettiği şekilde oraya gitmeye kalksam yeminle en az 3 otobüs 2 metrobüs değiştirmem gerekiyordu.Oraya gidene kadar Hakkari' ye ulaşılabileceğine inanmıştı bir yanım...Neyse ki orayı bilen bir arkadaşa danıştım da , bir otobüs + bir doomuşla kurtardım durumu )

        Uzun zamandır istediğim bir şeydi bu.Sonunda elde ettim.Burger king ' de çalışıyordum ve başka bir şubemizde expert ( servis uzmanı ) elemana ihtiyaç vardı ve ben gidiyordum.Zaten kendi şubbemde kalmayı istemiyodum derken madem gidiyorum ; madem yeni bir yere alışacağım o zaman istediğim yer olsun deyip starbucks a başvurdum.Yeni açılacak olan bir şubesinin müdürüyle görüştüm ve aslında şubesine sadece 3 kız alacakmış ve onlarıda almış.









Buna rağmen benim konuşmamdan ve enerjimden etkilendiğini , beni mutlaka ekibinde görmek istediğini söyleyip elini uzattı bana hayırlı olsun diyerek.








       Hangi semt olduğunu söylemek istemiyorum şuan ama orayı özellikle çok istiyordum , başvuruyu maltepe de yapmama rağmen istediğim semtte ki şubeye gideceğim.Tabii ailemi ikna etmek hiç kolay olmadı.Gerçi ben aklıma her koyduğumu yaptığımdan çok da itiraz edemediler aslında.






       Onu bunu bırakalım da şu sıralar hayata çok hayırdır lan ?  Fazla mutlu geçiyor günler.Arkadaşlarım , kuzenlerim derken evin yolunu zor buluyorum.Mutluyum , her şey fazla yolunda...Tabii hep böyle devam etsin isterim de , yok yani bünyem alışmamış , acaba ne olcak diye tetikte beklemekten tef gibi gerildim.


     Aşk meşk hayatım yok.Bize gelmez öyle şeyler Hacı , yanımdan yöremden geçmiyor kör olası.Yılmış değilim genede , bir başlayayım şu işe , etikmiş değilmiş dinlemeyeceğim alıcı gözüyle süzükleyeceğim her birini....Kısmet artık....

12 Mayıs 2012 Cumartesi

çokca ben...

     Bu sefer bol bol kendimi anlatmak istiyorum....

     Doğrularımdan çok inandığım yanlışlarımla ama....


     Ailemle aramda zamanla kendim oluşturduğum bir duvar var mesela ; onlar bile zamanla kabullendiler.Ailemle çok farklıyım, hiçbir zaman aynı yolda aynı hedefe yürüyemeyeceğimizi anladığımda terkettim ruhen orayı.Ben istemediğim sürece aynı evde bana ulaşamazlar bile.


     Uzun yıllardır çalışıyorum.Nasıl desem ; ortaokulu bitirdiğimden beri part time olarak bir başladım , başlayış o başlayış...  Çalışmak zor evet ama ne bileyim bir kere alıştıkdan sonra evde oturmak ve birilerinden para istemek bana hep zor geldi.Yani öyle bir şey yapmadım da bu düşünce bile bana zor geldi.


    Özgürlüğüme kendimi bildim bileli düşkündüm.Beni kısıtladıkları için aileme bile cephe alabilmişken , gene aynı sebeplerden özel hayatımda hiç yolunda gitmedi.Aşırı inat ve aşırı duygusal bir insanım aslında.Bu iki zıt özelliği aynı anda nasıl bünyemde barındırabildiğimi hala anlamış değilim.Ve hazır özel hayattan bahsederken , aşık olmak benim için çok sevmek değil , çok alışmak çok eğlenmek demektir..!   Yanında çook eğlendiğim birine , zaman geçirdiğim birine aşık olurum ben , yani öyle şappadanak değil.Tabii ilk görüşte bir kanımın ısınması lazım.Ama bu durum her şeyde söz konusu.Yani sadece sevgili konusunda değil.İlk birkaç dakikada sevemediğim insanı bir daha ömrü billah sevemiyorum !


     Çok deli dolu , çok uçarıyım...Fazlasıyla içimden geldiği gibi olduğum için aykırıyım biraz aslında.Kendim olabilmek için bu kadar savaş vermişken , kimin hakkımda ne düşündüğünü umursamamam normal bence.Zaten çok az şeyi umursayan biriyim.Sorunlarım hep olur ama kimseyle ilgili değildir.2. bir şahıs benim canımı sıkamaz pek.Çok nadirdir böyle olaylar.


    Nazlıyım , şımarığım , fazla güveniyorum kendime , asabiyim , sinirliyim ve üstüne üstlük kibirliyim de... Bütün bunları geçtim en önemlisi de güçlüyüm ! Güç bir kızın her şeyi bence.Bu zamanla elde edilecek bir şey , biraz tecrübeyle , biraz kazıkla , biraz ihanetle...Ama çoğu da duygularınla alakalı aslında.Bütün iç dünyan bir enkazın altındayken , sen başın dik devam edebiliyorsan yoluna , aslında çok şey olmuşken , hiçbir şey yok rolü yapabiliyorsan , en önemlisi de yürekten gülebiliyorsan hala ; güçlüsün aslındaaa.... Ve ömrün boyunca giderken kimseye veda etme gereği duymayacaksın da !

9 Mayıs 2012 Çarşamba

bugün mutluydum ben...

       Vardiya müdürüyle kavga edip zaten vermiş olduğum çıkışımı erkenden uygulamaya geçirdim....


       Kabinde giyinip bir çıktım ki bizim Mustafa da çıkışını yazıyor  , şok oldum.Hayır bir de aynen şunu diyo Mell nasıl yazıyoduk bunu yeeeaaa ?  O da verdi bir güzel çıkışını.O nun da doğum günüydü zaten bugün.Gel dedim bize gidelim kahvaltı yaparız.Aradım annemi de arkadaşlarla kahvaltıya geliyoruz diye , çağırdım adaşım merve yi de gittik bize.Güzel uzun ve huzurlu bir kahvaltıdan sonra bidenecik abim ( manevi ) vardiyamızın supervisorunu  da vardiyadan kaçırdık.Mustafa da minik lakaplı bir arkadaşı nı çağırdı.Gittik maltepede ki lunaparka.Gondolu geçtim de kamukazi fenaydı.Beynime kan gitti , büttün iç organlarım ters döndü valla.Yaşayan 3-5 hücrem kaldı kanımca...


       Gondolda beşimizdik ve adaşla ben bir uçda otururken diğer uca beyleri attık.En tepedeyken avazım çıktığı kadar bağırdım Mustafaaaam doğum günün kutlu olsun iyi ki varsın  ! diye.






    Gel gelelim şu mustafanın sözde MİNİK arkadaşına.Devin yandan yemişi oysa ki ! hayır çok sevimli çok şakacı falan ama dev gibi yani.İnsan diyor bu nasıl minik.Ben de 1.60 lık bir selviyim onun yanında.Bir yerde konu oldu , 
- yaa minik dikkat et sen o bünyeye ayak altında ezilme , bana bişi olmaz nasılsa bu selvi boyumla dedim


   hepsi döndü bana baktı ,


- miniğin tepki aynen şu ; selvi boyunla mı ? sonra diğerlerinden de aynı cümle....


    Bende çemkirdim yani , o minik olunca sorun yok , ben selvi olunca mı battı hııı ?   Bugün güldüğüm kadar uzun bir zaman daha gülemem heralde.Gelirkende trenle geldik.Trene nereden baksan 5 senedir binmiyordum.Tren varmış valla...


     Vedalaşma kısmını asla beceremeyecek kadar öküz biriyim.Sonra bir daha görüşeceğim biriyle neden vedalaşayım ki mantığı hakim bende ondan olsa gerek...Neyse adaş gitti bende bu taraftaan gidiyom yaa dedim mustafa nın tepki aynen bu ,


gerizekalı mısın lan , bi sarıl , bi tokalaş bi iyi akşamlar de bişey de 
  
- ama sonra görüşşceeeez ki


- vallaha malsın sen


- yeni mi anladıın ki sen ?


onunla sarıldık marıldık neyse ben gidiyordum ki saçımdan geri çekti


meğersem sadece onunla vedalaşmışım minikle abim kalmış.hay benim aklıma diye içimden söverken bok atacak bir yer elbetteki buldum...


Hep o lunaparkın yan etkisi bunlar.Dedim ben beynimin ayarları bozuldu dönmekten diye , inanmıyonuuuzzz banaaa....



6 Mayıs 2012 Pazar

adam coolluktan ölcek...

   Aaaa   blogger cemaati bana bu gece şans falan dileyin bişeyler nolaaar ...


    Bu gece coolluğundan ölmek üzere olan biriyle dışarı çıkıcam.Evdekilere gene milyon bahane ürettim.Hayır pinokyo ben olsaydım burnumla ozon tabakasını delerdim adım gibi eminim...


     Bir adam hiç mi taviz vermez hep mi aksi , huysuz olur bilmiyorum ama bu hep öyle.Allaaan dengesizi  !   Bu çocuk bizim aramızda bayaa popüler ama bizimle takılmışlığı yok o ayrı.Böyle bir kendini beğenmiş falan.Tek derdi , tek aşkı arabaları.Ben bu çocuğu gördüm ama onun beni gerçekte görmüşlüğü yok henüz.Bu benim deneme gecem yani.Kendimi görücüye çıkıyor gibi hissediyorum yeminle.Hayır bugünü bir atlatsam eğer olumlu geçerse sonra hizaya getiririm ben onu sıkıntı yok yani.

     Akşama saatler var ama hazırlanmama yetecek kadar sürem yok.Hem sonra kaşlarıma da saçlarıma da bir çeki düzen verdirtmem lazım.Hangi topuklumu giyeceğime karar vermedim.Etek giymem lazım ama evdekilere uydurduğum bahaneye göre ,  etek giyemem uygun düşmez.Hangi kotu giysem ?   Ve gene ruj sorunu , Kırmızı mı pembe mi ?  Çocuğu göremeden stresden ölüp gidicem bence ben...


    Nolurr bana çok şans dileyin.Mideme ağrılar giriyor yahu...

5 Mayıs 2012 Cumartesi

garipsi şeyler bunlar hacı

      Bundan taaa 10 ay öncesinden beridir tanıştığım bir çocuk vardı ;  o zamanlar hacıoğlunda kasadaydım , lahmacun satarken tanıdım çocuğu , beni nasıl sevmişse artık daha sonradan benim için gelmeye devam etti.Sonra beni harbiden sevdi.Şimdi bile seviyormuş anladım...


       Bayaaa lüks bir restoran 
/ bar ın sorumlusuydu bu işte.Ben de oraya hiç gitmemiştim şimdi doğruya doğru.Öyle böyle derken bugün Adaşım , ruh ikizim herbişeyim yani mervem ve yanımızda bir arkadaş daha gidelim bakalım şuraya kahvaltıya dedik.Biz gittik oraya , aldık mönüyü elimize bakınıyoruz.Benim sevenim yok ortalarda , herbişeyim mesaj atıyor ona nerelerdesn ben kahvaltıya geldim falan diye.Tabii çocuğun benim de orada olduğumdan haberi yok ! tamam geliyorum falan dedi o da.biz o arada mönüye o kadar baktık o kadar fikir yürütüp dalga geçtik ki yanıbaşımızda sipariş vermemizi bekleyen garson bizden ümidi kesince bizi bırakıp gitti.Eyy allaaam seslenirim duymaz , beklerim gelmez  , garsonu bulsam katletcem o dereceye geldim.Kızlar durun ben bulayım şunu deyip kalktım geziniyorum.










EN şirret sesimle bağrıyorum restoranın içinde , - Bize kimsee bakmayacak mı beeeeaaağğğğğğ






-   Ben geliyorum hemeen diye bir ses duydum ve bir baktım ki taa taa taaaa taaaaaamm , benim sevenim.Geldi siparişlerimizle bizzat ilgilendi.Bizde afedersiniz de böyle kıtlıktan çıkmışlar gibi de sipariş vermiştik.Neyse bu hemen hazırlatıyorum diye bir gitti bekleşiyoruz gene biz...  Sonra hemencecik bizim kayıp garson geldi , elinde çaylar falan , bunu şu gönderdi , ikramımız bilmem ne falan diye .  Bir yandan çay yudumladık bir yandan dedikodu falan derken masamızı donattı benim sevenim.Hiç rahatsızda etmedi ama haa...Biiz baya yedik içtik hesap 100 küsürü aştı artık.adaşın payını da ben ödeyeceğim öyle anlaştık.Diğer kız ayşeyle bakışıyoruz artık.neysee bakınıyoruz hesap isticezz bizi m garsonu ara ki bulasın !  çıkışa doğru ilerledik bir baktık tüm restoran tayfası orda.Çekirdeğiniz de var mı diye soracaktım yeminle ki...   Ben de bir odunum bir nemrut ; adisyon vermemişiniz. 
- Afiyet olsun , gene bekleriz
- lan adisyon diyorum
- beğendiniz mi kahvaltımızı ?
- çok beğendim , camış gibi de yedim belli değil mi neysee adisyon ?
- ya tutturdun adisyon diye yürü git iştee afiyet olsun gene gel hadi güle gülee
- banaaaaneeee ben adisyonumu istiyooommm




    adisyon mu istiyosun al sana adisyon deyip bildiğin fişimizi kesti , üzerindeki en son tutarın üzerini bildiğin karaladı harıl hurul , en altına da 20.00  yazdı.   
baktım bu ne dedim. Adisyon istemiyo muydun , al işte.ödiceksen öde dedi.yaaa dalga geçmesenee beeaa dedim.Ben ciddiyim dedi.


   Bende amaan be seninle mi uğraşıcam söke söke de aldım adisyonumu banane gerisi beni germez bak ben ödicektim paşa paşa aha bidaha da beni böyle bulamazsın dedim.aldım adisyonu koydum içine 20 liği geri verdim.Bahşiş olayına girmedim bilene.Kayıp garsona mı verecektim bahşişi.Siktirsin ordan , her haltımla benim sevenim ilgilendi...






     Ordan çıktık ; allaaaam nasıl mutluyum ama . Laan param cebimde kaldı.Hayır cimri değilim ama gene de insan kıyamıyor be hacı.O sırada kızlar benimle dalga geçmektelerdi.


     çokomell bu çocuğaa bir şans ver artıık , valla ağzını yüzünü kırarım senin.  lan çıkta şununla buraya gece içmeye de gelebilelimm....


al işte dedim al işte ; benim derdim inek dana gelinin derdi sürme kına diye buna diyolar.Ve son söz olarak hayır bu çocukla asla birşey olamaz.Evet çok yakışıklı ama olamaz işte.Kesinlikle olmayacak.zaten içimde bir kıpırtı falan da yok ona.ama mutluyum ; sevilmek güzel...