16 Kasım 2012 Cuma

başrolü kaybetmek

    Bol sendromlu bir hafta daha ....

   Hayatın bombok gitmeye devam ettiği şu sıralarda en büyük sorunum bu.Hayatımın başrolünde kendimin olmayışı.Her yerden ayrı müdahale ayrı bir sansür geliyor yaşamıma.Bazen cidden boğulacak gibi oluyorum.Psikoloji falan kalmadı bende , bozuldu derler ya hani, bende bozuk olanı bile yok bence.Her seferinde aynı yerden söz veriyorum kendime ; bir daha hep önceliğim hep kendim olacağım diye ama pantolondan çıkan bişeymişcesine  araya başkalarının öncelikleri girebiliyor işte.


    Artık saçımı başımı yolmak istiyorum , sinirimden 2 lokma bile sokamıyorum mideme , zorla yediklerimiyse midem kendi asitleriyle birlikte geri iade ediyor bana.Hep düzelicek artık diyorum kendime , geçicek diye devam ediyorum ; zaman geçiyor , ben geçiyorum , hayatım geçiyor , ama sıkıntılar sorunlar bir türlü geçemiyor hep ha şuradalar.

    Hiç kimseyle konuşmak yada hiç birşeyle uğraşmak istemiyorum.Ağzımı açtığımda ya ağlamak ya küfretmek istiyorum.İçimdeki duygular insanlıktan nasibini alamamışlar.İşin kötü yanı şu şu olaylar oldu da ben bu hale geldim diyebileceğim tek bir şey yok.Üüstüste gele gele birike birike bu hale geldim ben.

    Ha bundan sonrası mı , midem bulanıyor daha fazla yazmak istemiyorum , yazsaydım heralde gene bundan sonra hayatımın başrolünde ben olacağım derdim , gene bi halt edemezdim kendimi biliyorum....

11 Kasım 2012 Pazar

çok dengeliyim !

       Evden krem almaya diye çıkıp güzellik merkezine gidebiliyorum....


      Bununla da yetinmeyip oradan 6 seanslık cilt bakımı alabiliyorum bu da yetmiyor lazer epilasyon içinde 10 seans ekletiyorum 1000 tl lik ödeme planına imzalarımı şeyediyorum , kredi kartıma yüklenip geliyorum.Böyle bir hatunum işte.

        Bütün bunların dışında artık bir turizm acentesinin çağrı merkezinde çalışıyorum.Bir günde yüzlerce insanla konuşarak çene kaslarımı geliştiriyorum.Ofis ortamı güzel , rahat bütün gün elimde kahvem , çayım ohh kebap.İş tabi ki kolay değil ama kolay olana para vermezler zaten...İş iyi olmasına iyi de ofis ortamına henüz ayak uyduramadım ben.Alışık değilim öyle sabahın köründe kalkıp süslenip püslenip işe gitmeye.Hele oje kültürüm hiç yok.Gerçi çok hevesliyim azimliyim onu da öğrenicem.

        Bugünden itibaren hayatımı yoluna koyucam.Aşk olayı tamamen berbat ama neyse en azından aile konusunu tamamen toparladım.İnanabiliyor musunuz annem bile çok değişti.Demek ki kolay yada zor insanlar kabulleniyor farklılıkları.

      Aaaaa aklıma gelmişken benim şu son zamanlarda parfüm sorunum var.Şöylee bildiğiniz güzel parfümler varsa bana bi tavsiye eder misiniz harbi çok ihtiyacım var.Kendi kokularımdan sıkıldım da artık....

3 Kasım 2012 Cumartesi

benliğini kabul ettirmek kolay değildir...

      Hiç öyle tek celsede rakibimi yıldıran bir hatun olmadım....

      Hiç dört dörtlük olmayı bile beceremedim , neremi düzeltsem diğer bir yanım düzelmemekte kararlı kalırdı.Makyajımı kusursuz yapabildiğimde , saçlarımın hep nalet bir görüntüsü olurdu.Benim denklemlerimde hiç oranla orantı birbirini tutmazdı.Ben de eksiklerimi tamamlamak için çenemi sağlamlaştırdım sanırım , yetmedi hırslarımı  sonra asiliğimi , hırçınlığımı , sonunda ise sinir stresden gebermekte olan biri oldum çıktım.

      Şuhlaşamıyorum ben yada kibarlaşamıyorum.Ne zaman çok iyi olmak istesem , ne zaman öyle olduğumu bilmeye ihtiyacım olsa aklım hep olamayan yönde takılır kalır.Biliyor musunuz aynı anda , hem kültürlü , hem şık , hem güzel yani full donanım hatunlar tanıdım.Onlar hayatlarını irdelemek bugüne dek hiç aklıma gelmemişti.Ben de irdelemeye kendi hayatımdan başlayayım dedim.

    Bazen özendiğiniz , istediğiniz şeylerin yanlış olduğunu farkedebiliyorsunuz yada daha kötüsü yıllarca bir savunma duvarı gibi ardına sığındığınız şeylerin yanlışlığını sonradan görebiliyorsunuz.Evet hiçbir duvarı yıkmakta üzerinden atlamakta kolay değildir.Daha sonra anladım ama sen vazgeçtiğinde hiçbir kural hiçbir yaşam duramıyormuş önünde.Şuan harekete geçersin yada durursun seçim senin.Ama diğer bir gerçekse sen tepki olarak dursan da durmasan da geriye dönüp baktığın gün tüm kayıpların , tüm kazançların gene senin olacak.



   İşin aslı şuan harekete geçmek için kendimi hazır hissetmiyorum.Akıl almayacak kadar fazla yanlış yapmışım kendime , elbette kendimi affedebilirdim ; asıl sorun şu peki kendimi etrafımdakilere nasıl affettirebilirdim ? ben kendi yanlışlarımın , doğrularımın sonucuna katlanacak kadar cesurdum ama yakınlarım kaldıramazmış bunu anladım.Bir kez daha etrafımda zayıf insanların bulunmasının beni yerle bir edebildiğini gördüm.At gözlüğü takan insanları atın altına atıp üzerinden geçemediğimiz sürece özgür kalamayacağız sanırım.Artık yorgunum , bütün bu olanlardan , tepkilerden , yargılamalardan yoruldum ama kendime de koacaman bir söz veriyorum ; TEKRAR DENEYECEĞİM....