16 Mayıs 2014 Cuma

aşk ve iş konusunda asla yarışılamayacak biriydim ben ama...

     Bir daha böyle bir yazı yazabilir miyim bilmiyorum ...

     Büyüdükçe daha mutlu oluyorsun daha iyi hissediyorsun sanıyordum öyle değilmiş.Gitgide işler karışıyormuş bunu anladım.İş hayatındaki sorunlarımı az çok biliyorum.Nelere dayanamayıp,nerede esip gürleyip genel olarak iş sorunlarımı da.Ailemle de aram ergenliğe göre daha iyi.Bir saatten sonra onlar seni kabulleniyor sen onları.Eskisi gibi kırıp dökmeden de idare etmeyi öğreniyorsunuz.( umarım ergenliği en hasarsız atlatanlardansınızdır sayın seyirciler şahsen benim devirmediğim çam kalmamış da ! ). Peki ya ilişkiler ! Senelerce sorunu karşındakinde arıyorsun.Sonra yok ya onun karakteri oydu benimki buydu uzlaşamadık diyorsun.Tabi bu süreç de genelde kendinden taviz vermiyorsun sonra yavaş yavaş kafana dank etmeye başlıyor '' ulan bende bi yanlışlık var umarım üretim hatalı doğmamışımdır '' diye düşünceler geçiyor beyninden artık.İşte asıl sorun buradan sonra başlıyor.Devamında belki bu sorun böyle giderilir diyerek kendinden taviz vermeyen sen kayıtsız şartsız teslim olma yoluna gidiyorsun.Bir bakıyorsun böyle de bitiyor.Tabi bu evrede kafalar karışık.Öyle iteliyorsun yok böyle kakalıyorsun yok ! Hayır yani anne babamın ve yaklaşık olarak ( neredeyse ! ) tüm sülalemin mükemmel ilişkileri varken genetik kodlamalarıma da suç bulamam ki !

       Düşünmeye başladıkça ayıkıyosun vaziyete.İlk başta hep ben dediğim için olmamış.Nasıl bir dengesizsem artık benden daha zayıf olanı ( yani benim onu sevdiğimden daha çok beni seven,üzmeyen  , kırmayan , muhalefet olmayan, tüm hükümlerimi kayıtsız şartsız yerine getiren ... ) bildiğin ezikliyorum.Haale almıyorum , muhattap olmuyorum,komşunun oğlu dese daha çok laf dinletir herhalde.Biri benden güçlüyse de ölümüne sıkıyorum boğuyorum ya da bakıyor ki bende güçlüyüm o beni ölümüne sıkıp boğuyor.Bildiğin diş biliyoruz birbirimize...Son evrelerde artık uzlaşma yoluna gidiyorsun benlik bu deyip.Tamam böyle olmadıysa olduralım o zaman deyip kendin olmaktan çıkıp onun olmayı seçiyorsun.Bu kötü bir şey değil aslında.Nasıl olsa çoğu huyuyla ,karakteriyle o da sen gibi. Öyle kolay olmuyor bu aşama.İki tarafdan biri yoruluyor.Hırpalanmış iki insan kalıyor geride.En çok çaba harcayan,ilk gardını düşüren,ilk taviz veren kısacası uzlaşma yolunda ilk adımı atan en üzülen taraf oluyor hep.Sorun neymiş çözdüm ama ! Daha tam olarak kendime ait olmayı becerememişken başkası gibi olmayı başkasının olmayı kaldıramıyormuşum ben.İki kişilik nir dünya yaratmayı başaramıyormuşum.Hiç öyle uzun ilişkim olmadı benim.İş ve aşk değiştirmede kimse benimle kolay kolay boy ölçüşemez! ama ilişki bambaşka bir şey.Ben birini idare etme konusunda başarılı değilim.Tipim,muhabbetim,halim tavrım,ortamdaki hareketlerim hepsi iyi olduğundan bırak karşımdakinin idare etmeyi ben kendimi idare etmeyi öğrensem bile başarılı olacağım ama yooook.Kısacası insan en çok canı yandığı anda anlıyor hatalarını.

     Eğer buraya kadar anlamadıysanız burada bir toparlama yapıyorum dostlar.Gördüğünüz gibi ayrıldık...Benim gözüne gözüne sokarak yaptığım ve bu sonuca varacağını bile bile yaptığım hatalar! yüzünden ayrıldık.Hatta dur ya ayrılmadık, ayrıldı.Ama öyle tamam kavga ettik ayrıldık gibi de değil.Dağ gibi adam o konu da tam bir pısırık çıktı.1 hafta ayy bu hafta azcık konuşmayalım düşünemiyorum.Ayy görüşmeyelim aklımı topluyorum.15 yaşında ergen triplerine girmesin mi.Orda yıkıldım zaten.İnsan bu kadar mı salakça bahaneler üretir.Nasıl oldu da aşkım sen regli falan olmadığına emin misin demedim bilmiyorum.Çenemi tutabildiğim tek cümle bu oldu onu da söylemediğime pişman oluyorum ara sıra.Aaaa bir de şunu da söylemeden edemeyeceğim.Aynı işyerinde birbirimizi görmezden gelerek devam edemezdik.Edemezdik çünkü görmezden gelme kısmında çok başarılıydı İT...bende bıraktım işi gücü.

Son olarak söylemek istediğim bir şey varsa o da ana avrat SEVİYORUM ... işte