28 Ocak 2013 Pazartesi

çevremdeki erkeklere bir haller olmuşşş !

      Hepsi kudurdu bunların anacım , artık napcağımı şaşırdım....

       Şu sıralar eskiden hoşlandığım , aşık olduğum , görünce dibimin düştüğü ne kadar çocuk varsa hepsini buldum hepsiyle muhabbet halindeyim.Taaa lise 1 de hoşlaştığım üst sınıftaki cool çocuğa kadar ulaştım.Neden ulaştım ? Çünkü ben büyüdüm, artık güzelim.Onlar kim ki ben onları donumda sallarım mantığıyla...


       Hayır bu bahsettiğim çocukların hepsi de zamanında manken gibi hatunları yemiş , bitirmiş , sömürmüş , fışkırtmış insanlar.Şimdi ben bunlarla yeniden konuşmaya başladım ya , gayet de güzel anlaşıyoruz ya , eskiden neden işlerin yürümediğini şimdi anladım.Çok safmışım ben.Fazla çocukmuşum.Diğer yandaysa gerçekten ciddi ve sağlam bir karakterim müthiş bir dur çizgim varmış.Galiba o çizgi artık aşılabilir hale gelmiş.
         Bu çocukların hiçbiri ama hiçbiri yatmadığı , yatamadığı elleşemediği kızla çıkmıyor , görüşmüyor onları sallamıyor arkadaşım.Bana zamanında kimse bu durumu bu şekilde anlatmamıştı.Ben onların çıktıkları kızlara hep orospu gözüyle bakıyordum.Aslında ne yalan söyleyeyim pek de farksız değiller.Bir onun altında bir bunun yanında , bir diğerinin kolunda.Gene de artık yargılamanın bana düşmeyeceğini biliyorum.Cidden büyümüşüm ben.
     Faydalanılabilir , kola takılabilinir, hava atılabilinir , ortama sokulabilir hatun kategorisine girmişim bende.Eskileri bulduğumda konuşmama bile gerek kalmadan dikkat çekebiliyorum artık.Buraya kadarı tamam da ya sonrası ... Benden ne beklenildiğini biliyorum.İlk başlarda sorun yaratmasa bile bu konuda ileride bir sorun illa ki yaşayacağım.Ne yapmam gerektiği konusunda hiçbir fikrim yok.


     Karakter diyoruz , tavır diyoruz muhabbet diyoruz sayıyoruz da sayıyoruz....Kısa keselim ; güzellik , bakım , muhabbet.3 kural var ; 3 ana kural...Son zamanlarda ister istemez daha çok aynaya bakmaya başladım farkında olmadan.Daha özenli giyinmeye...Bütün lise yıllarım boyunca içimde ukte kalan adamların tek sorunu güzellikmiş , tek derdi dokunabilmekmiş...
    Nasıl içimde kalanlar olmuştu anlatamam.Harbi harbi o saf aşık olmuştum ben.Hani şu gece boyunca ağlayan , sabahları okula O'nu görmek için giden , sevgilisiyle onu izleyen , çok kıskandığında yumruğunu sıkan.Şimdi bütün o boşlukları dolduruyorum.Ama böyle bitmemeliydi sanki bu hikaye...

24 Ocak 2013 Perşembe

incir çekirdeğini doldurmayan dertler hayatımı dolduruyor ...

       Nasıl mala bağlar bir insan anlatmamı ister misiniz ?

       Vallaha en iyi ben anlatabilirim.Hastayım iyileşemiyorum , iyi gibiyim işe gitmiyorum.Kesinlikle atılıcam işten .Şu sıralar çalışmak istemiyorum ama buna mecburum.Burnu  boktan çıkmayan bir insan düşünün ha işte o düşündüğünüz insanın adı kesinlikle Çoko ...

        Ayrılığı mayrılığı 1 kaç güne  sığdırdım harcadım  acısını çektim , yasını tuttum siktir ettim.Çok ayrılık yaşayınca bünye bağışıklık kazanıyo bence.Benim durumumun başka açıklaması olamaz.

       Bundan sonra eğlenmeme dalgama falan bakıcam.Öyle götü başı dağıtmayacağım bir daha.Bu konuyu hayatımdan çıkarırsak genel sorunlarımı şu şekilde özetleyebilirim ;

- Tırnaklarımı çok kısa kesmişim resmen acıyo.Oje sürmek istiyorum ama kısa tırnağa da oje hiç yakışmıyo gene de bakcaz artık.
-Boğazım gün içinde acımazken akşam yatarken ve sabah kalktığımda nefes alamaz halde oluyorum.
-Uyandığımda günün yarısı bitmiş oluyor , erken uyanamamamdan dolayı işe bile gidemiyorum gerçek sebep budur yani.
-Şu sıralar sivilcelerim var lan ! Lise de bile çıkarmadığım sivilceleri şuan çıkarıyorum.Stresden ! miş...Her haltı yiyorum şu sıralar şu allaaaan cezaları geçsin diye suratımdan.
-Kredi kartı faturalarımı annemlere ödettim ona ödemem gerek ayrıca lazer epilasyona gidiyorum bunun taksitlerini de halletmem gerek.Kısacası işe gitmem gerek hacı anlıyo musun ? ben de anlıyorum ama sorun anlamak değil uygulamak.
-Akşamları dışarı çıkmayı seviyorum ama götümü kaldırıp hazırlanıp çıkamıyorum.Atmam lazım şu üşengeçliğimi köşeye.Yoksa bu üşengiçlik benim gençliğimi  atacak kıyıya köşeye.

21 Ocak 2013 Pazartesi

mimlendim =) kullandığımız güzellik ürünleri

 Biricik deeptone beni mimlemiş.Nasıl mutlu oldum anlatamam.İtiraf edeyim unutsa bayaa bozulurdum çünkü alıştım yani bugüne dek hiç unuttuğu olmadı.Ayrıca bu mim konusuna da bittim.Kullandığım ürünler konusunda çok huylu çok araştırmacıyım bunu baştan belirteyim....



   Deracine ; Alanında gerçekten çok çok iyi bir temizleme sütüdür.Tamamen bitkisel zaten.Kullandıktan sonra yüzün yumuşacık oluyo.Ayrıca hiç nemlendirici kullanmaya gerek kalmıyo.Yağlandırmadan nemlendiriyo anlayacağınız.












Acnecinamide jel krem ve temizleme jeli ;  Bunların ikisini yeni keşfettim ama uzun bir süre bırakacağa benzemiyorum.Jel kremi çok yoğun ve çok yağlı.Temizleme jeli süper ama.Eğer cilt probleminiz varsa , yani sivilceleriniz akneleriniz falan mutlaka kullanmanızı tavsiye ediyorum.Kısa zamanda çok etkisini gördüm.







Imex ; Bunu en son ben öğrendim bence.Herkes mi bilir herkes mi memnundur bi üründen.Bundan memnunlar kardeşim.Bu daha çok kozmetik bir ürün değil gerçi ama genel olarak da kullanılabilir birşey.Hem çok etkili hem de BB krem kadar kapatıcılığı mevcut.Ten renginde yani.Sivilceleri hem kuruturken hemde kapatıyor.Ben çok memnunum.Bunu hayatımdaki ve bloğumda insanların % 90 ı tavsiye etti.İyi ki de etmişler.mucukkk...




Luxe ; Avon un luxe serisine bayıldım.Bu serinin başta kırmızısı olmak üzere birkaç rengi dışında tüm renklerini aldım.Sürümü çok kolay , dudaktaki görünümü ve kalıcılığı da gayet iyi.Verdiğim parayı sonuna dek hakediyor yani.











Barbara bort dipliner ;  Normal günlerde dipliner, özel günlerde ki buna haftasonu da dahil eyeliner kullanan bir insanım.Neden barbara bort hemen bunun cevabını da vereyim.Çünkü genel olarak diğer markaların çoğundan daha siyah.Simsiyah , kapkara çok belirgin.Ayıla bayıla kulllanıyorum.








Alıx avıen ;  Fırça kullanamıyorum , eyeliner çekmesini beceremiyorum diyenler bu ürünü kullanmamışlar demektir.Sürümü çok rahat , çok güzel.Fırçasından da o kadar memnunum.Valla çok becerikli bir hatun değilim ama bununla kedi gözü makyajı bile yapabiliyorum buradan anlayın artık ne menem bişey olduğunu =)











   Son olarak , ben bayaa ürün kullanıyormuşum bunu farkettim.Bunlar daha uzun yıllar benimle olacak olanlar...Arada kullanmadıklarımı yazmadım, düşünün yani .Benden bu kadar.

mimlediklerim ; ben öyle mimleme konusunda pek başarılı değilim.İsim isim yazamıyorum ama yapmak isteyen , okuyan , duyan gören kim varsa hepsinden kullandıkları ürünleri , memnuniyet derecelerini görmeyi bekliyorum.Yazın bana da merak ederim ben...

19 Ocak 2013 Cumartesi

inanmışken yanılmak

     Lafım bitmiş olanlara değil , bitmeyen ucu bucağı belli olmayan ilişkilere...

     Bu durumu tarif etmek de , katlanmak da ayrılıktan , ayrılmaktan daha zor.Yazıyorum ama en iyi ifadeyi ben yapmış olamam , en uygun cümleyi ben kurmuş olamam.


      İçimdekilerden bahsetmek istiyorum , çok içerden...Her şey kötü gidiyorken ve ben bununla zar zor baş edip artık anca düzlüğe çıkmışken  hayatımıza girenler vardır.Hiç beklenmiyordur aslında.Yaşamına girerken bir evet yada hayır beklemez.Zaten senin de hiçbir seçeneğin yoktur.Çok kısa sürede her şey mükemmelleşmeye başlar.Hiç beklenti yokken gelip , bir çıta koyar hayatına.O saatten sonra daha azına asla razı olamayacağını anlarsın.Bir daha asla daha azını sevemeyeceğini...



      Aynı geldiği gibi gider o.Aslında sorun şu ki asla gitmez.Uzaklaşır uzaklaşır ve uzaklaşır...Sen onun kocaman boşluğunda üşüdüğünle kalırsın.Gitse alışırsın belki yada yerine gelse tekrardan sevebilirsin.Ama ne gelir ne gider.Bir türlü git diyemezsin.Bal gibi bilirsin bir daha eskisi gibi olmayacağını.Hatta onun eskisi gibi olmadığını bile bilirsin ama bir türlü git diyemezsin.Anıların bir yanda , O'nun adı diğer yanda bekler durursun.İçin içini yerken anlatamazsın.Sorunun ne olduğunu bir türlü bulamazsın.Gitmemiştir ki ; rahatça içini boşaltıp , ayrılığına ağlayıp yasını tutabilesin ama sende de değildir ki ; tekrar sıkı sıkı sarılabilesin , kokusunu tekrar içine çekebilesin...

                

       Şuan böyle bir durumun içindeyim.Bunalıyorum , bocalıyorum en kötüsü de ne yapmam gerek bilmiyorum.Kaybediyorum bunu hissediyorum ama sonucu hala kestiremiyorum.Keşke hiç çıkmasaydın karşıma demeye varmıyor dilim.Vazgeçemiyorum yaşadıklarımızdan diğer yandan canım yanıyor.Kıyamıyorum kendime ; kalbim diyemiyor ona iyi ki gelmişsin....Benim pes etmemi bekliyor biliyorum.Merak ediyorum öyle olduğunda vicdanı daha mı rahat uyuyor.Biri suçu üstlendiğinde kendisi akça pakça hiçbir şey olmamış gibi yoluna yüreği ferah mı devam ediyor ???

13 Ocak 2013 Pazar

insan cinsleri ...

    Çok değişik diyaloglar geçiyor insanlarla aramda.Öyle ki nerede , nasıl yaşıyor bunlar diye sormaktan alıkoyamıyorum kendimi ...

     Zamanında turizm acentesinin çağrı merkezinde çalışıyodum.Elimizde AVM lerde yapılan anketler oluyordu ve o yapılan anketlerdeki şahsiyetleri ( onlar benim için bir şahsiyet çünkü daha 3 gün önce doldurdukları anketi unutabilmişler ! ) arıyorduk.Canan Demirci diye bir anket vardı elimde.Aradım ben de hemen çat çat ....

- merhaba ben ***** termal otelden arıyoprum ismim çokomell canan demirci ile mi görüşüyorum ? dedim kadına.Sağolsun o da pek kibar

- yok canım ben eşiyim  biz telefonlarımızı değiştirdik al veriyim numarasını ordan ara

- ( o an bi kafam karıştı yani adımın adı cananmışş hmmm ok modundayımm ) ama bozuntuya vermeden devam ediyorum.Aradığımda Canan beyle görüşeceğim di mi ? yani Canan Bey ?

- evet hayatım ama lütfen ona canan deme hiç hoşlanmıyo.Adı canan ama biz ona hiç canan demeyiz.Ona songül diye hitap ediyoruz sende öyle de lütfen ...

- ( beynim asıl o an error verdi.Lan Canan kalsa daha iyimiş.ben Can diyoruz falan demesini beklemiştim.Songül ne hacı songül ne )

sonrasında aradım konuştum Songül beyle.Bilemedim gerçi o adam ne kadar Bey ?



Çilem bunlarla da son bulmuyor.Şimdi d-smart ın çağrı merkezinde çalışıyorum burada durumlar daha bok.Turizm işindeyken insanlar telefonu açtıklarında ya müsait değillerdi ya hastanedelerdi ya cenazeleri vardı.Modaydı bu cevaplar , Türkiye genelinde evrenseldi.D-smarta geçtim baktım insanlar bir cool olmuş , elit olmuş.Cevaplar yaa toplantıdayım şuan , çok önemli bir toplantım var sonra konuşalım , çok önemli bir iş görüşmem var sonra konuşalım.Edirnede ki adamda , hakkaride ki , şırnakta ki , antalyada ki ,izmir de ki , istanbulda ki adam da bu cevabı  veriyor.Hayır bir de bunu söylerlerken arkadan ağlayan zırlayan çocuk sesleri , memeeeeet kimmiş o Hatçe arayacaktı bizim diye bağıran bir hatun sesi yada kahvehanede midir nedir okey taşları sesi , hatta kahveci ve okeyin bilmem kaçıncısı olduğunu kestiremediğim bir adamın sesini bile duyuyorum.Bizi de aradılar böyle geçen .... diye bağrıyor arkadan.Benim buradan çıkardığım sonuç şu ; ülkemde bir içinde kalmışlık var.Hayatında hiç işle ilgili bir toplantısı olmamış garibimin bari insanlar öyle sansın , bir kere olsun o cümleyi kurmuş olayım mutluluğu var.Hayır yani ne kadar komik duruma düştüklerinin farkında değiller.Binlerce kişiyi arıyorum ve hepsi de kendini özel ,biricik , önemli sanıyorlar.Hayır efenim hepiniz aynısınız... Biriniz size bunu söylemeliydi yani.



Bütün bunların dışında hep aynı cevabı alınca ben kuılaklığı çıkarıp haykırıyorum ; bize yanlış DATA vermişsiniz , bu aradıklarımızın çoğu CEO , arada üç beş fakir var onlarada satış yapıyoruz iştee.

aaa dostlar yeni iş hayatımda durum böyle.

11 Ocak 2013 Cuma

bir kulak verin bakayım...

      Bilgisayarım bozuktu benim....

      Yazılarıma ara vermek zorunda kalmıştım bu nedenle.Ne var ne yok onlardan bahsederek bir giriş yapayım.Şuan D-smart . digiturk bilmem neyin çağrı merkezinde çalışıyorum.Satış temsilcisiyim yada öyle bişey kibarcası her neyse...Günde en az 200 kişiyle konuşmak hiç hoşlanılası bir durum değil.

       Ayrıca aylardır rengini açmak için devinip durduğum ; sonunda açık karamel rengine zar zor getirdiğim saçlarımı gidip mavi siyah rengine boyattım gene.Pişman değilim bana bu renk yakışıyo.Hem çokomell dediğin esmer olur di mi ama ?? ( burda di demelisiniz bana hak vermelisiniz şayet çok pis pişman olabilirim. )

    Eski sevgilim Eresboss la barıştık.Birlikteyiz artık herşey de güzel gidiyo.Geçen hafta cumartesi gününü full birlikte geçirdik.Cem yılmaz ı izlemeye de beraber gittik.Bütün belden aşağı esprileri dinlerken nereye bakacağımı şaşırdım o ayrı.Gene de mutlaka gitmelisiniz sakın kaçırmayın !

     Sigarayı bıraktım ama ne bırakmak.Şu sıralar canım o kadar çok çekiyo ki daha ne kadar böyle devam edebilirim bilmiyorum.

     Yeni işim Avrupa yakasında...Buradan oraya her gün 1 saatten fazla yol çekiyorum aman allahımm otobüs maceralarımdan bırakın roman yazmayı ansiklopedi bile çıkarabilirim.

     Bütün bunları bitirdikden sonra ya sizlere danışacağım birşey daha var aslında.Hatta birkaç şey birden.Sivilcelere iyi gelen bir ürün var mı bildiğiniz ? Peki normalde nemlendirmek amaçlı gün içinde de kullanabileceğim bir krem ? Yüz temizleme ürünlerinin hangilerinden memnunsunuz ? sizce jeller mi yoksa temizleme sütleri mi daha iyi ? off aklımda deli sorular.Bunların cevabını bileniniz , duyanınız , fikri , zikri olan ???