29 Aralık 2013 Pazar

ardından el sallıyorum 2013

   Alınma ama sen hayatımın en boktan senesi oldun be 2013 ...

    Ne kişisel sorunlarımız bitti , ne hastalığımız ne o su ne busu.2014 den çok birşey istemiyorum.Sevgi , aşk , para pul isteklerimi de sildim attım.Huzur istiyorum mümkünse bu sene.Gördüğünüz gibi isteklerimi bile en az seviyeye indirmişken bari bu sene güzel geçsin.

     Bak kızım Çoko bu sene daha akıllı olacaksın.Herkese inanmayacaksın , kararlarında daha azimli olacaksın , biraz sakinleşmeyi öğreneceksin , vazgeçmek kaybetmekten kolaysa vazgeçeceksin , daha az yorulup daha az yoracaksın , geçmiş hatalarından bari bu sene ders çıkar ! Bak görüyosun inatçılığın sayesinde bir seneyi daha çar çur ettin , şimdi anca ardından el sallarsın. ( sahi ben bu sene ne çok şeye el salladım böyle ... kaç aşk ve kaç iş ? )

       Tamam çok kötüledim 2013 ü artık birazda bana kattıklarından bahsedeyim.En büyüdüğüm sene oldu.Beynimle aynı şehirde yaşamıyorum diyorum ya sık sık , en azından birkaç şehir daha yaklaştık mantığımla birbirimize.Geçmişten ders çıkarmanın yollarını da buldum.Bazen elimizden gelse bile doğruyu görüp elimizden geleni yapmamamız gerekiyormuş bunu da gördüm.


      Geldik en önemlisi.Ben de , arkadaşlıklarımda aşkdan sevgiliden daha önemliymiş arkadaşlar ! benim öncelik listemde müthiş hatalar vardı.Düzelttim.Tamam yalan söylüyorum bazı şeyler hiç düzelmez ama en azından bunu farkettim.Olmadık zamanlarda çat diye dursana kızım diyebilirim kendime.

Bu yazıyı ayak üstü yazdım ben.Hani belki 2014 den önce yazma fırsatım olmaz diye.Ben tüm bunları koca bir sene daha başınızda deşelerim zaten.Şimdi burda sonlandırmam lazım yazıyı.akşama ne yemek var ona bakcam.Annemi en son mutfakta gördüğümde elnde saç kurutma makinası , margarini eritmeye çalışıyordu. ( evet normal düşünebilen bir aile değiliz sayın seyirciler )

25 Aralık 2013 Çarşamba

zıt yönüme takılmış biricik kancam

      Sana yıllardır dedim ben işte hep böyle uzun ve olduğu gibi kıvırcık bırak diye ama yooook illa sürekli düzleştirip saçının a.koycaksın yoksa rahatlanamıyodun sen ...

      Bu sözler benim Kübik'ime ait arkadaşlar.8 yıldır kahrımı çekiyor kendisi ve ben nasılsam o benim tam tersim.Daha sakin , daha sade , soğuk ( ben ve bikaç kişi hariç herkese soğuk hem de böyle bildiğin nemrut ) hayatında bugüne kadar doğru düzgün 2 ilişkisi olmuş biri 4 yıl sürdü biri 2. yıla gircek.Kısacası o bende olmayan , benim olmadığım , bana uymayan herşey !...

     O'nunla aramızdaki ilişki bambaşka.Geçen buluşacaktık , bu beni bekliyor her zaman ki yerde.Gittim yanına arkasından da bir köpek geçiyordu.Bunu görmemişim gibi gittim koşa koşa köpeğin peşinde.Arkamdan sesleniyor
- nereye gidiyosun lan burdayım ben
ben de döndüm şaşırmış gibi yaparak iti gösterdim valla ikizin gibi kanca ben sen sandımdı ndan şeyettim diye...

Bir de bu yıllarca bana ŞATELA dedi durdu.Birbirimize garip garip  sıfatlar taktığımız için hiç öyle iyice sormak gelmedi aklıma.Bir keresinde sordum sanırım ''cilveri karı demek kanka '' demişti.Ben bugün öğrendim ki şatela ''orospu '' demekmiş.Valla bildiğimiz küfür...

Birbirimizi bir kez olsun yargılamışlığımız yok.Birbirimize katılmıyor muyuz , tek cümleyle bunu belirtip sanki bu o cümleyi kuran biz değilmişiz gibi birbirimizin kararını ölümüne destekliyoruz.Sen kararlıysan ben hep buradayım gibi garip bir durum var aramızda.Bunun eskiden bir sevgilisi vardı.Şu 4 yıl süren ilişkisi.Çocuk tipsizin teki , üstelik bildiğin salak , tuhaf , galiba biraz da sapık , neyse işte tüm kötü özelliklerin karışımıydı.Bencilliğinden ölecekti.Şişkoydu ( oysa ben ne sevimli , ne güzel , ne tatlı tombişler gördüm ama bu mendevur onlardan değil ) bildiğin sepet götlüydü ama kimseyi beğenmedi.Herkese bir kulp takardı.Nasıl oldu da bugüne dek ona hiç sen hiç aynaya bakıyor musun paşam demedim bilmiyorum.4 yılda bir kez olsun dışarıda yemek yediklerini görmedim , bir cafeye gittiklerini görmedim.Ama hiç unutmam bir keresinde kaldırıma ( hem de tam çöp konteynırının yanına ) çömmüşler oturuyorlarken gördüm sokağın başında.Kübik çocuğu tam yerine bırakmışsın evet onun yeri bence de tam orası dememk için zor tuttuydum kendimi ( valla çöpe bırakılmış gibi duruyorlardı çöpün dibine çömünce )...

Bir ara onlarca sıkrabıl oynuyorduk ( evet canikler sıkrabılın nasıl yazıldığını şuan hatırlayamadım ve bir sekme daha açıp googleden bakamayacağım , çünkü sonsuza uzanırmış gibi görünecek kadar çok sekme açmışım zaten ) .Oyun birden yoldan çıktı.Zaten biz çat pat ingilizcemizle oynayamadığımız için türkçe oynadık.Onda da çükünden , bokuna herşeyi kattık karıştırdık.ama daha neler neler...En basitleri bunlar işte.Neyse biz öyle yoldan çıkmış kelimeleri iyice zıvanadan çıkarmışken odaya kübik in babası girdi.Nasıl kelimeleri bozduk nasıl birbirine soktuk o harfleri ışın hızıyla  hala  şaşkınım.hepsini bozduk sanırken , mustafa amca geldi baktı baktı baktı , ve bok mu yazıyo orada dedi.Be adam onca harfin arasında nasıl gördün sen onu.Kübikle gülme krizlerine girdik tabi o aradaç.Dua et sadece o yazıyo falan diye....

Ben konuşmaları , duyduklarımı ve okuduklarımı asla unutmam.O da gördüklerini , ve yüzleri asla unutmaz.Ben yüzler konusunda tam 70 lik bir nine kıvamındayım.Sevgilim saçını kestirip sakal bıraksa ve yanımdan geçse tanımayabilirim.Bazen yanımızdan biri geçince şu sınıf arkadaşımızdı tanıdın mı , o senin eskiyd farketmedin mi falan muhabbeti bile oluyor.Yaaa küb bi baksana şu çocuk geçen ki çocuk mu sanki saçlarının eğimi benziyor gibi bir cümle kurubiliyorum.Böyle bir ayırma , tanıma kritrim var .Kızım saçmalama senin dediğin çocuğun kaşının üzerinde çok hafif bir çizik vardı , hem öyle de gülmüyordu , gamzesi de yoktu , kirpikleride bu kadar uzun değildi diye bir cevap verebiliyor ( bir cafe de otururken 3 masa ötemideki çocuk için geçerli he bu tarif )   - doğru söyle nasıl soktun oraya o dürbünü ha ? diyorum bende.Bazen ürküyorum hacı normal şeyler değil bunlar...

 Uzun lafın kısas , umarım sizinde böyle bir dostunuz olur.Sizden çok farklı olsa da tamamen eksşk olduğunuz konularda sizi örten , bütünleyen ,kafan da kaç tilki dolaştığını daha saniyesinde hesap edebilen , en güzel küfürleri sevgi sözcükleriymiş gibi yürütebilen , size kızdığında Çoko biz bu ilişkiyi böyle yürütemeyiz bak ... diye şakayla bile çıkışabilen...Umarım sizinde olur !
 

22 Aralık 2013 Pazar

ne zamandır mim yapmıyordum wuhuuuu ...

    Canım cicim , sadık seyircim , ayşe.e  beni mimlemiş. Ben ne zamandır mim yapamıyordum arada kaynayıp gidiyordu.ayşe' nin yeri bende farklıdır.mükemmel bir okuyucu.Ne zamandır farklı yerlerden de mimlenmiş olsam da bugün vaktimde varken hemen yapayım dedim.kendisine bir kere daha çoook teşekkür ederim.

NOOT --- > (  mim deyince benim aklıma gene de ilk deeptone geliyor (  bu notu düşmeden geçemedim sayın seyirciler kusura bakmayın şimdi bişey hatırladım da burda ).beni burada ilk mimleyen oydu ben ilk mimimi onun sayesinde yapmıştım ama o zamanlar nasıl da heves ediyordum.O günden sonra ne zaman bir yerde beni mimlemese resmen moralim bozuluyor böyle nasıl üzülüyorum anlatamam.Hayır bildiğin takıyorum bu duruma komik ama gerçek.Hatta bir keresinde beni unutmuştu.Nasıl tavır yaptım nasıl üzüldüm kendisine de utanmadan yüzsüzlük yapıp söyledim.bilerek yapmamış cidden unutmuş farketmemiş ama haklı da.O'nun kadar güncel blogger görmedim arkadaş ben... )


 1- En sevdiğin renk ?

pembe ve beyaz

2- En sevdiğin çiçek ?

valla ben önce kaktüs ( bayılıyorum ben ona ) sonrada papatya seviyorum

3- En sevdiğin yemek / sebze / içecek ?

patates kızartması , patlıcan , kola

4- En sevdiğin yerli / yabancı şarkı ?

Betül Demir - halleşiriz şu sıralar favorim yabancı aha da şu diyemem sürekli değişiyor o

5- En sevdiğin komedyen ?

Cem yılmaz ( hiç tartışmasız bişey bence bu )

6- En sevdiğin kız / erkek ismi ?

kız ; istanbul  erkek ; eymen

7- En sevdiğin kitap ?

Ejderha dövmeli kız serisine bayılmıştım !

8- En sevdiğin yerli / yabancı oyuncu ?

will smith ( ben bu adamın çook hayranıyım , kocaman hayranıyım , en hayranıyım )
Nurgül yeşilçay'ın oyunculuğunu da seviyordum ama son zamanlarda pek yok =(

9-  En sevdiğin yerli /  yabancı film ?

En diyebileceğim yok , bir çok var ama yabancı olarak aha da işte will smith in bütün filmleri

10 -  En sevdiğin yerli / yabancı dizi ?

Shameless , uçurum du sanırım bir de

11 -En sevdiğin gazete / gazeteci ?

selehattin duman ve vatan gazetesi

12 - en sevdiğim mevsim / gün / ay ?

yaz , temmuz , cumartesi

13 -  Ev sevdiğin kıyafet / kıyafet tamamlayıcısı / takı ?
koyu renk kot pantolon , siyah topuklu ayakkabı ve küpe

14 - En sevdiği makyaj malzemesi / bakım kürü ?

pudra , koyu renk ruj ,tonik

15 - En sevdiğin çizgi karakter ? 
LOUIE

16- En sevdiğin anı ?
Kuzen Çiğdoş ' la çift kişilik yatakda birlikte uyuyoduk gece onlarda kalırken '' kızım bak dua et sana hem sıcacık yatak hem de kocaman yer veriyorum '' falan dedi dalga geçerek ben de açtım ellerimi dua eder gibi allahım tamam düzel bir yatağım var kocaman , sıcacık ama yanıma vere vere bunu mu verdin bana bunu mu reva gördün demiştim o da kıçımın kenarı beni beğenmiyo deyip tekmeyle yatakdan aşağı atmıştı beni.Gülmekten uyuyamamıştık neredeyse ...

17 - En sevdiğin özelliğin ?
Kolay kolay kimseyi yargılamamam

18-En sevdiğin his ?
Huzur

19 - En sevdiğin canlı ?
Ev köpekleri ( yerim onları ben )

Bu mimi kim yaptı kim yapmadı bilmiyorum ama yapmayan ve yapmak isteyen varsa buyursun alsın ...
1. En sevdiğin renk?
1. En sevdiğin renk?
1. En sevdiğin renk?

10 Aralık 2013 Salı

Bir Çoko güncesi

    Bay Cool ile yollarımı tamamen ayırdım ...

    Vurdumduymalığı , bencilliği , son zamanlarda ki gevşekliği , mahalle karılarıyla konuşur gibi hissediyordum onunla konuşurken , her boku uzatıryorda uzatıyor bu da yetmezmiş gibi sürekli mızıldanıryor hep bir trip hali ... Boğuldum ben , arada bir yerde kayboldu gitti duygularım.Kıçımın kenarı kendini ne sandı ne sanıyor bilmiyorum.Sadece kötü şeylerden bahsedip kimsenin hakkının yiyemem tabi ki ! O'nunla çok mutlu olduğum ve O'nu çok özlememe sebep olacak anlar olmadı değil.Allaha emanet olsun , yolu aç.ık olsun ama hepsinden önce bana uzak olsun , az ötede oynasın buralarda kalabalık etmesin mümkünse...

   Neyse azıcık işden güçden de bahsedeyim.Kıçıkırık bir işim var ama bütün mahallem yaaa Çoko senin çalıştığın yerde noluur bize de bir iş ayarlasana deyip duruyorlar.Yahu bir yanlış anlaşılma var sanırım , hiçbir yerde CEO luk falan yapmıyorum ben.Bir avuç yaşıtım ve genelinde teyzelerle , ablalarla çalışıyorum.Öyşe ki oğluuum olsa hiç kaçırmam seni ama erkek kardeşim var yabancıya gitme bari diye habire söylene söylene dolanıyorlar etrafımda.Bu da yetmezmiş gibi tüüü tüü maşallah aman nazar değmesin kaşı kız kaşı diyenler var ( ben başta bu kaşımam gereken yeri anlamamıştım ama sonra işi bir tık ileri götürüp kaşınması gereken yeri kendileri kaşımaya kalkıncaaa anladım sayn seyirciler. ) totom kaşınmaktan yıldı artık.Nazar değer miş bilmem ama değmedik teyze eli kalmadı sanırsam.

     2-3 sene sonra biricik kankam Kübikimle ortak bir kuaför veya güzellik salonu gibi bir yer açmaya karar verdik.Elalemle çalışmak bok gibi bişey çünkü.O da şuan Lufian de çalışıyor.Zaten kuaförlük okudu şimdide kurslara devam ediyor.Bende en kısa zamanda kursa başlayıp kendimi gelişireceğim bu konuda.Artık gelecek güzel olsun istiyorum.Gelecek bana da güzel şeylerle gelsin istiyorum , çok mu şey istiyorum ( bunlar olduktan sonra daha çok şey isteyeceğim evet allah biliyor ya  yalan söylemeye gerek yok şuan ).



      İşten döndüğümde annemle alışverişe gittik.Bere , atkı ve şemdiye ihtiyacım vardı.( şuan uyduruyorum arkadaşlar sadece şemdiye ihtiyacım vardı ama alışveriş deyince almadım duramadım nağğğpiyim yani ? ) gri bere ve gri atkı aldım.Ya atkı değil aslında.Hani şu yuvarlak olan iki kere boyna dolananlardan aldım o da gri.Bir tek eldiven bulamadım.Yahu onca yer gezdim ve eldiven bulamadım inanabiliyo musunuz ? inanabilemezsiniz bende inanamıyorum.Şemdiyeyide kırmızı , beyaz puantiyeli kenarları fırfırlı olandan aldım çok da kokoş oldum.Parfümlerini de değiştirdim.artık Burberry weekend , Paril Hilton ve hypnotic poison kullanıyorum.Bu üç parfümü yerine göre değiştire dönüştüre tüketiyorum işte.Ayyy durun konu dağıldı ne diyordum ben alışveriş ! Pudra da aldım yetmezmiş gibi 4 tane de lady speed stick jel aldım.Tabi bu kadar aldığımı anneme çaktırmadım.O etrafta raflara bakarken ben çaktırmadan aldım ödedim elimdeki çantalardan birinin içine tıkıştırıverdim.Kadın da kendince haklı evde roll on koyacak yer kalmadı.

                 



 ben hala yaaa bunları hergün kullanıyorum ben diye diye alıyorum.Oysa hergün kullandığım kadar hergün de alıyorum neredeyse.Galiba ben şu sıralar beynimde aynı şhirde yaşamıyorum.Bu tutumlarımın başka açıklaması olamaz.



Bakın bu yazıyı burada sonlandırıyorum ama gelecek yazımda Kuzen Çiğdoşun pazar gün ki sözüne ilişkin bir yazı yazacağım aman kaçırmayın.Ulan kızın kahvelerini bile ben dağıttım , cumadan pazar gecesine kadar her an yanındaydım.İyi ki de oradaydım çok şey öğrendi gördü , bildi bu gözler.Sizler için ortamdaki tüm lafları sünger gibi hüüüüüüppp diye içime çektim ben.Sişze kazıklı gelin olmanın yollarını öğretcem ben.Kuzenime öğretemedim ama sizlere öğretcem kısmetse.neyse canlarım bu seferlik buraya kadardı.mıncırdım hepinizi...



NOT ; biliyorum özlettim kendimi ne zamandır yazmıyorum falan.ama olmayacak bir daha...Sık sık güncelleyeceğim bundan sonra hıhhhh.En kısa zamanda size bir de yeni bir enişte bulayımda sıkılmayın okurken falan.O kadar okuyorsunuz bari azıcık da eğitici olayım ;)

25 Kasım 2013 Pazartesi

aşk zor zanaat sayın seyirciler

    Dün pazar yazısı yazamadım  ama bi sorun neden Çoko diye....

    Çünkü bay Cool 'laydım tüm gün.Eve döndüğümde de mutluluktan ölmek üzereydim ( belki de yorgunluktandır , iki yaka arası ilişki zor zanaat anacım ).

     Ba-rış-tık.Hala sevgili değiliz ama olabiliriz yani kesin olucaz benim hala umudum varda bakalım ne zaman.

     Son zamanlşarda iyice kafayı yemiştim.Neden hep evde buluşuyoruz neden benimle dışarıda buluşmuyosun , yoksa beni beğenmiyo musun diye çemkirdim adama ( biz sadece bir defa buluşmuştuk , benimle hiç dışarıda buluşmuyosun derken neyi kastettim ben bile bilmiyorum ) tabi altta kalmadı , 

-biz kaç kere buluştuk da dışarda buluşmuyorum , ne içipte o kafaya ulaştıysan bende istiyorum ondan dedi ( kahretsin haklıydı )

      Dün gene onlara gittim işte.Başbaşa kalmakta ayrı güzel ama şimdi dışarısı dışarısı diye tutturuyorum ama evde dipdibe olmak bambaşka bişey.Akşam oldu artık gitmeye hazırlanırken meğersem beni hemen eve yollamayacakmış.Dışarı çıktık birlikte , yemekti çaydı falan derken baya güzel zaman geçirdik.ama benim için en en en önemli kısmı böyle sokakta onun koluna girip öyle dolaşmaktı ( hayır biz sevgili değildik ama bence kim görse sevgili olduğumuzu düşünürdü.Nasıl bir manyak oldum ben bilmiyorum ama sevgili olamıyoruz ama dışarıdan bakınca öyle görüküyo diye kendimi teselli ediyorum )

- ben dışarıda senin koluna girip bu kadar rahat gezebileceğimi hiç düşünmemiştim dedim
- neden giremeyesin dış kapının dış mandalı değilsin ya sen
- ( yemin ediyorum onun yanında hep bir köpek yavrusu tavrım öyle bir ifadem var , hayır lafı duydum hoşuma da gitti ya durur muyum bi daha sordum ) değilim di mi ?
- değilsin ... dedi

uwww bir günde bu kadar gelişme bana çok tabi dostlar.Tabi bu salak çokonuz ne yaptı ? adama bloğu olduğunu ağzından kaçırıverdi.Sonracığıma vay efendim o link bana verilecek ya da bir daha görüşmeyiz yada vereceksin.( olayın özü ya seve seve yada sike sike vereceksin kızım o linki ) verdim bende napayımmmm ?

     Allah beni bildiği gibi yapsın emi ? ben nasıl döktürmüşüm öyle adamın ardından ....
   Numaramı istesene amk mı dememişim , kibirini sikeyim mi dememişim , egosundan girip , tipinden  çıkmışım adamın....Heeyy yavrum heeey hepsine ayrı ayrı baktı ve bunun gibi birkaç cümleyi bana öyle bir vurguladı ki , ahan dedim yandım...
İlk buluşmamızı yazdığım yazıda yorumlarda bazıları çok romantik falan demiş.Yok bacım yok valla romantizm de yok romantik bir adamda yok.Hani elimde bir adam var da  o da bildiğin odun.Yontmaya da gelmiyor böyle bildiğin kütük.Sık sık da söylüyorum bunu ona , yorumları gözüme sokacaktı adam , bak işte romantiğim herkes de demiş diye.he annem he sen çok romantiksin öküz olan benim !   ( artık onla laf dalaşına giremeyeceğimi hepsinde kaybedeceğimi kabullendim.ben böyle bildiğin yeniliyorum ona her seferinde baya bayaaa...birgün o da dize gelecek buna yürekten inanıyorum tabisiii )

    Neyse işte son durumlar böyle.Direk özel hayattan girdim ama bu güzel haberi hep beraber bilelim kutlayalım , mutlayalım dediimmm iyi etmişim ama di mi ?

10 Kasım 2013 Pazar

bir pazar özeti ...

     Bir daha kuaför işlerimi pazar gününe bırakırsam çok rica edicem vurun beni....Zira sıra beklemek ölümden beter.

      Bundan sonra mutlaka pazar günleri yeni bir yazı eklemeye çalışacağım.Neden çünkü çok sıkıcı bir gün bari okuyacak bir şeyleriniz olsun.Düz mantık bir hatunum ben benden fazla bir şey beklemeyin zaten.

      Bütün günümü dediğim gibi kuaför sırasında heder ettim.Bugün derbi maçını da seyredemicem.Bu akşam bu evin bekçiliği neden bana kaldı hala anlamış değilim.Bu arada fanatik bir galatasaraylıyım.Bugüne dek neden bu konuya hiç değinmedim bilmiyorum.Futboldan anlarım , Gs nin maçlarını ve milli takım maçlarını takip ederim sadece.Bütün kadronun isimlerini de sayarım , golleri de , kimin attığını da , dakikalarını da.Benim gibi çıtkırıldım hatundan beklenmeyecek şeyler bunlar biliyorum ama bende böyleyim işte.

     Neyse ne diyordum  , kuaförden çıktım ama böyle pijama çakması kıyafetlerle gittim zaten aman kim görecek mantığıyla.Bütün ilkokul , lise arkadaşlarımı kuaförde  bütün eski sevgililerimi de giderken kuaför yolunda gördüm.Hele eskilerden bir tanesi var ki ne zaman olmadık şeylerle sokağa çıksam , ne zaman saçımı topuz yapsam ( kıvırcık ve gür bir saçı topuz yapmak demek kafanın üstüne bir kafa daha oturtmak demektir anacım çünkü hemen hemen aynı ebatlarda oluyor o topuz o kafayla ) üstüne birde saçlarımın önü elektriklense  kısacası ne zaman uzaylı zekiye gibi sokağa çıksam adam karşımda bitiveriyor.Adını da söyleyeyim hatta.Bizim muhteremin adı kerim.Bugün de gene bu kaideyi bozmadık o halde beni bana uzak bir köşeden gördü.Ben o arada telefonuma daha da yumuldum ki belki farketmez , belki seslenmez hani belki teğet geçer ? Hayır yanında da en az 10 tane arkadaşı var.O haliyle bana Çokooooo ! baksana yaaa bak duymuyoda hiç diye bağırmaya başladı ...
Durmayıp gitsem mi lan acaba dedim ama şimdi arkamdan koşup kolumdan yakalarsa hem uzaylı zekiye , hem salak , hem de sağır sıfatlarının hepsini kazanırdım herhalde etrafta bizi görenlerce.Öyle bir ayak üstü naber nasılsın muhabbeti yaptık.Kuaföre gidiyorum yaaa dedim.Hıı kestir tabi şu saçlarını tabi ya dedi ( amk senin ! piçe bak saçlarıma laf ediyor oğlum saçlarımı kestirmicem kaşlarımı aldırıcam.lan yoksa saçlarım kaşlarımdan daha mı beter diye düşünürken )ahahaha tabi yaaa dedim ve koşar adım uzaklaştım.
O konuşma geçerken o 10 kişi de tanıktı Allaaaam dedim yer yarılsaydı magmaya kadar düşseydim de şununla şurda şu halde konuşmak zorunda kalmasaydım.Olmadı dostcanlarım gene konuşmak zorunda kaldım.Bugün de böyle bitti işte.Bizim ev ahalisi de sokaklarda.Annem ve babam karşıya akraba ziyaretine gittilerde , Ergi Bey nerede bilmiyorum.Asıl gezen o , asıl keyif onun.Şu son zamanlarda bir de atarlı ! Ergenlik zor zanaatse ergenle uğraşmak nasıl bir zanaat tahmin bile edebilemessiniz...

NOT ;  Bugün 10 Kasım ; bizim için asla ölmeyecek kocaman bir dilerim ölüm yıl dönümü...ne denilebilir ki ?

 ''... açtığın yolda gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim ''

NOT 2 ; Bu sene Tüyap kitap fuarına gidemedim.Üzgünüm , mutsuzum ama napim olamadı işte.Tüüüüü bana...Gidenleriniz varsa anlatın bari ya bu sene nasıldı ?

3 Kasım 2013 Pazar

kolay yaşamın tarifini veriyorum yaz kızım ...

      Evvet dostlar Çoko'nuz gene buralarda...

      Bu sefer ölmedim yaşıyorum demek için yazmadım.Vallahi şu sıralar ben bile yaşadığıma şüpheliyim.İş hayatım gene cumartesi mesaileriyle birlikte dolu dizgin gidiyo.

      Sevimsiz şefimiz sağolsun hergün ayrı bir bağırma sebebi hergün ayrı bir cinnet geçirme nedeni ve hergün takacak ayrı bir adam bulabiliyor kendine.İşyerinde ben de dahil toplam 3 kişi bu bağırışmalar , bu azar yeme olayında master yaptık , bağışıklık kazandık , level atladık... Daha açık nasıl anlatabiliriz
? Karı birimizden birine bağırınca birbirimize bakıp gülme krizine girmemek için zor tutuyoruz kendimizi.Şimdi işe de yeni bir kız almışlar.Bu kızın adı Gözlük olsun.O bende dahil 3 kızız demiştim ya biri Afacan öbürkü de Çatlak olsun.Bu Gözlüğün ilk işiymiş.Anam karı buna gak dese ağlıyor gık dese ağlıyor.Hayır kadın buna bize bağırdığı gibi de bağırmıyor.Gidip yanına öyle azarlıyor.Şahsen bizde artık kendini yorma gereği de duymadığından oturduğu yerden cırlama şeklinde gerçekleştiriyor o eylemini...Şaka maka ben bu Sevimsiz i bu haliyle sevmeye başladım.Ya da alıştım koymuyor bana tavırları bilemiyorum.Belki de sahiden kafayı yiyorum.( şurada belirtmeden geçemeyeceğim ; işi bırakacak olsam onu döverde giderim )


      



      Aşk meşk konusuna gelelim mi ? ayy gelmeyeydik daha iyiydi sanki.Neyse yazayım siz de kurtulun bende.Cool Adam yok artık.Durun sakin olun o gitmedi bir yere , ben gittim.Sevgili değilken bile ayrılabildik defalarca.Bu sefer ayrılık kararını ben verdim.Ardıma da dönüp bamadım.Hangi gün yaptım , ne kadar zaman oldu hatırlamıyorum.Ama şok oldu.Beklemiyordu.Ben de beklemiyordum kendimden.Bitirdikden sonra şöyle bir sağımı solumu kurcaladım acaba üzülüyo muyum diye, sonra baktım ki üzülmüyorum kurcalarken bozdum galiba ayarlarımı deyip geçtim.Daha fazla kurcalamadım kendimi de olayları da...

     



      Mutluluğu bilmem de huzurun formülü basit aslında.Biraz kitap , biraz film , biraz yabancı dizi , biraz arkadaşlar , biraz kahve , biraz sigara , bolca boşvermişlik ...Bunların hepsine biraz diye başlıyorsunuz sonra onlar alıp yürüyor zaten sana da sadece eşlik etmek kalıyor geriye.Kafan seni üzmeyecek kadar basit şeylerle meşgul olduğunda sen huzurlu oluyorsun arkadaş.Kural basit ama ; kural tanımaz bünye de uygula uygulayabilirsen !


27 Ekim 2013 Pazar

ama sen gelme ; burda bana kadar var !

      Pc yi açar açmaz hemen yazmazsam daha da yazamıyorum ...

      Bu yazımın konusu deşifre olmak.Bütün blog yazarlarının nolur olmasın dediği bişey yani neredeyse.Benim öyle saklayacak edecek birşeyim yok o yüzden öyle deşifre olursam cart curt korkum yoktu.Kuzenlerimne de okuturdum ailemde bilirdi yazdığımı.Ama tanıdık dediğin ! hani illa senin gösterdiklerin dışında birşey görmüş duymuş , bilmiş olacak ya beni tanıdığı halde ( bu kız bu kadarı yapar ama bu kadarı zaten yapamaz , burası azcık abartıdır , hmm şurası şöyledir diye düşünme kabiliyetini kullanmadan - olsaydı kullanırdı belki de - )  uydurmasyon düşünceler ekleyip dedikodumu yapmaya çalışıyorlar ya.Neyse ki ; kimin neyi okuduğu ne kadar okuduğu umurumda bile değil.Okuduğunu anlayamıyorsan , sadece buradan dedikodu çıkar mı diye okuyorsan , içindeki haseti , fesatlığı buradan kusmaya çalışıyorsan az ötede oyna arkadaşım.Anlamıyorsan okuma yani bu kadar basit.Ben mevlana değilim öyle ne olursan gene gel diyecek.Adam ol öyle gel valla hiç çekemem başka türlü...Neyse bu konuyu başta söyleyip noktaladığıma göre olup bitenlere dönebilirim....

     




     Safiş işden çıktı =( Hep o gelmedikleri cumartesi günleri yüzünden tartıştı yönetimle ve  çıktı gitti işte.Hepimiz üzüldük.İşyerinin neşelerinden biri kayboldu böylece.İşyerinde bir Şefimiz var , onun da adı sevimsiz olsun.35 yaşında bekar ( bende öyle olucam gelecekte ) ama nasıl hırslı , nasıl sinir nasıl gıcık.İnsan ota boka takar mı ? takarmış hacı bende yeni anladım ama takarmış yani.Ona koca bulucam.Evde çıkarsın hırını gürünü , işyerinde kuzu gibi  , pamık gibi olsun.Nasıl fikir ama.Düz mantık budur işte.Babama da diyorum , bulcam ona birini ama sülalemden kimsenin de başını yakmak istemiyorum.Babam da diyo bişey olomaz kızım işyerinde çok hırlayan evde sesssiz olur yanmaz kimsenin başı.ANAAAMMM ! asıl o zaman yandık , düşünsenize evdeki sorunları içinde bize çıkışıyormuş falan.Oyy dağlar oyy misisipi ... bu kadını evlendirtsek dert evde bıraksak dert...

    



      Bugün işyerinden , benden 1 yaş küçük arkadaşın nişanı vardı.Gitmek istiyodum , gitmem de gerekirdi neden gitmedim hemen söyleyeyim.Kıçımı kaldırıpta hazırlanamadım sabah.Uyudum ! Bildiğin böyle uyudum yani kalkmadım.1 de olan nişana hazırlanıpta yetişemezdim.Şuan annem dışarıda , babam da öyle.benim kardeş de öyle.Gidip bir banyo falan yapayım diyorum.Bir yüz maskem var her gördüğümde bunu haftada 2 kez yapcam diyorum ayda bir kez zor alıyorum elime.Nalet girsin bana ! anca düzelir huyum suyum.Tırnağımdaki ojeler 4 günlük en azından.Artık ojelikden çıktılar.Şuanda gözünüzde canlanan şekli biliyorum , aman be hemen yargılayın zaten nee yani sizin hiç mi olmuyor hıhhh ....

       



     Aaaaa durun gitmeden cool adam hakkında da birşeyler söyleyeyim.Aramızda birşeyler var ama hiçbirşey yok.Burada kendime hani bi şarkı vardı ya, birşey eksik o da enerji yok ki aramızda sinerji falan diyodu o şarkıyı armağan ediyorum.Konuşmaya devam ediyoruz.Arada aşka geliyoruz ama genel olarak yanaşmıyoruz birbirimize.Bizden uğraşsak çok güzel şeyler olur ama artık ikimizinde sabrı kalmadı , ikimizde uğraşmak istemiyoruz sanırım.Ben de ki mantıkda genel olarak aman onla uğraşacağıma yenisini bulur alır yürürüm al sana 0 yorgunluk....ahanda durum bu.heves önemli dostlar.aşk kola gibi , asiti kaç.madan içiceksin le hevesin kaçmadan yaşicaksın olayı aynı.neyse bu yazıda böyle oldu.Artık bende dizi izlemeye falan karar verdim.Var mı  bildiğiniz eğlenceli yabancı diziler.bu konuda yeniyim ama bakın. çok az dizi kültürüm var benim.Hep film izlerdim.Dökülün hadi...

        



 NOT ; Çok sevgili ayşe e. genelde tüm yazılarımı okuyorsun inan çok seviniyorum.Hep aklımdasın ama nedense ben senin yazılarını okumayı beceremiyorum.beni birşeye mimlemiştin.Hatta haber de vermiştin ama ben o yazıyı bulmayı başaramadım.Son 4 paylaşımını rajhatlıkla açabilsem de önceki yazılarını açmayı başaramıyorum.Valla seni unutmuş falan değilim hep aklımdasın , sana bunu kaç yazıdır söylicem ama bu yazıya kısmetmiş annem.neyse anladın sen bence beni , şuan içim rahatladı.Hadi çok öpüldün...

      

17 Ekim 2013 Perşembe

okunmalık bir yazı !

   Şuan şu yazıyı sadece okunmalık bişeyler olsun diye yazıyorum sanırım ....

    Arefe gününü ve bayramın 1. gününü ağır grip geçiren Çoko'nuz aldığı yoğun antibiyotik , ağrı kesici ve tadı berbat olan taylot mudur nedir o zıkkım sayesinde 2. gününde yaşamını normale döndürmeyi başardı.



    Dün benim için baya iyi geçti.Biricik kankim ımm dur adını vermiyim ben Büdü diyim ( erkek olduğunuda burada belirteyim isimden çıkarmak mümkün olmayabilir ).Büdü onun dayısı , dayısının kız arkadaşı ve ben Önce Beykoza yemek yemeye ardından Atlantis avm ye bowling oynamaya gittik. ( atlantis dediğimiz avm de viaportun varlığından sonra bildiğin ölü yatırım oldu.şöyle tarif edeyim bir avm düşünün içinde hiçbir mağaza yok , yemek bölümü olarak da sadece burger king var , sineması var birde bowlingi var.Bu kadar bitti başka bişey yok ) Ben ilk defa bowling oynadım ama ne oynamak.Toplar ağırlıklarına göreymiş ben nereden bileyim ! aldım bir tanesini elime tamam dedim ben bunu kesin sonuna kadar yuvarlayamam yarı yolda kalır bu , gerisinide gider itiklerim artık... Neyse ki korktuğum gibi olmadı baya da iyiydim =) kahretsin heryerde yeteneğimi ayrı bir konuşturuyorum.

      



    Her bayramda olan geleneksel lunapark ziyaretimi bu bayram gerçekleştiremedim ne yazık ki .( aslında dün bowlingden sonra viaporta falanda uğradık , gül gibi lunapark önümüzdeydi ama zaten hastayım diye açık havada durmayı göze alamadım o havada ) Bugün de  gördüğünüz gibi hava bizim şarkıcı Göksel'den daha ağlak bir durumda , zaten bugünde misafir gelecekmiş evde beklemedeyiz.Akşama sonunda mangal keyfi yapacağız.Yemem yemeem ama ağzımın tadını da bilirim.Eti mangalda seviyorum arkadaş ! 

     Yarında eski çalıştığım yere yani starbucksa giderim orayı bir ziyaret ederim diye düşünüyorum.Cumartesi de mesai var zaten doğru işe yollanıcam.Lan koskoca izin haftasına da mesai koyan aklı ayrı bir seveyim ben zaten.

     Bayramı genel olarak nasıl geçirdiğime gelirsek ; valla ben de çevrenizdeki her insan evladı gibi ; ilk günü kavurma , tatlı , ve dolma üçlüsüyle geçirdim.El öpmece ve her gittiğim yerde bu üçlüyü tatmaca.Arefe günü kuaförler çok doluydu bende hastaydım beklemeyi gözüm kesmedi.Bayram sqabahı gittim kuaförede.Normalde 4-5 tl verdiğim kaş alımına 10 tl gömdüm geldim.Evet dostlar aklımı sevebilirsiniz tam şuanda.Hayır vaziyet de kötüydü acilen kaşlarımda oran orantı kurulmalıydı bende mecburen kazıklanmayı göze aldım.Yapcak bişey yok.

      Hepinize iyi bayramlar diliyorum.Çook çoook öpüldünüz.Görüyorsunuz sayın seyirciler hava kötü birazda siz okunmalık bişeyler yazında bayramın tadını evde bile çıkarabilelim.Neler olup bitiyor sizin oralarda ....  sevgilileriyle buluşanlar var mıydı aranızda ? varsa çabuk onlarda dökülsünler ! bekliyorum hadi hadi ...

7 Ekim 2013 Pazartesi

komedi değil hayatım ...

      İşyerinde bi Safiş var , gelecekdeki idolüm o ...

      İş çıkışı kocasıu arabayla geliyor bunu almaya.Bu da o civarda oturan kimler varsa işyerinden depiyor arabaya götürtüyor işte.Arada bir mesai yapıyoruz ya adamın kafası karışmış haliyle o gün geç çıkacağımızı sanmış evde oyalanıyormuş.Safiye abla ara sen adamı hemen bir güzel payla ...

- bana bak herif biliyorum hava kötü bugün yatırayım götü dedin ama yimedim gelceksin bekliyorum !

     Bizim bu Safiye abla hem çok neşeli hem çok eli maşalı bir kadın.Aynı zamanda oriflame ürünlerini satıyor ha birde  iç çamaşırları satıyor.Geçen bir sürü iç çamaşırı getirmiş hepsi sattı , en son yemekhanedeyiz, bu da birden böyle bildiğimiz beyaz dantelli bir donu çıkarıp benim önüme doğru tuttu kız Çoko bu sana olur bunu da sen al kız bak 3.5 lira nolcak yakışır bu sana.Hani tek tük var ama erkeklerde yok değil en arkada olsalar bile...Sonra Safiye abla yaaa kaldırsana şunu ortalıktan diye kaş göz ederken o kaş göz ifademi farklı bir şeye yordu vee '' aaa doğru sen geçen ben beyaz iç çamaşırı giymem dediydin di mi , unutmuşum annem tamam ben sana haftaya renklisini getiririm '' demez mi Çoko çoko olalı hiç bu kadar ucuzundan rezil olmamıştı.Bütün yemekhane döndü bi baktı.Oyy dağlar oy misisipi !

       



     Bu da yetmiyor bazen hadi kızlar oriflame katoloğu getirdim hadi bişeyler alın diye başlıyor.Alıyoz napak yani Safiş'i mi kırcaz.Tendercare diye bir krem var ya minicik ondan sipariş ettim bende bugün iki tane.

     İşyeri değişince insanında makyaj zevki ona göre değişiyor galiba.Artık makyaj dediğin benim için bi garnier BB krem bi de allık.Kusura bakmayın sabahın 7 sinde bu kadar oluyor.Vaktim olursa hafif bir rimelde sürerim belki de.

     Giyim kuşam zaten hak getire.Biliyorsunuz canlarım ben yazın ortasında bile üşüyen bir varlığım.Kışın bildiğin donuyorum.Sokağa yün yorganımla falan çıkmak istiyorum.Sabahları yatakdan kendimi kazıyarak kalkıyorum resmen.Boğazlı badilerle sevgili , hırkalarla kankayım daha şimdiden.
Aaaa aklıma şimdi geldi , kış geldi bordo hayata döndü.Bordo ojeye bayılırım ama uzun tırnağa yakıştırıyorum.Benim tırnaklarda işyerinde pat çat birer ikişer sizlere ömür.Onlar kırıldı ve ben inat ettim gene de kesmedim taa ki düne kadar.Dün bir baktım ki 9.5 tırnağım kırılmış.Kesmiş kadar olmuşum.Mecburen düzeltmek zorunda kaldım bende.

          



     Ha bir de yeni bir karar aldım.Azcık yüz verince coşan sosyal hayatımı koyvericem bundan sonra.Ne olcaksa olsun.Kafa dağıtmanında böylesi olucak işte.

      

3 Ekim 2013 Perşembe

bi saçmalayıp gidicem de ben

       Ne yazacağım yada ne yazmak istediğim hakkında en ufak bir fikrim yok ....

     İşyeri desen uhuuuu.Bize bayram tatili 5 gün canımcımlar.İşyeri isyanlarda.Cumartesi mesai var 5 e  kadar çalışılacak.pazartesi yani bayramın 1 gün öncesi saat 1 e kadar sonra bayramdan hemen sonraki cumartesi gene mesai 5 e kadar.Yani şehir dışına gidilmez bebeğim oturun götünüzün üzerine demek istedi yönetim bize.Bana koydu mu ? tabi ki hayır.Son 6 senedir bütün bayramlarda çalıştım ben gık demeden.Bu birinci nedenim.ikinci nedenimse 5 gün tatil bana yeter çünkü gitsem Düzce ye giderim o da en fazla 3 saatimi alır.Gündüz gidip akşam döndüğümü bile bilirim yani.
Tabi bunlar benim nedenlerim.Anaaam böyle sessiz sakin durduğuma bakmayın işyeri barut gibi.Millet bu mesai saatlerine iş bırakarak ayaklanmayı düşünüyor.Bugün ortalık o kadar karıştı ki dedim bizim çalışanlar herhalde buradan arta kalan zamanlarında sendikacılık falan yapıyorlar.Hayretlerim şaştı !

       Bunun dışında farkındaysanız gümmmm ! diye kış geldi ne olduğunu anlayamadık kuzucuklarım.Ki ben yani çokonuz temmuzun ortasında üşüyen bir bünyeye sahibim.Şimdiyse yerimden kıpırdasam bir tarafımdan buz sarkacakmış gibi hissediyorum.

        Sabahları erken kalkmam sebebiyle makyaj hayatımdan %80 oranında çıkmıştı zaten birde üzerine yağmur çamur eklenince hayatımdan %99 oranında çıkmış oldu.

        Cool herifime gelince ; hala turda. O'nlada sadece tanıştığımız ilk hafta , ve bir de yan yanayken ilerleyebildik o  kadar.Şimdi olduğumuz yerde sayıyoruz.Yada öyle farzetmek istiyorum.O böyle sıfatsızlığı uzattıkça , ondan uzaklaşıyorum anlamıyo.Kısmetmiş ! ben kendi sonunu kendi yazanlardanım biliyorsunuz.Kısmet sonuna kadar gidebilenler için.Ben sıkılıp yarı yolda dönenlerdenim kusura bakmicaksınız artık....

27 Eylül 2013 Cuma

bi bi kabus olaydı ama uyanınca geçmedi

     ailemden , işimden , sevgilimden kısacası hayatımdan bahsetmek istemiyorum şuan...

      Ruh halim gidip limonlu soda alayım ama içince çilekli tadı gelsin gibisinden.Kısacası hayatta mümkün olmayan ne varsa istiyorum.
      Merak ediyormuşsunuz diye yazmak istedim canlarım o buluşmayı.Kocaman 70 lik votkayı ,elma suyunu, vişne suyunu ve bir dünya abur cuburu kaptım gittim onlara.Wuhuuu tüm gece bizimdi.Bok bizimdi ! Hangi götüme güverenerek o kadar içtim bilmiyorum.Tüm geceyi kusarak geçirdim diyebilirim.

        Kapıdan girdiğimde direk ona sarıldım , oda belimden tutup kendine çekti zaten beni yani kısacası akşam güzel başlamıştı.Loş ışık , eğlenceli müzikler falan derken gerçekten başlangıç mükemmeldi.Bir de bana demesin mi aldıklarını mutfakta masanın üzerine koydum kalk onları buzdolabına kooy !  oldu paşam deyip kalktım dediğini yaptım.Geldim tekrar yanına , o atmosferde dip dibe konuşmaya başladık.

        Seni ilk gördüğümde yemek sırasındaydım , sende kapının orada dikiliyodun sana baktım , bir anda döndüm gene baktım.Toplam 3 saniye falan sürmüştür ancak dedim.

          Durdu bayağı bi baktı bana sadece.ama hiç konuşmadan.sonra devam etti

- seni ilk gördüğümde sana dikkatlice bakmıştım , yanımda şakir vardı.Kıvırcık kız çok güzel di mi ? saçlara bak ya allahım çok tatlı off dedi
döndüm ve sadece '' doğru konuş '' dedim o kadar.O da bana '' ofisin yarısı o kıza yazıyor '' deyince '' hakkında hayırlısı o zaman '' deyip geçtim.Daha sonra da bay yavşakdan seninle konuştuğunu falan öğrendim.Yani o başka türlü anlatmıştı , anlatmıştım ya sana işte dedi.

Sonra ben aldıklarımı hazırlamak üzere mutfağa geri gittim.Hazırladım getirdim.Hep o doldurdu bardakları.Azcık votka çokca meyvesuyu...Bunun o ara elefonu çaldı , bardakları ben doldurdum.zaten o sıra çakırkeyf den öte bir haldeydim.Bu sefer doldurduğum bardakların yarısından çoğunu votka azıcık meyvesuyu koydum.O bardağı içerken ve sonrasında bitttim işte.

  sevgilin olcam ben senin , banane olmak istiyorum , çok hakettim en çok ben hakettim dediğimi hatırlıyorum
gülüşünü hatırlıyorum sözlerime, beni dikkatle izlediğini hatırlıyorum , beni kendine çekip öptüğünü hatırlıyorum , bu naptığını bilemez hallerin , masumluğun , ısrarcılığın , inadın hoşuma gidiyo dediğini hatırlıyorum.banane ben sevgilin olcaaağğğmmm diye kıyameti kopardığımı hatırlıyorum.OL O ZAMAN dediğini hatırlıyorum.Bu gece benim sevgilim ol sözlerinin kulaklarımda çınladığını hatırlıyorum sonrası yok.Başka cümlelerde duydum ama anlamadım.Sonrasında hep kustum , defalarca kustum.Uyuyamadm ama gözlerim hep açıktı. İlk kusuşumda ben iyi miyim diye banyoya bakmaya geldi.Kapıdan içeri girmesine izin vermedim.O kapıyı açtığı sırada itip kapattım , giittt seni istemiyorum ynımda diye.Yalnız sarhoşken bile adamın beni kusarken görmemesini düşünecek kadar şuurluymuşum.Güç bela kalkıp odaya geri döndüm.Defalarca kez lavaboyla , oda arasıbda gittim geldim.Gidip geldikçe başım daha çok döndü.En sonunda gözümü açamayacak hale geldim ve hala bünyem kusmak istiyodu ve bunu ona güç bela anlatabildim.

   Saçlarımı eline dolayıp çeke çeke banyoya götürdü beni , küvetin içine koydu , buz gibi suyu açtı , yanıma kıyafet ve havlu bıraktı.Bunlar benim ayıldıktan sonra giy bunları deyip çıkıp gittiğini hatırlıyorum.

     Kimseyle uyuyamayan adam benim yanımda uyumuştu.Sabah uyandım ve gitmeliydim.Onu uyandırmaksa tamamen sorundu.Elini uzattı ama arkası bana dönüktü.Sigara uzattım , telefonunu uzattım.Bütün gece o hareketle istediği herşeyi uzattım.Meğerse elimi tutmak istiyomuş...Tuttu , öptü sarıldı ama benim gitmem gerekiyordu.O arada o da uyandı.Evet az önceki hareketlerin hepsini uyurken yapmıştı.O arada ben de kurumaya yüz tutmuş kıyafetlerimi giydim.Bana sarıldı yanaklarımdan ve alnımdan öptü.

      O arada ona geceki konuşmadaki şeylerin hala geçerli olup olmadığını sordum.Boşver şimd bunları sonra konuşuruz , hatırlamıyosundur bile ve benimde unutmam şimdilik iyi gibi , sonra tekrar konuşuruz söz , hayırlısı neyse o olsun tamam mı dedi ve beni kendine daha da bastırdı ... kapıdan çıkarken apartmanın içinden ona avazım çıktığı kadar haykırdım , biliyorum sen de beni seviyosun ama itiraf edemiyosun diye... Çok güzel güldü bana.

               ......                            ......                                    .......
     Şuan da sevgili değiliz ama gibiyiz.Hatta gibiden fazlasıyız.2. buluşma da kesin olucaz.telefonda konuşarak halledemezdik ya bu meseleyi.Sanırım o da herşeyi hatırlamamı istediği için o gün daha fazla o konuyu konuşmadık.2. yi neden buluşamadınız çoko derseniz , çünkü benim herif pazar günü gene gitti 15 günlük karedeniz turuna.Oyy dağlar oy misisipi diyorum başka da birşey demiyorum.NOT ; gelmesine 10 gün kaldı , hem ben onu çok özledim hem o beni...

15 Eylül 2013 Pazar

bu da benim gündemim

     Benden bir yaş büyük kuzenimi pazartesi günü istemeye kısacası sözlemeye geliyorlar...

     Her haltı birlikte yediğim Çiğdoşumun daha 2 ay önce tanışıp çıkmaya başladığı biriyle bir anda bu kadar büyük adımlar atmış olması bütün hayretlerimi şaşırtıyor.Hayır işin garibi ne biliyor musunuz dostlar , hayatta her şeyi ağırdan alan , sabretmesini , beklemesini bilen biriydi kendisi.Kısacası benim tam tersim.O biriyle tanışıp sevgili olma kısmına geçene kadar ben o arada 3 kişiyi daha tanıyıp ayrılıyordum o derece.Hatta bu kuzenim o sevgili olmadan konuşma kısmını o kadar uzatıyordu ki sevgili olamadan ayrılma kısmına geldikleri zamanlarda çoktur.Bu yüzden nasıl oldu da her şey bu kadar hızlı oldu bitti şaşkınım.

    


     Diğer yandan içimizden  birinin bu kadar çabuk büyümesini hala içime sindirebilmiş değilim.Evlilik çok ayrı bir boyut çünkü benim gözümde.Daha bir kaç sene daha çocuk kalıp hovardalık yapabilmeliydik bence. ( bu arada kuzenlerim teker teker evlilik hazırlıklarına başladı . diğerlerinin zaten senelik sevgilileri var , en yakın arkadaşlarım kübikle , ceri desen artık 3 sene mi devirdiler , 4 sene mi her neyse sonuçta bir benim gidişat kötü )
      Bazen bu konularda diyorum kızım bir kere aşık oldun bir kaç kere de olmayı denedin hala mı doymadın diğer yandan diyorum son bir kez daha dibine vurana kadar kör kütük ( ama karşılıklı ) olacak şekilde aşk yaşayayım sonra acı olsa da ayrılık olsa da yaşadığıma değsin.

                  


       Bilmiyorum canikler kafam çok karışık.Bugün kuaföre gittim nalet olası ağda mı yaptı tecavüz mü etti anlamadım.Belirtiler aynı yani , her tarafım ağrıyor morluklar , kızarıklıklar falan.Her neyse konumuz bu değildi sanırım.Kuaföre gidince tam bir feminist olarak çıkıyorum o kapıdan.Napayım yani hep boşanıklar, aldatılmışlar , terkedilmişler tek tük de olsa terketmişler ! ( adam kimbilir ne bok yedi de bu terketti ) oluyor ben de o arada şey yarın sevgilimle buluşacağımda baştan ayağa bakıma geldim diyemiyorum.Başlıyorum orada her şey kendim için , erkeklerin köküne kibrit suyuuu zaten üfüüüüüü .Aaaaa şaka maka benim Cool yarın 4.30 uçağıyla rize den istanbula dönüyor.Bizde 8 de buluşmayı planlıyoruz ama bakalım.Eğer çok yorgun olursa falan haftasonuna ertelicez buluşmamızı.Bana şans dileyin dicem ama alıştınız zaten siz de sizden şans dilenmeme.Vere vere bizde kalmadı Çoko bi kaybol git artık diyebilirmişsiniz gibime geliyor ürküyorum artık.
 



     Kafamı kurcalayan bir diğer konuda  ; ben dötümü kaldırıp gelip burada post giremiyorum.Bol bol okuyorum yorum yapıyorum falan kısacası buralardayım her haltınızdan haberim var , gözüm üzerinizde siz de unutmayın beni. ( lan adam akıllı yaz sen de , sen 2. postu girene kadar ben ilk olayları unutuyorum zaten diyorsunuz biliyorum ! kulağım çın çın çınlıyor , ( yalan kişi kendinden bilir işi metodunu kullanıyorum aslında ) kulağım benim olmayan 7. hissim zaten ) neyse işte son durumlar böyle yarın yeni bir action olursa haber vercem ben size muccckkk =)

            


     

7 Eylül 2013 Cumartesi

tam bir özürlü yazısı

    Elalemin taslakları almış başını gitmiş benimki tam takır kuru bakır ...

     Huyum kurusun ya yayınlarım yada yazmam ama oraya buraya sıkıştırmam yazılarımı.Zaten görüyorsunuz ki yazma kıtı bir insanım ( zaman olarak ) ... siz döktürürken buralarda ben ancak bol bol yorum yapacak kadar vakte sahip oluyorum.

       Aşk hayatımdan devam etmek istiyorum.Ortalık çok karışık.Şimdi son durum şöyle ; benim ilk konuştuğum çocuk vardı ya, hani başka bir yollu da ona bakıyordu sevgilisi olmasına rağmen.Tabi o çocukta tam bir yavşaktı.Onu çok güzel reddettim ve bu ona kapak oldu.Bu sefer de sağda solda Çoko benden hoşlanıyo yeaa demeye başlamış.Bi siktir lan oradan da dememiş kimse.Halbu ki olayın asla Çoko çokdan başkasına aşık.Hahişte neyse ; benim cool çocuk bir ara buna nefes alan herkese yazıyorsun yanına gelince nefesimi tutucam artık falan demiş.O sırada bu bizim yollunun yanındaymış.Ayy bay yavşak olsun onun da adı.Her neyse cool çocuk beni sormuş o odada bir kız daha var ya falan diye , bay yavşak da ne dese beğenirsiniz.Haaa O mu onunlada konuşuyoruz sürekli whatsapp dan falan.Bana foto bile atıyor. ( foto atıyor dediği de profil fotomu görmüştü aaa oranın neresi olduğunu biliyorum şurası değil miydi falan muhabbeti olurken o fotoyu atmıştım bu yani , mal mal tam bir mal kendisi ) .Çocukta hayırlı işler demiş yürümüş gitmiş.Zaten bir yürüse bütün ofis ardından bakakalıyor.

     Bu arada biz çocukla numara meselesini de bir iki inat ve misilleme sonunda hallettik.O nu apayrı bir yazımda yazacağım.Ha birde sürekli yollu diye bahsettiğim kızla da kanka olduk.Meğersem yollu değilmiş o da bay yavşağın marifetiymiş !Şimdi cool çocuk tur da ya , ofise dönse ortalık karışık , dönmese özledim.içine sıçayım böyle işin diyorum.Ağız tadıyla sakince bir aşık bile oldurtmuyorlar insana.

     Bütün gün mesajlaşıp sabaha kadar da telefonla konuşuyoruz.Yaklaşık olarak 3 saat uykuyla duruyoruz ama sonuç olarak sevgili falan değiliz.Egosu hala çok sağlam.Sevgili gibi bir kavram yokmuş onun hayatında.Her bulduğun kızla yatak olayına geçersen ! hergün başka bir kız götürürsen normal tabi.Diğer yönden iyi yanları da var.Mesela kızlarla sadece yatmış kalkmış ; ben bi kzıın yanında heyecanlanmak , onun elini tutunca bişey hissetmek , onunla film izlemek , oyun oynamak , yemek yemek , ne demek bilmiyorum.Zaten ben yanımda biriyle uyuyamıyorum dedi.Düşünsenize adamla yatıyorsun ( itiş , tepiş neyse burayı hayal gücünüze bırakıyorum ) işi bittiğinde seni kanepeye postalıyor.

      Bide demesin mi ben zaten 3 yastıkla yatıyorum.Birine bacağımı atarım birinin başımın altına koyarım birinide duvara yaslıyorum.Haaaa dedim o zaman senin yanında biriyle uyuyamaman normal.Yer yok ki o yatak da nereye sığdırıpta uyuyacaksın  ?

     Yiğitliğe bok sürdürmüyorum mesajlaşırken.Umurumda değilmiş gibi falan davranmaya çalışıyodum , banane senden yaaa havalarındaydım.Taa ki şu olay olana kadar ; son gittikleri yer bir güzellik merkeziymiş bunlarda orada sözleşme imzalatacaklar.Bu açtı telefonu bana dinletiyor konuşmayı.Kadın kaç yaşındasın sen çok yakışıklısın çok gençsin şudur budur.Hayır karıyı bıraksak orada s*kecek çocuğu.Yani o onu değil karı bunu ! sinirlendim kapattım telefonu.Sinir oldum ben , canımı sıkma benim ne halt yersen ye dedim.Yaaa kasmasana bu kadar sıkma canını ben ne yaptım =( dedi. ne yapmamı bekliyosun yani ne yapayım ki dedim. '' gülümse '' dedi.Şaka gibi ha o durumda gülümseyecekmişim.

'' hııı öyle bir ayarsızım zaten ben.Elin karısı benim herifi götürsün bende burada deli dürtmüş gibi gülümseyeyim , oldu canım görürsem söylerim '' yazmışım o sinirle.Bu aradı gülme krizine girdi resmen şu benim herif lafına.Yani sizin anlayacağınız benim içimde de bir kezbandır bir leyladır bir pakizedir var efendim inkar edemicem.Sonra baktım olmuyor yemişim coolluğunu bana bişey olmasın dedim... hala konuşuyoruz ama hala bir faaliyet yok.Adamın egosu kendinden büyük, anlaşmak imkansız.Detayları sonra anlatacağım.Gülmekten yıkılırsınız o kadar diyorum ! neyse dostcanlarım öpüldünüz....

31 Ağustos 2013 Cumartesi

ben aşık oldum toplaşıp dinleyin aaa dostcanlar ...

       Hoşlandığım çocuk benden hoşlanıyor....

       Bu kısmı tamam.Ama sanki biraz fazla gevşek fazla yavşak.Cık cık cık hiç çekemem de öylesini.
     

Bu arada işyerinden daha 4 kişi daha benden hoşlanıyor.Galiba o sayı bugün 5 oldu ve ben o 5. ye aşık oldum.Çocuk benim erkek versiyonum gibi huy olarak.Ben O'nunla nasıl başederim inanın bilmiyorum.Tipine gelince ben onu ilk 2 gün önce falan görmüştüm yemek sırasında.Allahım bir baktım , döndüm bir daha baktım.Nalet çok havalıydı çok da karizmaydı bu bana bakmaz deyip buna şeyetmemiştim.

      


        Bugün Gamze'yle kapının arkasındaki skor board u değiştiriyorduk.Bu da kapıyı açmaya çalışınca ben azcık ezildim.Sonra kapıyı aralayıp aldım bunu içeri.Gamze 'yle de tanışıyorlarmış.Neyse çocuk bana elini uzattı biz seninle tanışmamıştık galiba  ( her bulduğuma o demekten çok sıkıldım ; upuzun boya kumral tene ne yakışır bilemiyorum şimdi.Cool çocuk olsun.Ben bu tanınmasın diye isim koyma olayına karşıyım ama neti didik didik edip bahsettiğimiz kişileri buluyorsunuz nalet olsun size ) 

    Ben Cool deyip elini uzattı.Ben de uzattım ben de Çoko falan diye.Neyse bu durmadı gitti sonra.yalnız anlatımıma bakar mısınız bende uzattım çoko diye diyorum.Sanki ben vedat , şerafettin falan diye uzatma ihtimalim varmış gibi.Her neyse işte bu 10 dk sonra gene geldi.İşyerinde ekibin çoğu karadeniz turuna gidiyor.Ben işe yeni başladım ortama alışayım az diye düşünerekden gitmedim.
Gene Gamze'yle yan yanaydık , bu arada Gamze'de gidiyormuş yarın tura.Cool geldi Gamze'ye elini uzattı vedalaşalım ben yarın tura gidiyorum 15 gün yokum falan diye.Bunlar tokalaştılar ama bi yandan gülüşüyoruz Gamze oğlum bende geliyorum dedi diye.Bende dedim senin canın tokalaşmak istemiş bahane uydurma boşa.Sen gelmiyo musun ? dedi.Yok dedim şakasına ben uzattım elimi tokalaşmak için ; Çocukda parmaklarını kıstırıp , parmaklarını elimde kıstırttı.( ya hepimiz biliyoruz bu hareketi ama ben tarif edemedim şimdi.Valla yarım saattir elimde o şekli yaptım bakıyorum ama en yakın tarif bu oldu bence ) Ve beni kendine çekip öptü.Bende onu öptüm.Öpüşerek tokalaştık yani.( Dikkatinizi çekerim Gamze'yi öpmemişti ).Sonra bir kız daha geldi yanımıza , onu görüyorum ama pek tanıyorum sayılmaz .Naber kız çirkin falan diye kızla konuşmaya başladılar.Kızın boynuna doladı ellerini.( not ; ben o elleri kırarım ! ) Kız bunun kardeşi gibiymiş de arkadaşının sevgilisiymiş de falan filan muhabbetleri.Bana whatsapp dan yazarsın artık oralardan dedi kız.Bu da tabi ki yazarım Çirkin şey falan dedi.Kız da dedi şimdi beni böyle hareketlere boğ , tura girince şu kızla konuştum , bunu götürdüm , bunu şeyettim anlatırsın gene dedi.Gülüşmeler falan bu konu öylece kapandı.Çoko sen whatsapp kullanıyo musun dedi.eveeeet dedim.Belli zaten kullandığın bence dedi.( numaramı istesene amk! diye düşündüm ben o sıra. ama cıks istemedi ) .Çıkış saati geldi aşağı indik.Cool aslında inmicekti aşağı ama genede benimle indi.Aaaa durun şu kısmı unutmuşum.Yukarıdayken o öpüşme merasiminden sonra saçların çok güzel , acayip etkileyici sakın düzleştirme dedi.( ben tam bir bonusum ! )
Neyse aşağı indik.Bir sigara yaktı bana da uzattı falan.Yok dedim boğazım acıyo içersem daha da acır ama normalde içiyorum.Ha kırıyosun yani beni dedi.Git gel ben buradayım daha çok sigaranı içerim dedim bende.Umarım kalırsın valla ne zaman tura gitsek geldiğimizde tüm elemanlar değişmiş oluyo dedi o da. ( bi git hacı ben bu işi çok sevdim.ben onu bırakana kadar o beni bırakamaz ) . Yok dedim dururum ben.Daha gidip valiz hazırlayacağım ben dedi.Bakırköy de oturuyomuş.Gitmek gözüne zor geliyorsa bir de benim gittiğim yeri gör.Anadolu yakasında ebesininkinde oturuyorum dedim.Ohaalaar falan burada.Hadi ben kaçtım size de hayırlı yolculuklar dilerim şimdiden deyip uzaklaşıcaktım ki ; whatsapp dan da yazışamicaz seninle dedi.

- neden ki ?
+ Numaran yok .
- istemedin ki , istesen verirdim
+ ben istemem , hiç öyle bir alışkanlığım yok.Ben veriyim numaramı alcaksan al....

   
    
( yemin ediyorum orada şoka girdim.Kibirini siktiğim benim cevaplarımı resmen bana söyledi.Erkek versiyonumu o an buldum sayın seyirciler ve işlerin bundan sonra boka saracağını o an orada o cümlede anladım ! )
- Ben hiç istemem kusura bakma , gerek yok o zaman yazışmayalım olsun bitsin hadi ben kaçtım bb deyip gittim...


    


Bu aşağı indiğimiz kısımda yanımızda onun bir arkadaşı vardı.Benimle de tanıştırdı ama çocuk muhabbete katılmadığı için ( yada bizden fırsat bulamadığı için o hep sessiz kaldı , o sessiz seyirci oldu )...İşte durum bu hadi yorumlarınızı bekliyorum.Egolarımız yüzünden numaralarımızdan olduk  iyi mi hacı ? Yaa o çocuk ofisde kalsaydı ben ona napar eder istettirirdim de adam yok ben ne yapayım .Gidici gidici....Kısmet 15 gün sonraya !

    

29 Ağustos 2013 Perşembe

Hayatım gene güldür güldür ...

     Şimdi de bir televizyon kanalında çalışıyorum....

     Acayip eğlenceli.Hayatım da çalıştığım en rahat , en eğlenceli , en yorucu , en keyifli ama en can çıkarıcı , en kafa dağıtıcı sektör bu oldu.Sürekli hareketli olmak zorundasın , düzgün konuşmak zorundasın.Bir de Tv de çalışanlara bakın ; giyinişleri , tavırları , hal hareketleriyle hiç de normal insanlar gibi değillerdir.Bunu ayrı bir yazımda özel olarak betimleye betimleye anlatacağım....

      Hayatıma biri girmek üzere.Allahım dünya sempatiği.İşyerinden o da.İşyerinin çoğu ona bakıyo.Yeni kızların hepsi Ona bakıyo ama o bana bakıyo.İşin en kötü yanı Onun haricinde şimdilik bir 6 kişi daha bana bakıyor.Alışkınım ama gene de bazen gerim gerim geriliyorum.Başımızdaki sorumlunun da bir sevgilisi var ama bizim bölümde çalışmıyor.Kız gelip gidip uzaktan beni süzüyo.Bu sabah da gelmiş bana Çoko , saçların orjinal kıvırcık mı ? nerede oturuyorsun ? Böyle giyinmek için özellikle ne kadar zaman harcıyorsun ? Sen hep böyle topuklu mu giyersin , yürürken hiç sorun yaşamıyorsun da ?

      Evet dibine kadar kıvırcığım , bonusum yapacak bir şey yok . ( yok canım düz saçlıyım ama senin sevgilin beğensin diye böyle yapıyorum ) , hep böyle giyiniyorum ama iş olunca biraz daha dikkat ediyorum tabi ( saatlerce sevgilinle uyumlu olacak kıyafetleri düşünüyorum gözüme uyku girmiyor ) , Ben karşıda oturuyorum ( en kısa zamanda sevgilinin yan apartmanına taşınacağım ), 12 yaşımdan istisnasız topuklu ayakkabı giyiyorum evet , seviyorum ve inan gerçekten ayağımda olup olmadığını bile farketmiyorum ( hayır asla giymem ama sırf sevgilinin yanına yakışayım diye gece gündüz yemiyorum , içmiyorum , uyumuyorum ve topukluyla evde yürüme dersleri çalışıyorum kendi kendime , herşey senin sevgilini ayartmak için !!! )  Ben kız yanlış anlamasın , beni de bu kadar darlamasın diye kibar kibar cevapladım ama emi,nim kız gene ne cevap verirsem vereyim aha bu parantez içlerini geçirdi içinden.


     Neyse asıl sorunum tam Yollu çalışma arkadaşım.Benim baktığım çocuğa asılıyor.Çok az kaldı canına okuyacağım kızın ama farkında değil garibim.Kızın 8 yıllık ilişkisi varmış , hatta bir yere soyadını yazarken sevgilisinin soyadını yazıyor adının yanına biz nasıl olsa evlenicez diye.Yanımızda o çocuk veya dikkatini çekecek başka erkek varsa , ayy beni sevgilim çok darlıyo , çok sıkıyo , çok bıktırıyo fazla durmam ben bunla ayrılırım hiç çekemiciğiiimmmm diyo.Şuan yazmaya fazla vaktim yok o  yüzden ayrıntı veremiyorum.Anlatacak çok şey var ama ben yüzeysel yazıyorum.Yazmaya vaktim olduğunda çok geride kalmış olmayayım diye.

     Kızın canına okuma faaliyetlerimle çok yakında karşınızda olacağım sayın seyirciler , şiddetle bekleyiniz ;) Günün birinde hepinize lazım olacak bilgiler bunlar okuyun , aklınızın bir köşesine iliştirin sonrada seve seve kullanın.

16 Ağustos 2013 Cuma

Hastaneden seçmece bunlar gel kardeş gel !

    Hastane ortamını 24 saatten fazla gözetlemiş olan Çoko'nuz pandoranın kutusunu açıyor şimdi...

     Ameliyat olacak 4 kadını aynı oda da toplarsanız ameliyattan 5 dk önce dahi dedikoduya son hız devam edebiliyorlar çok ilginç değil mi ? Ulan sırayla  safra kesesini alacaklar , birinizin hem safra kesesini hem midesini deşecekler , birinin boğazını kesecekler hala laf yetiştiriyorlar.İnsan azcık götünün derdine düşer ! Yok anam bunların gözü kara.Gerçi ameliyata kara murat gibi girenler , narkozun etkisiyle aç kalmış garfield gibi geri döndüler o ayrı mevzu.

           


    Önümüzdeki yatak da genç bir kadın vardı.Refakatcısı yoktu.Kadının kocası varmış bir de senelik izin de.Gelmemiş ...Kadın ameliyata girdi adam geldi bir ara.Sordu , yok dedik ameliyatta.Hemşireye ne zaman taburcu ediyosunuz dedi , 2 gün sonra deyince , tağam ben gidiyom 2 gün sonra gelir alırım deyip gitti.Karısının çıkmasını bile beklemedi.Böylece insanlarla öküzlerin evlenebildiğini öğrendim.Bir ara , boşa bu kocayı valla adam diye yanında gezdirme diye gaz veriyordum ama annemden cimcik yedim.Sus kız bekara karı boşamak kolay , evlilik dediğin öyle kolay yürümüyor dedi.Evliliğin yürümüyoru mu kalmış allasen ...Adam senelik izindeymiş yani bildiğin evde taşşakları sermiş yatıyor...

         


     Hastane yemekleri berbat.Odamızın en ilginç insanı şüphesiz annem.Giderken çantasına tuzluk koymuş götürmüş.Bütün koridor annemden tuz otlanıyor.Kadın kendini kestirmeye giderken nasıl akıl ettin sen tuz götürmeyi diye hala düşünüyorum.

    Oradaki herkesin görüp görebileceği en değişik refakatcıda bendim.Hemşire de kendi ağızıyla söyledi zaten.Bunca yıllık hemşireyim ilk defa böyle bir şeyle karşılaşıyorum diye.Sanırım yüzüme maske yapıp , tırnaklarıma oje sürerken görmüştü beni.Evet sandalye tepesindeyken yeni bir cilt maskesi denedim.Oralarda yıkaması zor geldi valla o yüzden bir daha yapmam ama oje konusunda aynı fikir de değilim.

          


    Annem şimdilik iyi.Galiba o yüzden bu yazıyı bu kadar rahat yazabiliyorum.Boğazından alınan parçanın tahlil sonuçları gelmedi.Yani iyi huylu mu kötü huylu mu bilmiyoruz.Dua etmekten fazlası gelmiyor elimden.Ve hepinize de teşekkür ederim dualarınızı eksik etmediğiniz için.Öyle moral vericiymiş ki burada yorumlarınızı görmek...

     Bu arada biz bugün annemin taburcu olacağını düşünüyorduk.Yarına kaldı...Gelen giden olur evi de temizlemeliyim yemek de yapmalıyım derken Ceri imdadıma yetişti.Ben gelir sana , yeşil fasulye , pilav , mercimek çorbası bide sütlaç yaparım dedi.Sabah da çıktı geldi...Elinde fasülyesi , kıyması , pirinci falan...Biz annemin çıkmayacağını sabah öğrendik.O da benimle birlikte hastane de süründü saatlerce.İnsanın böyle arkadaşları olması gurur verici gerçekten.O da benden esinlendi 3 deliğe çıkarmak istiyo kulakta ki delik sayısını.Yaaa çok acıtıyo mu diye soruyo bana.Benim kulağımda7 delik oldu , birini kullanmıyorum o da ilk deliğim.3 altta 3 üstte.Bana acıyor mu diye soruyor bak bak...Küpe takıntım var...Çok severim ama bütün deliklerime aynı anda küpe takmıyorum.Hepsini boş da bırakmıyorum.Zaten hepsini boş bıraktığımda kulağım süzgece benziyormuş delikli delikli...Bu da babamın yorumuydu işte.

       
   


Yazının BENCESİ ; siz iyi ki varsınız ve inanın reel hayatımdaki arkadaşlarım kadar yakınsınız özellikle de bazılarınız.Bugün ilk defa birkaç cümleyle de mutlu olabildiğimi gördüm.Çok teşekkür ederim hepinize.Halamı kovuç hikayemi bu yazıda yazamadım , nasıl olsa kendisi yarın yeni actionlar yaşatır bana diye.Yarın da olsun hepsini peşin peşin yazayım istedim.Öpüldünüz mucuk...

          

     

14 Ağustos 2013 Çarşamba

kargalar şeyini yemedi henüz...

     Şu an bir yandan sabah ezanı okunuyor ve ben gram uyku uyumadım...

     6 da uyanmam gerekiyor ( gerçi uyanmak için önce bir uyumak gerekirdi ). Bu sabah annem ameliyat olucak.Büyük ihtimalle gece refakatçi olarak yanında ben kalıcam.Kendimi iyi hissetmiyorum.Ya anneme bir şey olursa sorusu hep bir yanımda ...Belli etmemeye çalışsa da o da korkuyordu farkettim.Ben de belli etmemeye çalıştım ama ben de çok korktum , farketti mi bilmiyorum...Şu saatte bunları anlatabileceğim kimse yok ; gerçi birisine anlatıp zaten aklında çınlayan korkuları dışa vuran kişi de ben olmak istemedim.Bu satırları okurken anneme dua edin olur mu ; sağlık dileyin , sıhhat dileyin....

     Son günlerde her anlamda karmakarışıktım zaten.Hele şu saatte aklım iyice karıştı.Gözlerim uykusuzluktan yanıyor ama bilinçaltım uyumaya hazır değil , boğazım desen artık sigara içmekten yanıyor , isyanlarda...Ben normalde asi biriydim ama şuan bedenimin her bir uzvu benden daha asi...

    


      Ha bir ara hatırlatın halamı bizim evden kovuş hikayemi anlatıcam.Trajıkomik bir olaydı  , okumak isteyeceksinizdir bence .Oradan buradan yazıyorum , kahretsin ben böyle değilim.Bir yanım deli gibi gülmek , komiklik yapmak istiyor , diğer yanım hıçkıra hıçkıra ağlamak.

                 


     Saçım başım dağınık , tırnağımdaki ojelerin yarısı çıkmış yarısı duruyor ; yarın kot giysem bu sıcakta yanıcam , şort giysem hastane için çok uygunsuz.Şimdi orda hasta yatan yaşlı teyzelerin ayıcıl bakışlarına maruz kalmak istemiyorum.Sinir stresimi oradaki birine çemkirir , kalpten öteki dünyayı boylatırım diye çok tırsıyorum.Allahım Çoko ya sabır ver diye dua edin.Ama çok sabır versin anca yeter.Aynalara baktıkça da ayrı tribe giriyorum bu arada.İki dirhem bir çekirdek gezmeye alışmışım bu salmış ev halimi sevemedim.Daha doğrusu alışamadım.Ha bir de annem hastaneye giderken kafamı çok karıştırdı.Büyük sultan resmen ; ben gelmeden evi derle topla akrabalar , konu komşu ziyarete gelir dedi.
Ondan sonra da Çoko akşam yanımda sen kal ; sabah da zaten çıkışımı yaparlar döneriz dedi...Aynı zaman diliminde iki yerde birden bulunmamı istiyor ama maalesef henüz o aranılan teknolojiye ulaşılamıyor.Aradığımız teknoloji , yakın zamanda gelmekte veya başka bir gezegende bulunabilir ; daha sonra ki bir tarih de yeniden arayınız ...




     Ben ne saçmalıyorum ?
Bu arada az önce babam uyanıp yanıma geldi.Gider ayak fırça yedim ; sen bu saate kadar oturdun da akşam annenin yanında nasıl durucaksın uyumadan diye...Neyse ben gidip biraz daha oyalanayım.Uyanmama ne kaldı ki şunun şurasında ... ( Babam bizden daha çok korkuyor ama içinden ; bıraksak en çok o ağlayacak demiş miydim ? )
Şimdi ben gidip siyah oje sürcem.İçimden geldi.


 BENCESİ ; şuan tipim , halim aynı 1. resim ... ( yazıyı bitirdim oyalana oyalana ; saat 05:29 )


3 Ağustos 2013 Cumartesi

İşte '' siktir git '' büyüsü tarifi

     Hiç çaktırmıyoruz ama çok zeki hatunlarız biz ... 

    Hadi ben size azcık Ceri ve onla olan anılarımdan biraz bahsedeyim.Şu sıralar herkes aşk acısı çekiyor belki azcık işinize yarar.Bu arada Ceri sürekli mankenlik teklifi alan , gayet de zengin bir arkadaşım ama ailesi çok boktan.Gülmedi bahtsızımın yüzü bir türlü...

    Bir gün arkadaşla dışarıdayız bir baktım Ceri arıyor , sesi de çok kötü geliyor '' Çoko gel lütfen '' der demez baktım seside kötü kaptım yanımda ki arkadaşımı da kalktım gittim yanına.Hanımefendi sevgilisiyle ayrılmış ve onu unutmak istiyormuş.Dün gece rüyasında bir büyü görmüş, ihtiyar bir dede öğretmiş ve onu yapmaya karar vermiş.Tarifi şöyle ; onunla ilgili bütün hayallerini bir kağıda yazıyorsun , ondan bi bok olmayacağını anlamanı sağlayan olaylarıda ayrı bir kağıda yazıyorsun , ondan kalan bütün anıları , eşyaları , hatıraları ( onda fişler, eski sinema biletleri , 3 -5 kitap , 3 adette oyuncak ayı vardı ) bir araya topluyorsun.Kötü yönlerin yazılı olduğu kağıdı yakıp bu kağıtla da güzel hayallerin olduğu kağıdı tutuşturuyorsun.Sonrada diğer herşeyi bununla çatır çatır yakıyorsun.

   


     Benim yanımdaki arkadaş da bu işi bir ciddiye aldı bir baktım bunlar kaptırdılar gidiyolar.Evin orta yerine herşeyi hazırladılar.Kocaman bir kovanın içine depmişler bütün eşyaları da.Sıra yakmaya geldi.

Aklını sikiyim yapma etme sonra barışcaksın bu çocukla.Ciğerini biliyorum senin, sonra o da bunları yaktığını öğrenince gene kavga etceksiniz it gibi pişman olcaksın.Ben suç ortağın olmam sie dedim.Malımı biliyorum çünkü.Baktım masanın üstünde prof makina duruyo aldım onu gittim makyaj masasının yanına , kendime savaş boyaları yaptım kızılderili boyaları yaptım ( bunlar güya büyü yapıyorlar ya atmosfere uyayım bari dedim ) geçtim aynanın karşına eserimi fotoğraflıyorum... ( evet müthiş bir sanat eseriymişim gibi ayna karşısında foto çekilmek gibi apaçilikler yapıyorum neyse ki zeki kızım hiçbir aynalı fotomu sosyal medyada göremezsiniz... )

   
 

       Baktım bunlar yakmış sigaralarını , oyyy dedim tamam böyle ayine can kurban bana da yakın , bir yandan bizim kız feryat ediyor , hayatımı sikti it , yeter be.Ne özgürlük bıraktı bende , ne sevgi , ne saygı, siktir git lan affetmicem bir daha seni.Külleride biz bu kovanın içine silkeledik ama bunun ayinin bir parçası olduğunu sanmıyorum sanırım bu keyfimizin bir parçasıydı.Sigara faslı bitince ben aynama geri döndüm.Bunlar da yakma faslına geçti.

      Bunların odalarının tam karşında koridordayım aynada orada zaten.Başta çıtırtıları duydum , sonra ardından gelen yanık kokusunu.Birkaç dakika geçmeden koku iğrençleşmeye başladı.Herhalde ayıları yakma evresine geçtiler diye düşündüm ama kafamı çevirmedim şahsen flaş ışıkları ve sesleri arasında kaybolmaktaydım ben.Aynam gittikçe daha da flulaşmaya başladı duman yüzünden o an anladım birşeylerin yolunda gitmediğini.Meğersem o yanmaya başlayan ayı değil kovaymış.


   


     Bildiğin evin ortasında kova yanıyordu.Siktir... dememle koşmam bir oldu.Arkadaşıma su getir koş diye sesleniyorum o sırada bizde üstünü falan örtmeye çalışıyoruz.Bir de ne göreyim 1 bardak suyla gelmiş.Koskoca ev yansa hatun ancak bir bardak su dökecek galiba.Gittim bir bidon su getirdim  bunlar zaten öksürmekten helak olmuşlardı attım bunlarıda kapıya.Ateşde söndü kara dumanlar kaldı evden geriye.Bizi gören apartman sakinleri , daha doğrusu  dışarıdan bakınca birşey yoktu d agene de bir gariplik olduğu belliydi şaşkındı...Haklılardı da...

     Tekrar içeri girdiğimizde dedim , Ceri bu büyünün adı neymiş.Gayet sakin cevap verdi ;'' siktir git büyüsü ''... Dedim büyük kanka sana çok güzel bir mesaj yollamış haberin olsun.
Ben böyle der demez üçümüzde bastık kahkahayı.

      Siz hiç ultra lüks bir sitede , lüks eşyalarla dolu evin ortasında ateş yaktınız mı ? Biz yaktık...Bu arada komşuların bizi görünce şaşırması içeride yangın çıkardığımızı anlamaları değil , suratımdaki kızılderili kamuflajıymış sanırım.Öyle dedi sonradan bizim kızlar...



NOT ; Ceri bunca şeyden sonra o çocukla barışmadı.Senin yüzünden başıma gelmeyen kalmadı geçen gün demiş ve barışmamış.Kısacası bu büyü işe yarıyor olabilir hakkını yiyemem şimdi ben.