24 Aralık 2014 Çarşamba

ben bildirdim bilmezlikten gelmeyin

      Ölmüş gibi yaşıyorum canımlar...
       Dershane falan derken yaşamaya pek vaktim de olmuyor zaten.Konuları yavaş yavaş toparlamaya başladım ama matematiğe hiç el atmadım.Matematik bilgim hala 2 buçuk işlem : toplama, çıkarma,çarpmanın yarısı bölme hiç yok.Bıraktım bırakalı öğrencilik hayatı hiç değişmemiş, öğrenci olmakta öyle.Hala mal insanlar var , hala dershanede ki bir bok olmayan o kızlar var , hala saçma salak espriler var.Kısacası hiçbir macera yok.

       Şu sıralar macera tadında takip ettiğim , kendi sorunummuş gibi hissedip benimsediğim, küfürler savurduğum,öfkeden kudurduğum tek problem Melodram' ın iftiraya uğraması olayı.Bugüne kadar hastalıklar,ayrılıklar,gözyaşları,kavgalar falan hiç eksik olmadı kızın hayatından tamam ama bu sonuncusu onun hayatına bile fazla bence. ( Kız bir diyemedi ulan dingil binecek olsam vosvosa mı binerim , sarı birde.hadi pembe falan olsa belki bi derece.bmw lere layık insanım vosvos da işim ne diye.Ayrıca bir de lanet olsun o arkadaşının hayal gücüne tamam normalde çulsuz olabilirim öğrenci insanım ama bari yalan atarken azıcık yüksekten atar insan.usturuplu olsun diye düşündün anladık da tamam bir spor araba olmasa da bir bmw yi uydurukdan da olsa hakediyordum ben oldu mu ama şimdi Zeynel çok ayıp ama.Yaa tamam tamam hadi bundan da geçtim ama rengi pembe olsun bari bunda anlaşalım kapişşş   )

        

    
    Bu arada kış geldi ben öyle bakımdan falan iyice uzaklaştım.Şuan tırnaklarımda yer yer soyulmalar görülmüş ( orta kısımlarında bile mevcut ) turkuaz oje duruyor.Maske olayı desen bir ara ne kadar düzene koymuştum.Valla şu sıralar bana ihanet etmemiş tek şey sivilce ilacım.Başta çok beddua ettim o ilaca da ama şuan seviyorum kendisini en kısa zamanda bu konuyu size de dökeceğim.Saçlarım deseniz tamam çok uzadı ama ben tam bir bonusum.Arada kabarmasın diye kısmen maşa uyguluyorum.Bir ara da bol bol saçımı renkten renge sokmuştum ahı gitti vahı kaldı.Yarısına kadar kestirsem anca kendine gelir.
     Aşk hayatım deseniz benim ki en geç haziranda mezun olup polis oluyor.Geçen gün gene Kadıköy'deyiz.Bana test kitabı aldı, bir yandan NT yi tavaf ediyor aradığı test kitabını bulmak için bir yandan da bana söyleniyor.Karı-koca gibi takılıyorduk Çoko ya nerden çıktı bu öğrencilik diye.Şaka bir yana kararıma çok destek oldu aslında.Düşünün işte test kitapları falan alıyor bana.Bir ilişki ancak bu kadar yolunda olabiliyor galiba.Bu hafta zurna dürüm deneyeceğim onunla.O arkadaşlarıyla yemiş resmini gördüm nasıl özendim.Zurna dürüm dediğimiz bildiğimiz dürüm.Tek farkı 70 cm olması.Onu da bir gömüp geleyim oından da bahsedeceğim size.

    Tabi siz de o arada boş durmayıp bana özel üniversiteler hakkında ne düşündüğünüzü söylerseniz çok mutlanabilirim.

9 Aralık 2014 Salı

hadi bir el atın

   Siz hiç günün ortasında evde oturmuş televizyon izliyorken bu sene üniversite sınavlarına girmeye karar verdiniz mi ? ben verdim.

     Kulağa komik geldiğini biliyorum.Çok zorlanacağımı ve gerçekten hazırlanmak için geç kalmadığımı da biliyorum.Sınav,okul,ders polemiğini bırakalı yıllar olmuş yeniden bunları kovalamak nasıl olacak gerçekten bilmiyorum.Elimden geleni yapıcam gerekirse gece gündüz ders çalışacağım. ( ben bunu denedim.Eylemin adı halk arasında ders çalışmak olabilir ama o benim bünyede beyin mıncıklanması etkisi yarattı doğal mı bu durum bilen beni bi aydınlatsın ). 

     


     Tam da bu kararı verdiğim sırada daha önceden iş başvurusunda bulunduğum bir hastaneden de olumlu cevap aldım.Yani sevinsem mi üzülsem mi bilemedim.Günlerce hadi arasınlar diye bekleyip aradıklarında da reddettim.Bu yaşadığım duruma da ''şansım döndü ama götünü'' denebilir.
Yarın gidip bir dershane bulup kaydolacağım.Sınavlara çok az bir zaman kalmışken hadi beni kaydedin demek gülünç olacak ama olsun.Neler yapmalıyım,nelere çalışmalıyım, hangi dersaneye gitmeliyim nerden başlamalıyım hiç bir şey bilmiyorum.Sınava girmek için nereye ne zaman nasıl başvuracağımı bile bilmiyorum konuya o kadar uzağım.

       


      Bana bu konu da destek olun, bişeyler tavsiye edin,akıl verin yol gösterin.Mail atın yorum yapın ama saçmalamadığım konusunda biraz yüreklendirilmeye ihtiyacım var cidden.

        


Bu saatten sonra size daha çok ve daha sık yazacağım ister istemez.Neden ? çünkü afedersiniz ama ben her götüm sıkıştığında soluğu burada alıyorum.Ders hakkında düşünemediğim şeyleri , dershane ortamını ve daha bir sürü angaryayı buraya ilmek ilmek işleyeceğime de eminim.Şuan ne demem gerektiğini bilmiyorum.Bu konuya burda nokta koyuyorum o yüzden.

NOT : bu arada  dışarı çıkarsanız  John Wick filmine gidin cancağızlarım ben bile çok beğendim.Filmin arka plan müzikleri için bile gitmeye değer.Tabi ki vurdulu kırdılı bir film.

NOT 2 : Hadi inşallah a da gittim.Güzeldi ! ( eğer kitapla kıyaslamazsanız , kıyaslarsanız çok vasat kalacaktır ) Ben bu iki filme de sığırımla gittim ama siz gene de hadi inşallaha kız kıza falan gitmeye çalışın bence. ( çoko burada ben ettim siz etmeyin demeye çalışıyor )

Neyse sayın izleyici ben gene çok yazdık.Lafı uzatmayı sevmiyorum.Biriktirip biriktirip larus ansiklopedileri sayfası gibi uzun bir post koymak istemiyorum önünüze ( neyse ki bu konu da düşünceliyim.hatta bir tek bu konuda düşünceliyim ) Hadi kaçtım ben.

25 Kasım 2014 Salı

kendimi kıpratıyorum

      Saat kaç oldu hala boş boş dolanıyorum evin içinde ...

      Aylaklık ruhuma işlemiş resmen.Bu yazıyı da sırf bir şeyler yapmaya başlamış olmak için yazıyorum galiba.Hayatım hakkında bir kaç karar aldım.Hemen sizle paylaşayım ki belki daha kalıcı olur diye düşünüyorum.Yazarsam belki ilerde hmm bak sözümden dönmüş oldum gördü millet diye kendimi kışkırtırım diye düşündüm ( millete ne der geçirim dötüm sıkışırsa kendimi biliyorum aslında ama hadi neyse yemiş gibi yapın siz )

        Okula devam etmeliyim.

        Yeni bir işle başlarsam bu sefer çabucak iş değiştirmemeliyim.
   
        Spora başlamalıyım.

         Yeni bir saç rengi seçip bu sefer hemen sıkılıp değiştirip saçımın anasını ağlatmamalıyım.

Evet şimdilik bunları yapabilsem bana yeter.Hayatımda devrim yapmış olurum resmen bunları yapabilsem.Ha bakın bu maddelerde aşk maşk yok.Neyse ki o kısmı çözdüm ben.( bunu söyleyeceğime ben bile inanmazdım )  Size bunun tarifini vermeye çok izlerdim canımlar ama ne yazık ki bunu yapamam.Çünkü bu başarı benim değil , çünkü bu özellik bende hala yok.Siz ilişki yürütemiyorsanız yürütebilen bir adam bulun yürüyün .verebileceğim tek tavsiye bu.

Hadi bunları da geçelim.Dün akşam annemin doğum günüydü.Gördün mü bak 45 oldu.Kutladık ve ona bayaa sürpriz oldu.Çaktırmamaya çalıştı ama mutlandı kadın.Siz de yapın böyle şeyler atlamayın.

gelelim sevgili meselesine.Cumartesi gününü birlikte geçirdik.Genel de cumartesi günlerini birlikte geçiririz zaten.Hadi güzel bir kahvaltı yapalım dedik gittik Kadıköy'de ki Sen cafeye.Aman allahım orası kesinlikle benim sığıra göre değil.Bize böyle yer geniş olacak , masalar geniş olacak etrafta öyle süs müs olmayacak.( sakarlıkta yeni bir çığır açıyo da benim ki ).  Girdik masaya oturduk ama daha hiç konuşmadan onun aklından geçenleri anladım.Kalk dedim gidiyoruz.Sen burayı başımıza yıkmadan kaçalım ! Ya yok falan dedi medi ama yalandan 1 dışarı çıktık kedi gibi bakıyor bana sağol ya halden anladın der gibi. ( bu arada böyle kahvaltı yerleri veya gezilebilecek mekanlar biliyorsanız hemen yazın bana hemen ) .Gittik doğru düzgün bir yerde kahvaltı yaptık.

   

(   evet görsel bana ait )
    Hadi sinemaya gidelim hiç birlikte onu yapmadık bak 5 ayda  hiç fırsat olmadı dedik. Bari Fury'i seçtik.Konusu savaştı ( ben de o da böyle filmler seviyoruz ) Konusuna falan hiç bakmadık.Brad pitt' i gördük bu adamın filmleri iyi ya tamam bu olur dedik ve girdik.0 araştırma 0 düşünme.Zaten hava soğuk sıcak bir yer olsun mantığıyla gitmiştik zaten.Filmden bahsetmeyeceğim .Ben beceremiyorum öyle tavsiye etmeyi falan.Bana film nasıldı Çoko diye sorsanız oturur filmi baştan sona anlatır böyleydi diye cevap veririm.Sonra da yorumlamaya geçerim.Piç ederim film aşkınızı.
Daha anlatmak istediğim şeyler vardı ama yapmam gereken şeyler var.Duş almakla başlasam iyi olacak.

18 Kasım 2014 Salı

bana zeval gelmesin cık cık cık

     Evet sayın izleyici gene ben...

     Düzce anılarımı , Nurdan'ın kınasını düğününü anlatabilirdim ama şuan buna mecalim yok.
Zavallı kuzimin nişanından 1 gün önce bir komşu öldü.Kınasında başka bir kapı komşpusu tam o gün öldü cenazesi kınayla aynı gündü.Kına yapmadık gibi bir şey oldu.Daha doğrusu yaptık da çok çok kısa tuttuk ki kimseye ayıp olmasın ! Hatta o bile olmayacaktı ama erkek tarafından gelen misafirlere ayıp olmasın diye öyle oldu.
Düğün de acısını çıkardık ama . Nurdan' ı en son gördüğüm de gangnam style dansı yapıyordu o0 şarkıda.Evet kız düğününde gelinlik için de bunu oynuyordu.Gözlerimi ovuşturdum yeniden baktım evet doğruydu.

     


   Neyse benim konum bu değil.Bu aralar size yeni bir şeyler aktarmak istiyorum.Bugüne dek sürekli makyaj malzemeleriyle boğuştum durdum.Tam hangisini seviyorum hangisi benlik kaptım derken benim Sığır ( sevgilim ! ) tutturdu ben ten makyajı sevmiyorum sürme suratına şunları diye.Ulan suratına hiçbir şey sürmeden geçiştirmeyi de ben beceremiyorum.Onun yerine bende tenimi daha düzgün gösterecek cidden düzeltecek ürün arayışına girdim.Maskelerimi daha düzgün yapar, cilt bakımına daha düzenli gider oldum.

Bir de son zamanlarda çıkan sivilcelerimin izi yüzümde kalmaya başlamıştı tek tük bu konuyla da itinayla ilgileniyorum.En kısa zaman da size bunların sonuçlarını yazacağım ki siz de nasiplenin dostlar.( Sakın sivilce probleminiz olmasın canımlar bakın benim oldu bir cildiyeye gittim , bit kadar sivilce ilaçları bile baya tuzlu haberiniz olsun )

      Bu arada eski bloggerlar yavaş yavaş geri dönmeye başladı ortam şenlendi çok mutlandım.Haa şöyle tanıdık yüz görelim acıcık.Gerçi ben de bir görünüp bir kayboluyorum ama ben uzun süreli gitmiyorum.En azından yazmasam bile okuyorum , yorumluyorum.Eeee bu işler böyle.Güzel yaşayamayınca yazamıyorsun bence bu işler böyle.O yüzden böyle gidip gidip gelmelerimiz.Kafayı toplkayıp dönüyoruz yoksa yazıya dökülmüyor anacım.Bu günlük bu kadar yeter sayın izleyici , ben daha çok yoracağım kafanı şimdiden çok yüklenme yapmak istemiyorum.











12 Kasım 2014 Çarşamba

bir mim de ben yaptım

   Ben bu mimi çok sevdim ...

   Bana bunlarla gelin.Beni mimleyen gece defteri ne çok teşekkür ederim.Bu mimi okumakta yanıtlamakta çok eğlenceli :)

  Blog açma hikayeniz nedir?

  Günlük tutmayı günü gününe beceremiyordum.Okumayı da baktım çok seviyorum nette yazmak geldi aklıma.Önce azbuz , sonra blogcu en son da burada buldum işte kendimi.2 senedir falandır da buralardayım ben.

   Blog isminiz nereden geliyor? Neden bu isim? 

    Esmerim , inatla kırmızı ruja da bayılıyorum.Bir gün bir arkadaş benzetti.Sonra da tutuldu kaldı arkadaşlar arasında.Bende öyle yazdım.Yani reelden sanala geldi bu isim.Ben bulmadım bana buldular hazıra kondum.

  Hangi mevsimi seversiniz? Bu mevsim size neyi çağrıştırıyor?

   Tabi ki yaz.Ben çok üşüyorum her mevsim en az üşüdüğümk mevsim yaz o yüzden seviyorum galiba en çok.Bir de yazın giyim kuşam derdi yok.Kafalar açık , havalar açık , insanlar açık ohh mis.İnsanların en dertsiz tasasız olduğu mevsim yaz bence.Tam bir yaz insanıyım ben cayır cayır yanalım gıkım çıkmaz.

   Kırmızı ruj mu? Eyeliner mı?

     Tabi ki kırmızı ruj ! Kırmızı ruj bir moda değil karakterdir . Yıllardır var yıllar sonra da olacak.Kırmızı ruj kendini ifade etmenin en kolay en çabuk ve en baskın yolu.En azından bu bende böyle. ( tabi ki dişleriniz güzelse.şimdi bu kısmı es geçemezdim kusura bakmayın dürüst olmak gerek )

   Blog yazmak sana ne kazandırdı?

    Çok geniş bir bakış açısı , bir sürü yeni insan... Kendimi anlattım ve ne kadar ben çok farklıyım diye yırtınsak da hepimizin çoğu zaman aynısı olduğunu gördüm.Bunu fark etmek insanlarla ilişkim de baya etkili oldu.Bazı gerçekler vardır, değişmez.Kim önce bunu farkederse o kazanır ya bu da öyleydi.

   Kitap okumak mı? Bir şeyler yazmak mı?

   Okumadan yazılmayacağına inananlardanım ben.Gerçi bir ara kafam karışmıştı okumak yazarken ki orjinalliğimizi bozar mı , özgün olmaktan çıkar mıyız istemeden diye.O kadar düşündükden sonra son kararım okunmadan yazılamayacağı oldu.

     Şiir mi? Roman mı? Hikaye mi?

     Roman.Pek şiir seven biri değilim.

   En çok etkilendiğin film?
    
       3 idiots'u çok sevmiştim.

     Hangi tür kitap, film?

     Her tarzda okurum ama her tarzda izlemem.Romantizmi sevmiyorum.Fransız filmlerini sevmiyorum.Kısacası vıcık vıcık aşk olmayacak.Fazla bilim kurgu da olmasın.Ya gerçekci olacak günlük hayatta karşılaşmayacağım şeyleri önüme koymayacaklar.

     Öğrenci olmak mı? İş hayatımı?

     Öğrenci olmak hayatımın hiç bir aşamasında benim için cezbedici olmadı.O yüzden iş hayatı.Gerçi ondan da yıldım ben bigün ev hanımı olmak istiyorum diye tutturursam şaşmayın.

     Kitap okumak mı? Film izlemek mi?

     Film izlerken sıkılabiliyorum ben.Geriyor bazen beni ama kitap öyle değil.O yüzden kitap okumak.

     Klasik giyinmek mi? Spor giyinmek mi?
  
     Eskiden spor giyinmekti ama artık klasik.Büyünce klasik giyinmek şart6 oluyor.Yokısa hiç büyümüyorsun kimsenin gözünde.

     En sevdiğin yemek nedir?
    
     Patates kızartması başta olmak üzere patatesin her türü.

    En sevdiğin dizi?

    Cevabım çok net.American horror story.Ben  hayatımda böyle kurgu görmedim arkadaş.

    Hasta olmanın en kötü yanı nedir?

     Ben hasta olunca uyanmadan günlerce uyuyorum.Yemek yok , içmek yok sadece uyku.En kötü yanı bu.

   Alınacaklar listen var mı? İlk beşi nedir?

 1- Loreal Paris miss manga siyah maskara
 2- kokulu mumlar
 3-siyah dolgu topuk bot
 4-yeni bir ajanda
 5- renkli kalemler

NOT : BEN İSİM İSİM MİMLEMİYORUM ÇÜNKÜ ÇOĞU KİŞİ MİMLENMİŞTİ ZATEN.BU MİMİ YAPMAYAN HOŞUNA GİDEN YAPMAK İSTEYEN VARSA BUYURSUN YAPSIN.mimledim sayın :)

9 Kasım 2014 Pazar

yetişemiyor bu bünye hızınıza

       Ben yokken buralarda anlatılan meseleler de değişmiş ...

     Ben kendime şu ünlüyü ( yazarı , bloggerı , şarkıcıyı , türkücüyü ) örnek olarak yazmaya başladım , benim çok ilerlememi sağladı zıddırı bıddırı daha bir ton laf.Ben bu çabanın sebebini anlamadım.Yani neden kime methiyeler düzüyoruz? Her neyse ben kendi adıma konuşayım...

       Yazmaya çizmeye başlamamın sebebi hiç kimse değil.Kimseyi örnek almadım kendime ama beğendiğim , işte budur ! dediğim kişiler tabi ki var.Beni okumaya , takip etmeye zahmet edenler var mı bilmiyorum.Gördüğünüz gibi aklıma estikçe yazıyorum.Ayy şu yapmış ben de onun gibi yaparsam ben de de öyle durur dediğim en ufak bir şey dahi yok.Stil , kıyafet sayfalarına bakıp oradan bile kopya çekmeyen bir insanım.Benim tek ölçüm kafam.Hep kafama göre takılıyorum.Ha bir de burnum var.Onun dikine gittiğimde olmuştur canlarım.

       Şu sıralar moralimin canı sıkkın.Zaten bonus olan kafamı maşa yapmaya karar verdim.Çünküüü ısı değince bukleler yatışıyor kabarmıyor en azından.Bugüne kadar da hiç elime maşa almış insan değilim.Bunun acemiliğiyle saçımın önünü yapayım derken şap diye yapıştırdım yanağıma maşayı.O can acısıyla ordan çektim boynuma değdirdim bu sefer.( evet elimin ayarı yok )   her yanımı yaktım.Her yanımı iz yaptım.Önüme gelene soruyorum şimdi.

naber ? nasılsın ? sence bu yanık iz bırakır mı ? hmm tamam teşekkürler...

İz bırakmazmış doğru düzgün kabuğu bile olmamış incecikmiş.Tabi ben bepanten midir nedir ondan kullanıyorum.silverdin diye bir melhemden yardırıyorum.Annemlere de diyorum iz kalmaz diyorsunuz kalırsa estetik yaptırcam , iz kalmaz diyenler olarak birleşir ödersiniz nasıl olsa masrafımı.
Benim sığıra anlattım yandım ben ya , çok kötü oldu ama bak az buz değil.Ege adalarına döndü yüzüm orda burda parça parça yanıklar var falan diye.Dün buluştuk.

- bu muydu çoko ? ulan öyle bir anlattın ki ben böyle kezzap yanığı falan düşünmeye başlamıştım artık dedi.
Bir de Kadıköy'ün altını üstüne getirdik.Ya bir günde onlarca mekan değiştiren bir biz miyiz yoksa hepimiz mi böyleyiz ? yaaa bastılar beni burda kalkalım başka yere gidelim diye diye deli danalar dibi dolandırıyorum adamı.Bana işin aslını öğretinde ona göre davranayım.

neyse dostlar  zor bir hafta olacak bu hafta.Malum Nurdan ( kuzenlerimden biri ) ın düğünü cumartesi kınası cuma gecesi.Yani ben gene Düzce yolcusuyum gene...Şimdilik durumlar böyle işte.Daha yazacak çok şey varda sonra sonra...Birden yüklenmeyeyim size de yazık.

2 Kasım 2014 Pazar

ha ?

       Bakın ! artık düzenli gelmeye başladım.Tabi kimse kalmamış bildiğim ama olsun....

     Benimkiyle barıştık ( benim ki dediğim hani şu alevi olan evet hala o benim ) .Nasıl mutluyum,nasıl huzurluyum.İlk defa bir ilişkim bu kadar yolunda. ( evet yolunda olan ilişkim bile 2 gün önce bitmek üzereydi . sebep de  ilişki durumu gibi saçma sapan bir olaydı . )  İnadım inattı ama ya o ilişki durumu olacak ya da bu ilişki burada sonlanacaktı , neyse ki beni kaybetmeyi göze alamadı da derin bir nefes alabildim ben de.Yoksa üzülen taraf gene ben olacaktım dostlar.

    





         Sonbahar yaşamadan kışa devrildik farkında mısınız canikler ? Bu durumdan cildim nasıl huysuz nasıl mutsuz anlatamam.Nemsiz ama yağlı bir cildim var.Uygun bir krem bulamazsam kuruyor gerim gerim geriniyor . krem sürersem ve benim nemrut cildime yaramazsa bu sefer de basıyor sivilceyi.yağlanıyor da yağlanıyor.İşte bu duruma uygun bir şeyler tavsiye ederseniz bana çok makbule geçer.
Arayışlarım bununla da bitmiyor.Ben önceden spor giyinmeyi severdim artık klasik seviyorum.Yani öyle sevmeye çalışıyorum.Spor giyindiğin sürece hiç büyüyemiyorsun çünkü.Sinir bozucu bir durum bu.Büyümek şart.

      Hatırlarsınız yıllardır benim oje problemim var.Alıyorum alıyorum ama sürmüyorum.Dün annem bu konu da el attı.
ÇOKO : bunları alıp böyle doldurma evi . biliyorsun ki bunlar çabuk bozulan şeyler.çabuk bozulmasalardı şişesini bit kadar yapmazlardı.Parfüm şişesi gibi bir şey yaparlardı dedi ve azarına son noktayı koydu.

    İşte şidmilik durumlar ben de böyle.

31 Ekim 2014 Cuma

gelişmeyen gelişmeler

       Hadi Çoko ' yu hatırlayın.Nankör olmayın canım bu kadar aaaa .

      Bu günlerde 4 aylık ilişkim can çekişiyor canikler.Düşünebiliyor musunuz 4 ay olmuştu.Valla benim ciddi ilişkim bile bu kadar sürebildi.Canım sıkkın mı ? Tabi ki sıkkın hatta bir ara oturdum sinirden ağladım falan.

       Bloğa bir bakayım dedim amanın ne göreyim her yer watsons , gratis indirim haberleriyle dolu.Millet kapış kapış kozmetik alışverişi yapmış.Benim şu sıra kozmetik de gözüm yok o yüzden, giyim kuşamla gelin bana.Kozmetik stoğum artık doğal sınırlarına ulaşmış daha fazla genişleyemez durumda çünkü.

      Ha bir de Benim evlenen kuzi Çiğdem vardı ya hani.Şuan 1 buçuk aylık falan evli.Ayyy hamile o hamile.resmen teyze olcam.Geçen bir baktımk whatsapdan fotoğraf göndermiş bana.Ultrason fotoğrafı.Köşesinde 33 mm yazıyo.bit kadar çocuğun fotosunu atmış bana.Bide soruyor

 -    nasıl olmuş Çoko ?

    afferin afferin çok güzel olmuş sağlam yapmışsınız falan dememi mi bekledi bilemiyorum. iyi iyi maşallah fasulye kadar olmuş bu demeyi seçtim ben kibarca.

       Ben çok hissizleştim neden ? kimseye minnetim kalmadı neden ? ulan hayatımda bir bok olmuyor neden ? bu bana tabi ki yakışmıyor.En kısa zaman da her şeyi düzelteceğim tabi ki.

24 Eylül 2014 Çarşamba

kimse de mi tık yok vallahi yok

    Şu saatte kalktım türk kahvesi yaptım sayın seyirciler...

    Hiç canınız çekmesin boşuna çünkü kıvamını tutturamamışım.Çok şekerli seven ben bildiğin zehir içiyorum şuan.Önce oturdum bu blog aleminin hayatında ne var ne yok diye baktım ; biraz içim rahatladı.çünkü böyle bildiğin hiçbir action yok.Okul , iş , bla bla bla...Şu sıralar benim hayat da sıkıcı.Tabi ben çok memnunum bu durumdan çünkü çalkantıyı yeni durulttum imanım gevredi.Azcık rahat götüme batmasında huzur bulayım istiyorum.İşi bıraktım 3 gün sonra Düzce'ye gidip bildiğin 12 günlük bir tatil yaptım yıllar sonra ! Hala evdeyim ve bünyem çalışmamya hiç alışık değilmiş bunu anladım.Yahu ben evde daha çok yoruluyorum.Kim hangi oda da ne konuşuyor merak ediyorum , tv seyretmek , pc de durmak , dışardan gelen komşu seslerine bakmak herşeyi ama herşeyi kontrol etmek istiyorum.İnsanın evde durmaya çok vakti olmayınca ve birden evde durunca tüm bunlara olan merakını karşılayası geliyor.

    Bu arada benim Sığır ( erkek arkadaşım ! ) da İstanbul'a döndü.Kendisi Bursa'da yaşıyor ama burada polis okulunda okuyor o sebepten buralarda.Cumartesi gününü onunla geçirdim.Hiç manita beyden bahsetmiyorsun hadi kımılda artık Çoko feryatlarınıza tepki olarak yazıyorum bunları.
Benim ki bildiğin sığır dostlar.Odun , kütük , öküz ve türevleride olabilirdi aslında...Her neyse ben bu duygu fukarasıyla kadıköy'ün altını üstüne getiriyordum ki bu kolumdan çekeşleyip yaa birini gördüm diye bi adamın karşısına dikti beni.Bu arada elimi de tutuyor.Geçen sene bu adam bunun üst devresiymiş tabi o şimdi polis.Bu arada benim ki arkadaşıyla konuşurken de hala elimi bırakmadı.Öyle selamlama falan filan derken yanından ayrıldık. ( bende diyorum sevgilime bak vayy be arkadaşlarının yanında da , hiç tanımadığım insanların yanında da elimi tutuyor , 1 saniye bile elimi çekmedi falan diye şımartıyorum kendi kendimi )  

- yaaaa sen var ya isteyince çok çok harika şeyler yapabiliyosun bence ( diyorum adama sırnaşarak )
- anlamadım naptım ?
- sen benim elimi arkadaşınla konuşurken tokalaşırken bile bırakmadın yaaa diyorum
- haaaa o mu ? bırakmadım tabi lan , böylece onun senin elini sıkma ihtimalini de ortadan kaldırmış oldum dedi.

        


       Böyle aklınıza gelmeyecek diyaloglar dönüyor aramızda.Bu diyaloglardan fazla bahsetmek istemiyorum çünkü onu tamamen ayrı bir yazı konusu yapacağım.Anca paklarım inanın.

      İşsizim demiştim di mi ? Yarın bir iş görüşmesine gideceğim dua edin olsun lütfen ya.Bana şans dileyin.Şöyle hafta sonu falan olan bir işim olmalı bu sefer.Benim hafta sonuyla pek işim olmazdı bilen bilir ama artık olması gerek.Yetişkin moduna giriyorum yavaş yavaş ve yetişkin olmak pazar günü izin yapmayı gerektirir.Bu arada gördüğünüz gibi tavrım yaşımdan seneler sonra geliyor yapacak bişey yok.Öyle böyle düzeldiğine de şükredelim bence.
      Ha bir de artık ojeli gezmeyi başarabiliyorum.Ama şu sıralar saçımı başımı adamakıllı yapmayı,düzgün hazırlanmayı başaramıyorum.Kısacası ben birini yapabilsem diğerini yapamıyorum.Kendimi toplama bilgisayar gibi hissediyorum şu sıralar.Hani çok emek edilmiş , çok para harcanmış,fazlasıyla iş görür halde,performans çok iyi ama görüntüyü hiçbir şekilde toparlamanın imkanı yok.bknz : ben!   Düzce'den döndüğümden beri böyleyim.Yaa evde yatarken insanın kendini salmaması imkansız bi kere.Geçeceksin onu arkadaş.Dua edin zengin koca falan bulmayayım ben.Yoksa evde dura dura götü göbeği salarım, adamda tekmeyi basar bana.Çoluklu çocuklu üstüne bir de götlü göbekli bir karı olarak devam ederim hayatıma !   nasıl da biliyorum ama kendimi .Her neyse şimdilik bu kadar.
            


Orda burda yaşayan Çoko son durumlarıda üşengeçliğini yenip size bildirdi sayın seyirci...

12 Eylül 2014 Cuma

tef gibi gergin iki taraf

Hatun kısmının aldatabileceğine inancım gerçekten sıfır...

    Denedim olmadı. Daha doğrusu acaba dedim ama yok dostlar yok.Hep en sevdiğinden yana basıyor aklı kalbi.BIr basķasının yanındayken bile acaba nerde napıyo meselesine dönüyor iş.

     Denedim olmadi diyorum ama o lafın gelişi.eniştenin arkadaşlarından birinden teklif aldım da , o zamana kadar eniştenin arkadaşlarıyla nişan hazırlıkları sürecinde bayaa zaman gecirmistik.Hİç aklımda yokken konu buraya gelince bir düsündüm.tabi ki hayır dedim de yok yani o sırada bu yazıyı düşündüm işte.

     Hem zaten bende ki enerji birine zor yetiyor.gerci kolay yönleri de vardır galiba.Düşünsene bu çıldırttı mı seni öbürüyle vakit geçir.buna mı kizdın diğeriyle....ilişki yürütmek kızlar icin daha zor? Fazla takıntılıyız erkeklere göre.bu yüzden aynı çabayi aynı anda 2 kişide gösterebileceklerini düşünmüyorum.tabi her ikisini de sevmeyip sadece takılıyorsa o başka.aslına bakarsanız o durumu çakmayacak erkeğin olduğuna da inanmıyorum.

     Neyse bu konuyu geçersek nişan işi zormuş arkadaşlar.bir de masraflı falan.bir de iki aile iki farklı taraf oluncaa biraz gerilgin bir hal alıyor hazırlık aşaması.bu arada burdan bir nıişan makasını 3.5 saat aratan ayağımıza kara sular indiren kuzenime b7rdan sevgiler biraz da sövgüler gönderiyorum.bir de burası köy yeri ( malum düzcedeyim şuan ) aman kavga çıkmasın diye çok uğraştık.ve kavga eden tek kişi damat oldu.kesķe damadın arkadaşları veya gelinin kardeşleri kavga cıkardı deselerdi de bir tek damat yardıra yardıra kavga etmeye gitti, kavga çıkardı demeselerdi dedik.

     Bir de görümceler öyle durumlarda belli oluyor.mesela damadın yıllardır konuşmadığı bir ablası varmış.aileden kimse konusmuyor o karıyla.karı gelmiş avaz avaz bağırıyordu herkesin icinde benim bir tane erkek kardesim var onu size yedirtmem diye.ulan sanki kardesini biz getirdik.senelerdir bir kez olsun konuşmamışsınız.o kadar aileciymissin ama 2 kere kocaya kaçmışsın utanmadan birde çirkeflik ediyorsun.ama merak etmeyin dostlar kendimizi tuttuk ağzını yırtmadık.

     Ertesi gün faceden yazıyo kadın kUzenime  naber canım? Ö.... nerde ?   Yok yedim de şuna diyorum.neyse ki kuzen benden sakin çıktı da cevap vermeye tenezzül etmedi.işte son durumlar böyle.daha yazacak çok şey var.

6 Eylül 2014 Cumartesi

bekleşirken

     Kuzen Nurdan'ın nişanı için  düzcedeyim canlar....
Enişte bey gelsin bizi alsın da kuaföre götürsün diye bekliyoruz.Fön mü , topuz mu diye düsünürken zaten bonus olan kafama maşa yaptırmaya karar verdim ve evet böyle bir kararı ancak ben verebilirdim.

       Benim ayarsız kuzicanımda heyecandan eser yok.eger kuaförden böyle çıkarsa kafasına vurup bayıltmayı böyleyece fabrika ayarlarına döndürmeyi hedefliyorum kendisini.Bütün bunların arasında benim nasıl olduğuma gelecek olursak , daha önce giydiğim bir elbiseyi giycegim icin huzursuzum.istediğim bi saç modeli olmadığı icin huysuzum.ımmm daha sayabilirim sanırım.

      Ha bir de ben işi bıraktım.Bildiğiniz yatışdayım yani.Bu konutla ilgili detaylı yazım daha sonra.Keşke işi daha erken bıraksaymışım ya.deniz sezonu bitti ... hem de ben açılış bile yapamadan.mevcut amele yanıklarımla bir dahaki seneyi bekleyeceğim artık napayım ?

      Durun durun durun.... 2 buçuk ayĺık bir ilişkiye sahibim.tabi ki normal iliskiler bana göre değil.sorunsuz takılmam biliyorsunuz.ilişkimin orta yerine düsén kocaman bir alevi - sunni çatışması var artık haydiii geçmiş olsun.bunlar sadece konu başlıkları.açılımı en müsait zaman da yapacağım.alan biten sizi ilgilendirir mi bilmiyorum ama bilin bence.ben burda pek yazamıyorum ama twitter da daha canlıyım galiba.kıpırtı var orda kıpırtı...bugünlük bu kadar dostlar.çoko şimdilik sadece bunları bildirdi

7 Ağustos 2014 Perşembe

anlık iletiyorumm

   Suan elektrikler yok.... elektrik yoksa bizim iş de yok....

     Ben de gittim karşı dükkana oje alısverisi yaptım.Nerde neon , nerde cafcaflı renkler var onları beğeniyorum.Resmen ruhum çingene bu zevkimin başka açıklaması olamaz.

      Bu hafta nasıl dağıttım , nasıl saldım , nasıl bakımsızlaştım belli değil.Biraz daha koyversem kaşım gözümle birlesecek ha gayret.Bu arada bikaç gün önce saç tebesirini denedim.Çok güzel bisey o siz de deneyin.Tabi saçın anasını ağlatıyor o ayrı.

      Az da dedikodu yapalım.valla is arkadaslarının boğazına düşkün olmasının en iyi yanı bana da yaraması.sabah süleyman'la bal kaymak çörek açma keyfi yaptık.süper oluyomuş ya.o nu da deneyin.

      Bugün erken çıkışım havanın hale bak.dolu yağıyor ulan doluuuu ! Genelde üsüyen bir insan olarak terlersek terleyelim banane gene de hava gavur a*ı  gibi yansın istiyorum.

        ........             ..............

       Ben bu aralar kozmetiğe deli gibi para harcamışım.bundan sonra kıyafete yatırım yapacağım.bundan sonra bol bol gezmeye tozmaya gidecegim.

      Aşk konusuna girersek ayyy girmeyek oraya nolaaar bombok o konu.hayatımda kimse yok da azcık ucundan var gibi.bu konu da hala detay vermiyorum yıldım çünkü artık.neyse canikler bu anlık bi iletiydi.oturdum telden yazdım.bir yandan karanlıkta oturup bor yandan telden yazı girmek kolay iş degil.ha bir de laf yetistiriyorum millete. Neyse bu günlük bu kadar.

   

26 Temmuz 2014 Cumartesi

gecenin şey'inde yazdım ( köründe dicektim )

    Normal bir insan kalkıp bu saatte ne yazar diye düşünürken normal insanların bu saatte uyuduklarına karar verdim...

     Bu akşam başka bir şubenin elemanlarıyla iftara gideceğim sabaha sıkı hazırlanmam gerek ama lanet olsun  ki hava çok sıcak.Elim düzleştiriciye varmıyor bir türlü.

      Size anlatabileceğim çok fazla bir şey yok.aslında var da hep anlık şeyler dostlar.Çok isterim size iş yerindeki Süleyman'ın 6 yıllık ilişkisinden kesitler sunabilmeyi.Yada nikahı basmış ama düğün hazırlıkları son sürat süren kuzen Çiğdem ' den bahsetmeyi.Yahu kız bir gelinlik bakmaya bile gittiğinde annesiyle kaynanası arasında o kadar kalmış ki , hır gür çıkmasın diye annesinin beğendiği gelinliğin altı , kaynanasının beğendiği gelinliğin üstü olacak şekilde gelinlik diktirdi.( toplama bilgisayar yapımı gibi bişey oldu bu )Bir allahın kulu da sormadı gel annem sen neyi beğendin diye.Bence insanlar bu evlilik hazırlıklarında ayrılmıyorlarsa bir daha da kolay kolay ayrılmazlar.

      Bakın anlatmaya başlamışken kuzen Nurdan'dan bahsetmemek de olmaz.O sülalenin eli maşalı kızı olacak.Gittiği yerde kök söktürecek eminim.Zaten kendide diyor ; onun ailesi beni tepelerine çıkarıyorlar ama sonra hiç inmeyeceğim oradan haberi yok diye...O'nun hikayesi de farklı aslında.Ayrı bir hatta ayrı iki yazı konusu çıkar ondan.

      İş yerinde 2 kızız.Özge balayından yeni döndü zaten.bu arada evlenirken ayakkabısının altına beni iliştirmeyi unutmamış.söylediğine göre de adım silinmiş.ayakkabının altında ismim olan bir fotoğraf mevcut elimde en kısa zamanda onu da burda paylaşıcam.Gördüğünüz gibi burada bu saatte ancak konu başlıkları yazılabilir.Ya benim yazmaya bir yerden başlamam gerekiyordu.Tam aha da düzenli yazıcam dediğim sırada bloğumda bir sürü hata oluştu.Yok üye olamadılar yok yorum yapamadılar.Ama en güzeli neydi biliyor musunuz ? o kadar çok kişi söyledi ki lütfen şu sorunu gider izleyicin olamıyorum diye...İnsan ancak bu kadar mutlandırılabilirdi.Zaten egoistim , bencilim , şımarığım.Düşünebiliyor musunuz o yorumları okuyunca ki ruh halimi ? Böyle ağzım kulaklarıma kadar varmış olabilir bence.

      Bu sorunu giderdiği için apayrı ve kocaman bir teşekkür yazısı yazmak da var aklımda.Deeptone  gerçekten yazacağım.Günlerce kaprisimi nazımı çektin.Beceremediğim her şey için trip attım sonunda top sende kaldı da girdin sen düzelttin. ( evet o işi bile ona yıktım kendim yapmadım dostlar.bana selam veren borçlu çıkıyor.elini veren kolunu alamıyor.daha sayayım mı ? )

      Hiç ramazan yazısı yazmadım hiç oruç yazısı yazmadım evet ama buradan bildiriyorum.kahvaltı yapmayı çok özledim.Ben bu işte kahvaltı yapmaya çok alıştım.Gün içinde kivi çayıydı , karaduttu , sodaydı iyi yardırıyordum mideme.Şimdi hep bir eksiklik hissi var içimde.Neyse hayırlısıyla ramazanında sonuna geldik.

      Koskoca Çoko dünyayı yazdı ; özel hayatından ser verdi sır vermedi dedirtmem ben ardımdan ! Hayatımda hala kimse yok.Tabi ki aday çok ama ben yıldım galiba.Böyle bıktım , sıkıldım.İlişkilerin giriş kısmı bence çok sıkıcı.Gelişme kısmı bende sonuç kısmıyla aynı zamana tekabül ettiğinden neresi sonuç nerde geliştik nerde bitti anlamıyorum.O yüzden o kısmı hakkında pek bir fikrim yok.Hayatımda kimse yok ! ama durun bakalım sanki var bir kıpırtı.Tabi olursa cidden bu sefer ki farklı olacak.Zaten her ilişki de sıkılıyorum.Bari sıkıldığıma değsin.Evet bu kadar da açıksözlüyüm.

4 Temmuz 2014 Cuma

Gece vakti mim yaptım da ben

     Biliyorum biraz geç oldu , biliyorum bu mimi yapmayan kalmadı ama ben yeni yapıyorum napabilirim ?

    Biricik dördüncü tekil şahıs beni unutmamış mimlemiş.Baktım sorularda güzel tamam Çoko dedim bakma saate falan şuan müsaitsin yardır gitsin...

   

1-Blog yazmak sana neler kazandırdı?

      Kendimi daha fazla anlatma şansım oldu.Daha çok yorum aldım farklı açılardan da baktım.Ha baktım ama gene kendi bildiğimi yaptım o ayrı.Kendim gibi , benden daha deli , ve benim tam zıttım insanlar tanıdım.Gerçekte olsa bu kadar severim bu kadar tanırım dediğim insanlar var burada.Eminim bazılarınızın hakkında bildiklerimi ailesi bile bilmiyordur.Var mısınız iddaaya ?

2-Ne tür kitaplar ve filmlerden hoşlanırsın?

    Ne olsa okurum diyenlerdenim ben.Hoşuma gitmeyip yarım bıraktığım çok az kitap vardır. ( bknz ; tutunamayanlar )  film dersen , önce komedi sonra da aksiyon filmlerini seviyorum.devamında korku gelir.bilim kurgu ve fantastik filmlerle pek aram yok.Hatta dur ya hiç aram yok.

3-Tekrar tekrar okuduğun bir kitabın var mı?

    Can Dündar ' a ait olmayan hiçbir şeyi dönüp 2. kere okumuyorum ben ya.Belki yanlıştır bilemicem.

4-Seni tanımlayan en iyi beş kelime ?

    Bencil - inat - neşeli - uçuk - farklı

5-Okumaktan en çok keyif aldığın blog içeriği hangisidir?

    Favorim kişisel.Diğer alanlardaysa sadece gerçekten başarılı olanları takip ediyorum diyebilirim.Kişisel okumak bambaşka bir şey.Ben insanları tanımayı severim.Daha önce yaşanarak tecrübe edilmiş şeyleri tekrar yaparak tecrübe etmek aptallıktı demişler ya hani bu da öyle , ben bazen çok aptalım ve açıkcası başkalarının aptallıklarını okumaktan zevk alıyorum.Bence olay bu.


not =   valla bence bu mimi en son ben yaptım.İsim isim mimleme huyum yok benim.Onun yerine yapmayan , yapmak isteyen varsa buyursun alsın gitsin.
    

24 Haziran 2014 Salı

Günceden kesitler






Günü Böyle depo köselerinde ayaküstü kahvaltı yaparak geciren çoko bildiriyor.

     boynum klimadan felç.henüz açmayı başaramadığım 9 adet hat benimle bakışıyor.kıç kadar masayı bu kadar dağıtmayı nasıl başardım acaba diye düsünüyorum ben suan.Herseyi geçtim birde elektrikler gitti.karanlıkta çömdüm koltuğa telden yazı girmeyi deniyorum.
bu arada hayatımı yoluna koyma çalışmalarına tam gaz devam.
yazım şu işsizliğimin arasında bile saçma sapan sebeplerle bölünüyor.resmen sinirlendim bak.

              ....                                     ....                          .....

            Üst kısmı iş yerinde yazmıştım yarım kaldı.Sinirlendim demişim evet bak aklıma gelince gene sinir oldum.Elektrik yok kapkaranlıkta duruyoruz adamlar gelmiş kontör attırcaktık biz diyolar.

- abi elektrik yok
- yav duymuyo musun benim elektriklen işim yok kontör yollayın bana

     He tamamm canım sen git biz hava yollarıyla anlaşma yapıp senin telefona iyi bir yolcu uçağıyla gönderme yaparız.Şu sıralar kimse aklıma mukayyet olmayacak galiba benim. Kendimi salmıştım biliyorsunuz toparlanma da baya ilerledim.Ailemle aram bayaa düzeldi.Eski neşeli ruh halime dönebilirim artık.

     Neyse ben işyeri muhabbetlerini anlatmaya devam edeyim.Bugün adamın tekinin kartından 22 tl çektik ama kontör olarak da 22 yerine 20 göndeermiş bizim serhat.Adama diyo abi 10 daha çekeyim 12 göndereyim en az 12 yollanıyo çünkü falan.Baktım bunların muhabbet uzun sıvıştım oradan.Geri döndüğümde Serhat 10 tl çekmiş 12 tl kontör atmıştı.

- Ya Serhat benim kafam karıştı şimdi o 2 tl bize mi girdi ?

- Hayır Çoko ya , adama girmişti de girdiği yerden çıkardık işte ...

    Bu arada bir baktım tüüm mağaza muhabbetimize kulak misafiri olmuş.Ha bir de ben yavaş yavaş esnaf ağzını da sökmeye başladım.Araba ilanlarından da anlamaya başladım.Böyle anlatınca alakasız geliyor tabi kulağa ama durun bi dinleyin dostlar anlayacaksınız.

     İşyerinin diğer bir ferdi Süleymanımız da var bizim.Çocuk araba almak için kredi çekmiş, ulan kredinin borcunu bile bitirmiş ama hala araba bakıyo.Onun sahibinden.com daki yorumlarına o kadar alıştım ki.Engin Süleymana 
- abi bak kazası falan yokmuş , plakayı da sorgulayabiliyoruz sadece kaportada boya varmış...

    süleymandan önce ben bağırdım...

- bırak ya o arabaya arkadan gömmüşler ama adam sorgularda çıkmasın diye servise göndermemiş cebinden ödemiştir puşt...

Bu yorumu yapabilecek kadar fazla zaman geçiriyorum onlarla.

    Bir ara çaycı Çavuş ve çırağı Arcan dan da bahsedicem.Çavuş çok kızıyor gün içinde birşeyler içmeyince.Benim çayla aram yok ama kivi çayına bayıldım.Ekşiyi seviyorum da ben.Bizim Süleyman karadut çayına hasta , serhat sodaya , Engin ? hmmm o genelde çay içiyor sanırım ya.

19 Haziran 2014 Perşembe

çoko güncellemesi

   Beynimi bile unutacak kadar çalışıyorum....

   Sabah 8 buçuk akşam 8 buçuk kapişşş ! Tüm bunları geçin hayatımın en berbat,en boktan günlerimi geçiriyorum bunda da anlaştık mı ? Yemin ediyorum ki hayatımın en boş , beleş, mutsuz sürekli sorunlu,huzursuz  zamanlarımı yaşıyorum.

  Son ilişkim biteli 1 ayı geçiyor hatta 2 aya varmak üzere.Yazın bu tarihi bir kenara çok özledim ve unutamıyorum.Oturup hayatımı toparlayamıyorum.Yazın bir kenara pişmanım ilk defa o haklıymış ben haklıymışım umurumda değil.Özledim.Yollarımız bir daha kesişir mi ? ASLA...

    Ha bu arada Bay Cool bu yakaya taşınmış.Günlerce aradı görüşelim gelip alayım diye.Kılım kıpırdamadı.


Ben artık Vodafone'da çalışıyorum.Bayinin içine girip akbil doldurtmak isteyen çok insan mevcut.Ev kirası gibi telefon faturası ödeyen insanları görseniz aklınız uçuklar.Telefon desen allahım evet bence de çok acil bir ihtiyaç.Pc nin yüzüne haftalarca bakmayan ben telefonumdan ayrı kalma sürem 3 dk. İşyerinin en güzel yanı tabi ki wifi =)

    Çok esnaf dostum oldu.Her şey tamam ama içimde bir şeyler eksik.Sizce ben aşk acısı çekiyor olabilir miyim ? Sizce bir Çoko bu duruma kaç defa düşebilir.Yaa benim içim gittti içim.Bir daha da kimseye yanmam herhalde bu son korumdu.

     Neyse canlarım oradan oraya yazdım ama tamamını anlatmaya şimdilik dermanım yok.En kısa zamanda tüm bunları atlatacağım.Zaten şu sıralar yazmaktan başka yapmak istediğim hiçbir şey yok.

     

   

5 Haziran 2014 Perşembe

moralim ölü bence

    Beynimi,enerjimi,keyfimi hepsini bir yerlerde unuttum bence...

    Yok ya valla hiçbiri yok.Hevesim bile yok.sabır desen ömür billah onun ne olduğunu bilmedim zaten.Kendimi toplamalıyım,büyüyüp olgunlaşmalıyım diye diye bir tellal çığırtmadığım kaldı.Bakımsızlıktan öldüm ölücem.2 gün boyunca hiç açmadığım saçlarımla yatıp uyuyup gene hiç açmadan işe gidebildim.Saçlarım elektriklendi ama bana mısın demedim.Uzaylı zekiye gibi gezdim ortalıkta.Umarım düşmanlarım yoktur yoksa hepsi içlerinden çekemeyen anten taksın dedim aha da taktı bu kız falan derlerdi muhtemelen.

      Her şeyden bu denli vazgeçişimin sebebi özlemek olabilir mi ? artık hayatımda olmayan birini çok özlemek... 

     Bu haftadan sonra gene hayatımı hale yola benzetme çalışmalarına başlayacağım.Bundan sonra daha düzgün daha olgun biri olmak istiyorum.İnanılabilitesi yok içimdeki çocuğu büyüteceğim fikrinin ama olsun.düşünüyorum öyleyse varım,üşeniyorum öyleyse yarın !

16 Mayıs 2014 Cuma

aşk ve iş konusunda asla yarışılamayacak biriydim ben ama...

     Bir daha böyle bir yazı yazabilir miyim bilmiyorum ...

     Büyüdükçe daha mutlu oluyorsun daha iyi hissediyorsun sanıyordum öyle değilmiş.Gitgide işler karışıyormuş bunu anladım.İş hayatındaki sorunlarımı az çok biliyorum.Nelere dayanamayıp,nerede esip gürleyip genel olarak iş sorunlarımı da.Ailemle de aram ergenliğe göre daha iyi.Bir saatten sonra onlar seni kabulleniyor sen onları.Eskisi gibi kırıp dökmeden de idare etmeyi öğreniyorsunuz.( umarım ergenliği en hasarsız atlatanlardansınızdır sayın seyirciler şahsen benim devirmediğim çam kalmamış da ! ). Peki ya ilişkiler ! Senelerce sorunu karşındakinde arıyorsun.Sonra yok ya onun karakteri oydu benimki buydu uzlaşamadık diyorsun.Tabi bu süreç de genelde kendinden taviz vermiyorsun sonra yavaş yavaş kafana dank etmeye başlıyor '' ulan bende bi yanlışlık var umarım üretim hatalı doğmamışımdır '' diye düşünceler geçiyor beyninden artık.İşte asıl sorun buradan sonra başlıyor.Devamında belki bu sorun böyle giderilir diyerek kendinden taviz vermeyen sen kayıtsız şartsız teslim olma yoluna gidiyorsun.Bir bakıyorsun böyle de bitiyor.Tabi bu evrede kafalar karışık.Öyle iteliyorsun yok böyle kakalıyorsun yok ! Hayır yani anne babamın ve yaklaşık olarak ( neredeyse ! ) tüm sülalemin mükemmel ilişkileri varken genetik kodlamalarıma da suç bulamam ki !

       Düşünmeye başladıkça ayıkıyosun vaziyete.İlk başta hep ben dediğim için olmamış.Nasıl bir dengesizsem artık benden daha zayıf olanı ( yani benim onu sevdiğimden daha çok beni seven,üzmeyen  , kırmayan , muhalefet olmayan, tüm hükümlerimi kayıtsız şartsız yerine getiren ... ) bildiğin ezikliyorum.Haale almıyorum , muhattap olmuyorum,komşunun oğlu dese daha çok laf dinletir herhalde.Biri benden güçlüyse de ölümüne sıkıyorum boğuyorum ya da bakıyor ki bende güçlüyüm o beni ölümüne sıkıp boğuyor.Bildiğin diş biliyoruz birbirimize...Son evrelerde artık uzlaşma yoluna gidiyorsun benlik bu deyip.Tamam böyle olmadıysa olduralım o zaman deyip kendin olmaktan çıkıp onun olmayı seçiyorsun.Bu kötü bir şey değil aslında.Nasıl olsa çoğu huyuyla ,karakteriyle o da sen gibi. Öyle kolay olmuyor bu aşama.İki tarafdan biri yoruluyor.Hırpalanmış iki insan kalıyor geride.En çok çaba harcayan,ilk gardını düşüren,ilk taviz veren kısacası uzlaşma yolunda ilk adımı atan en üzülen taraf oluyor hep.Sorun neymiş çözdüm ama ! Daha tam olarak kendime ait olmayı becerememişken başkası gibi olmayı başkasının olmayı kaldıramıyormuşum ben.İki kişilik nir dünya yaratmayı başaramıyormuşum.Hiç öyle uzun ilişkim olmadı benim.İş ve aşk değiştirmede kimse benimle kolay kolay boy ölçüşemez! ama ilişki bambaşka bir şey.Ben birini idare etme konusunda başarılı değilim.Tipim,muhabbetim,halim tavrım,ortamdaki hareketlerim hepsi iyi olduğundan bırak karşımdakinin idare etmeyi ben kendimi idare etmeyi öğrensem bile başarılı olacağım ama yooook.Kısacası insan en çok canı yandığı anda anlıyor hatalarını.

     Eğer buraya kadar anlamadıysanız burada bir toparlama yapıyorum dostlar.Gördüğünüz gibi ayrıldık...Benim gözüne gözüne sokarak yaptığım ve bu sonuca varacağını bile bile yaptığım hatalar! yüzünden ayrıldık.Hatta dur ya ayrılmadık, ayrıldı.Ama öyle tamam kavga ettik ayrıldık gibi de değil.Dağ gibi adam o konu da tam bir pısırık çıktı.1 hafta ayy bu hafta azcık konuşmayalım düşünemiyorum.Ayy görüşmeyelim aklımı topluyorum.15 yaşında ergen triplerine girmesin mi.Orda yıkıldım zaten.İnsan bu kadar mı salakça bahaneler üretir.Nasıl oldu da aşkım sen regli falan olmadığına emin misin demedim bilmiyorum.Çenemi tutabildiğim tek cümle bu oldu onu da söylemediğime pişman oluyorum ara sıra.Aaaa bir de şunu da söylemeden edemeyeceğim.Aynı işyerinde birbirimizi görmezden gelerek devam edemezdik.Edemezdik çünkü görmezden gelme kısmında çok başarılıydı İT...bende bıraktım işi gücü.

Son olarak söylemek istediğim bir şey varsa o da ana avrat SEVİYORUM ... işte

27 Nisan 2014 Pazar

günah çıkarıyorum da ben !

     Stres,kararsızlık,huzursuzluk...

      Bu gene bir günah çıkarma yazısı olacak biliniz.Ya sevgilin mi var derdin var daha doğrusu benim için asıl karmaşa işler düzene oturduktan sonra başladı.

     Kendin gibi baskın karakterli biriyle olmak çok zormuş anacım önce buradan başlayalım.O ister onun dediği olsun ben isterim kendi bildiğim olsun.Benim ki hele tamamen ayrı bir dert.Yahu adam alışveriş de bile benden beter.10 mağaza geziyor mübarek bir gömlek almaya.Bende diyorum bir daha ben alışveriş yaparken bana laf etmek yok ! yaaa sen merak etme hayatım ben senin alışveriş süreni kendi isteğinle kısaltırım zaten.

-hmmm nasıl olcakmış o.
-valla baktım sıkılıyorum ne giyersen giy,sokarım seni kabine tutup öperim aşkım bu çok güzelmiş hep üstünde görmek istiyorum alalım bunu diye sen sonra alırsın zaten onu ..
- çok hainsin ama artık yemem ben onu
- sen düşünme bunları canım ben yediririm.

     düşünün işte en basit diyaloglarımız böyle.İşin kötü yanı gittikçe alışmaya başlıyorum.Alışmak hiç iyi biri değil.İstediğin yere gidememek  , istediğin zaman terk edememek...Gözüm korkuyor dostlar bana göre şeyler değil bunlar.Biri beni sindirebilecek güç de ve beni kendine alıştıracak kapasite de düşünebiliyor musunuz ?Üstüne üstlük bir de sinirli...

      Geçen gün arabadayız.Bana yol soruyor aç şu navigasyonu diye.Açtım açmasına ama bu habire bir yerler soruyor anlamıyorum be adam böyle kımcıklı kımcıklı yollar var , mahalle isimleri falan.Ben ki düz git sola dön demeyi bile başaramayan , denildiğinde de anlayıpta haaa burdan dön demişlerdi deyip dönemeyen biriyim.Bir posta banaa bağırdıktan sonra aldı dizine telefonu kendi baktı.aradan 15 dk geçti yolu bulduk falan ben dedim en sonunda sen şimdi anlıyo musun ondan diye ? suratıma bir bakışı vardı zaten bakışıyla dövmek bu.en sonunda da dedi yok anlamıyorum ama zevkine bakıyorum işte ...( dalga geçerek söyledi bunu tabi ki )

     Daha çok olay var anlatılacak bunlar sadece başlangıç hani bir fikriniz olsun diye döküldüm.
Zeten ben de şu sıralar çok dağıldım.Kendime bakmak istemiyorum.İşyerinde ortam eğlenceli ama konuşmalar falan hep belli bir seviyenin altında.Diksiyonum bozuldu ,konuşma tarzım bozuldu hatta düşünüyorum acaba üslubumda değişmiş midir diye.Bunlar hep kötü yanlar ama kafamda başka planlar var.Yakın zaman da hayata geçirilmeliler...İyi bir kuaför olur mu ki benden.Bence olmalı...Enerjiğim,ağzım laf yapıyor,dedikodu da tamamım eee daha ne olsun.Bende müşteri bağlayacak potansiyel var arkadaşım gerisi ufak tefek detaylar...

       

23 Nisan 2014 Çarşamba

köyün delisi gibi olmuşum da ben

      Tekrar düzenli yazı moduna girmeye karar verdim...

       Yeni bir ilişki,düzene oturmuş bir iş,iyi giden aile hayatım; kıyamet alametleri bunlar diyesim geliyor dostlar ama şimdilik her yolunda.Hatta o kadar ki benim emektar nokıa E72 mi şutlayıp yerine miss gibi Samsung galaxy note 2 getirdim.

       Hepiniz burda alıp başınızı gitmişsiniz.Ben yazmaya yazmaya köyün delisi gibi kalmışım.Bi gelip bir gitmeler falan.

        Şuanda sol kolum felç ,sağ kolumu kendim morarttım bacaklarımda yamalı dana modunda karşınızdayım.Biraz daha açayım bu durumu ...Dün Asabi Bey ( yeni erkek arkadaşımın adı bu olsun ) ile viaporta gittik.Yolda giderken bi ara buna cinnet geçirttim sonra onu cimcikledim.O da öyle cimciklenmez böyle cimciklenir dedi.Bir kıstırdı mı kolumu bende yiğitliğe bok sürdürmedim acmıyoğkiiii diyorum ama gözlerimden yaş geliyo ... zeka o an 0-5 yaş arasında.Bıraktığında resmen deri mi yüzmüş piç.Nasıl mosmor oldu kolum.Sağ kolumda ise bugün ağda denemeleri yaptım ben.Ordan başladım.İlk sürmemde yaktım azcık kızarıklık var , 2 parmak ötesinide morartmışım.Aynı durum bacaklarımda da söz konusu.Ben o ara ne kadarını almışım ne kadarını da alamamışım anlamamışımda zaten yamalı dana gibi kalmış.Bu da yetmezmiş gibi uzaktan bakınca morarıklıklar falan böyle bir tecavüze uğramışım ya da beyim üzerimde orantısız güç kullanmış izlenimi verse de henüz öyle bir durum yok.İlerisi için bir şey diyemiyorum eee malum bugün cimcikleyip morartan adam yarın ne yapar ne yapmaz kestiremiyorum da ben.

      Ağda demişken, kuaföre gidin anacım.Girmeyin evde bu işe.Ben girdim neyse ki kukumu bu işe karıştırmadım da o sağlam kaldı.
Bu arada ben bu yazıyı öylesine hani bilgilendirmek amacıyla yazdım bakın geldim kafa ütülemeye kaldığım yerden devam diye şeyetmek için yazdım.Yarın sağlam bir durum değerlendirmesi yazısı yazıp hergün de buraya bir şeyler ekleştireceğim.Bir de instagramı çözmeye çalışıyorum.Kafam oraya bastığı an hemen ondan da haberdar edeceğim sizi.Öpüldünüz< ama bu akşamlık bu kadar.

29 Mart 2014 Cumartesi

3 SORU MİMİ

  Ben bu mimi çok sevdim.Ne zamandır yazı yazamıyordum ama bunu görünce yapmadan duramadım.Mimleyen tabi ki deeptone .Mimler güzeldir ya bazen kendinizi görmenizi bazen hatırlanmanızı sağlıyor bence.neyse hemencecik 3 soruma geçeyim ben

1-Neden blog adın ?

    Ben biraz şımarık , çokca nbarsist , en kocamanından da bencil bir insanım.Biri bana aa ondan bende alayım derse hayır canım burda bana kadar var derim.Hatta ebeveynlerim beni severken araya girmeye çalışan kardeşime bile burda bana kadar var derim.Eli bol gönlü bol bir insanım ama paylaşmak bana göre değil.İstersen aynısından veya benzerinden sana da alırım sana da bulurum sana da dilerim ama benimkini paylaşmam.yani kusura bakmayın ama ''burda bana kadar var ''

2-Hayat felsefeni belirleyen söz ?

   ''ya benim yolum ya da kendi yolun '' . Sen istiyrsun diye senin dediğini yapmam ben arkadaşım önce bunda bir anlaşalım.Muhattabın bensem benim dediğim olacak , benim gönlüm olacak yoksa o iş yaş.Uzlaşmacı değilim anlaşamıyorsak güle güle.

3-Kendimle ilgili 3 ü doğru 4 şey ?

1- normallikten çok uzağım deli doluyum durulamıyorum
2-kendi yanlışımı kendim yaparım kendi tecrübemi kendim edinirim başkasına sağırım.
3-Daha önce yaptığım yanlışları tekrar yapacak kadar aptal değilim
4-çok fazla parfüm ve koku takıntım var

25 Şubat 2014 Salı

hayatın hası

     Biliyorum biliyorum ne zamandır yazmıyorum....

     Hayatıma biraz şekil vereyim sonra yazarım dedim.Peki sonra ne mi oldu ? Düzeltmek için elimi attığım her şey elimde kaldı.Amann boşverin bunları bize bi şey olmasın.

      Okul hayatına geri döneyim dedim.Onca zaman sonra derslerle haşır neşir olmak ne bileyim garip geldi bana biraz.Ama kararlıyım burada bırakmayacağım.Bir de ingilizce olayı var tabi.Onu da kursa gider hallederim diyorum.Bana bu konuda kurs , kitap ya da yararlı olacak ne varsa önerirseniz cidden çok sevinirim.

            


       Aaaa bakın bunu da söylemeden geçemeyeceğim.Ben günlük tutmuyorum burada arkadaşlar.Aklıma eseni yazıyorum , canım ne çektiyse elimde hangi malzeme varsa onu koyuyorum önünüze.Bir gün kurabiye tarifi verip ertesi gün makyaj örnekleri de gösterebilirim ertesinde günümü olduğu gibi anlatadabilirim.Aslında böyle olduğu gibi günlük kıvamında yazmayı hiç istemedim hatta kendimi anlatmayı bile istemedim ama nasıl olduysa benim elimden yazı hep aynı kıvamda çıkıyor sayın seyirciler.Artık nasıl bencil , nasıl narsist, nasıl egoist biriysem her konuyu kendimle pekiştirip , kendimden örneklendirip kendi ruh halimle de sonlandırıyorum.( BKNZ ; DEEPTONE ...  değil kitap ansiklopedi çıkarsa gene doğru düzgün ben demeyecek ! nasıl başarıyor bilmiyorum ama hayretlerimi şaşırtıyor. ) Hayatı da böyle yaşıyorum işte bu yüzden işin içinden çıkamıyorum sanırsam.Yazımda hayatımı nasıl bir kenara fırlatamıyorsam , evi,aileyi,arkadaşları,işi hepsini ayrı ayrı yaşamayı da beceremiyorum.Böyle bildiğin ortaya türlü yapıyorum sonra da ay ben böyle karışık kuruşuk işleri sevmem deyip mızıklıyorum.Bildiğin gerizekalıyım anlayacağınız.Bazen kendi kendime de oyy dağlar oyy misisipi napcam ben bu kendimi diye dövünmüyor da değilim ama henüz kendimle sorunum iktidar muhalefet ilişkileri gibi.Sorunlar belli çözümler ise asla...

           


      Bakın o kadar satır döktürdüm hala bir olay anlatmış değilim.Madem yakınarak başladım yakınarak da devam edebilirim.Geçen gün ayyy bugünde eyeliner çekmeyeyim gözümün altına da üst iç kısmına da koyu koyu kalem çekeyim hem gözümü büyük göstersin dedim.( iyi halt ettim ) gayet güzel göründü evet amma velakin üzerinden 3 gün geçmesine rağmen gözümün üst kısmının iç tarafısındaki kalemleri temizleyemedim.Hala gözümün altında kocaman karartılar yayıyor , delircem...

NOT ; ben bu yazıyı bundan sonra daha sık yazacağım diye bitirsem değil siz ben bile inanmayacağım o yüzden inş canım ya deyip defolup gidiyorum.