8 Şubat 2014 Cumartesi

bence siz de eğlenin !

      Çiğdoş gene buralardaydı bir de depresyonda gibiydi...

       Hümeyra diye de bir tanıdık var o da 28 yaşında ama kocayı yeni boşadı  o da ayrı bunalımda.Tamam dedik dün yarın akşam dışarı çıkıyoruz.Çıktık , aha da eve yeni girdin.Şimdi gelelim benim için günün olayına.

      Evde bir güzel hazırlandık ettik Çiğdoş'la ama allahım ben farkında olmadan kaşlarım olmuş sana bir amazon , olmuş sana bir balta girmesi gereken orman ! tuttuk kuaförün yolunu.Kuaförde ki kızla da iyice kanki falan oldum zaten gide gele.Tam kaşıma iple daldı allahım gitar sesi geliyor kulağımaaa.

fırladım yerimden dur bi dedim dur ben bu sesin kaynağını bulcam.Ben etrafa bakınıyordum ki çocuğun teki kasanın arka tarafından kafasını uzattı.Baktım baktım o da bana baktı güldü falan neyse dedim bacım sen devam et.( bu arada çocuk da sandalyesini benim görebileceğim bir yere çekti aramızda da toplasan 3-4 adım falan var bir de gitar çalmaya hala devam ediyor ) Aradan saniyeler geçti ki , dur hacı durrr bi çekil bişe demem geldi benim deyip ittim kızı döndüm gene çocuğa

- şarkı söyleyemiyo musun sen , sadece böyle bam bam gitar sesi mi dinlicez biz

Başladı bu söylemeye...Önce Teoman'ın İstanbul'da sonbahar şarkısını söyledi ardından da Haluk Levent'in Yollarda bulurum seni şarkısını.Bu arada kız gene kaşlarıma devam etmeye çalışıyordu.

- Ya bacım bir one minute dedim ( evet türkçeyi de ingilizceyide katlettim itiraf ediyorum ) bende söylicem diye başladım şarkıya.Baktım kız artık cinnet moduna girdi , aaaaa yettin canıma dövcem ama seni bak diye çemkirdi ( çiğdem 'de ordan kafayı uzatmış bana bağrıyo  o sana vurursa bende sana vururum hakettin artık geç kalcaz diyo )

tamam be devam et o zaman dedim uslu durmaya çalıştım. ( kaşlarım gitar eşliğinde yakışıklı bir çocuk önünde alındı sayın seyirciler ) o sırada bu yanında biriyle kapının önüne sigara içmeye çıktı.O içeri girdiği sırada da biz kuaförden çıkmak üzereydik.Tam kapının dibinde karşılaşıp bakakaldık birbirimize.Tam o anda ne oldu dersiniz ( valla bu kadarını siz bile bilebilemezsiniz sayın seyirci ) çiğdem tuttuğu gibi ensemden beni kapının önüne sürükledi ! neye uğradığımı şaşırdım bence o manzara karşısında çocuk da epey şaşırmıştır sanırsam.

             


      Ordan çıktık Hümeyra'yı da aldık gittik sahildeki bir cafeye.Dışarıda ki en rahat koltuğa çıktık.Türk kahvesiyle başlayıp , çaydı falan devam ettik ( dışarı da oturan tek aklı evveller ! bizdik dostlar, bir tarafımızdan buzlarsarkmadan nasıl kalktık oradan bilmiyorum ) ama hangi arada telefondan bangır bangır müzik açıp avazımız çıktığı kadar bağıra bağıra şarkılara eşlik etme aşamasına geçtik anlamadım.Baktık burada ipleri kopartmışız başka bir cafeye gittik.Teyzemlerde oraya geldi ama orası da nasıl tıklım tıklım doluymuş arkadaş ! mahşerin bir alt versiyonu olmuş resmen , tüm oyun masaları da dolu dedik burda bize ekmek yok hesabı da teyzemlere kitleyip kaçalım biz.Öylece noktaladık günü...

           


NOT ; Çiğdem'i saç boyatmaya ikna ettim.Yarın kuaföre gidersem ben de kaldığım yerden devam ederim anacım, kaçmaz yani.Çocuğun adı murat diye hatırlıyorum ama o ara buna kafa yormadım gerçekten , hani ben murat derim sonra adı mehmet falan çıkar yadırgamayınız ...

NOT ; zakkum'un ben ne yangınlar gördüm şarkısına bayıldım ben.Dinleyin bence

2 yorum:

illy dedi ki...

çokomell kuaförde, çokomell gezmelerde:)
şarkı ise kesinlikle süperrr..

deeptone dedi ki...

hadiii bi son durum güncellemesi yapsan yaaaa :) annatsanaaa :)

Yorum Gönder