25 Eylül 2015 Cuma

bayram alışverişi, yolculuk,ziyaretler

    1 bucuk saat sonra yeniden yollardayım canlarım.
Bayram ziyaretlerini ufacık polemiklerle atlattık.Şey ben büyük teyzeme bayramlaşmaya gidip, demir kapıyı açmayı başaramadığımdan geri döndüm.Tabi bu biraz olay oldu. ( ben amacımı yerine getirmek için oraya gittim mi ? gitttim.niyet önemli bence . )

      Hadi gelelim alışveriş kısmına.Ben mi gratisi sömürdüm gratis mi beni bilmiyorum ama durum şu:



The balmdan hiç kullandığım bir şey yoktu ama bu sene eyeliner ve Nude Dude far paleti aldım.Bordo ruja müthiş bir takıntım var ( ihtiyacım olmamasına rağmen ) mervenin kırmızısını aldım.Lorealden rimel, maybellineden fondöten,essenceden krem, golden rosedan pudra ( ben normalde de bu pudrayı seviyorum.)3 tane fırça ( aslında 3 tane daha eyeliner fırçam var ama memnun değilim aradığımı hala bulamadım bu mudur bilmiyorum. ) .Far fırçası da aldım.Bu arada ben pek far kullanmam.Yaa ben yaşca küçümen gösteriyorum biraz.Bana sanki far çok büyük işiymiş bana yakışmıyormuş gibi geliyordu.Son olaral flormardan rengini beğendiğim bir göz kalemiyle 2 tane de dudak kalemi aldım.Ben dudak kalemlerini bildiğin ruj olarak kullanıyorum.makyaj temizleme sularını kasada önerdiler.1 alana 1 bedavaymıs gratis kartta belli bir miktarda alışverişe.Onu da aldım.

Bu arada ben gelmiş burada yazı yazıyorum ama aslında hazırlanıyor, valiz falan toparlıyor olmalıydım.Kahretsin tam bir son dakika insanıyım bu huyumu da değiştirmeliyim.Bu sefer aileme,İstanbul' a daha uzun süreliğine veda ediyorum.
Bu yazı bu kadardı sayın seyirciler ben gidince tam durum bildirimleriyle geri döneceğim haberiniz olsun.






18 Eylül 2015 Cuma

kör olmaya bir tık kala

    Sağ gözüm görmüyor solda da aynısı yavaştan olmaya başladı...
Burda okula gideceğim ilk gün başladı gözümdeki bu değişiklik.Yatakdan bir kalktım sağ gözümde bir acı , bir yanma, bir batma.Aha dedim tamam kızım Çoko gözünün birini yastıkta bırakıp kalktın herhalde.Öyle olmamış ama bildiğin kıpkırmızı olmuş.Etrafına da gün geçtikçe mor bir halka örüyor.Kafasına estiği gibi de şişiyor falan.Yani olurda sokakta kıpkırmızı gözlerle Dracula gibi gezen birini görürseniz ürkmeyiniz canlarım o benim.Ha bilmediğim bu şehir de sağlık ocağı bulup gitmedim mi ? Gittim.Doktor hayatında ki bütün dedikoduları döküp , 40 yıllık  konuşma ihtiyacını giderdikden sonra bana 2 tane sikimsonik damla verdi ve her şey daha da kötü oldu.

       Bütün bunların dışında okula tam alışıyordum ki 9 günlük bayram tatili sebebiyle bugün eve dönüyorum.Ev arkadaşımla hala tanışamamış olsam da en azından artık telefonda konuştuk fotoğrafını falan da gördüm maşallah taş gibi hatunmuş kendisi de.Evde hiç yalnız kalmamış ve mümkünse benim bayram tatilimi 1 güncük kısaltıp kısaltamayacağımı da sordu kendisi.Anlayacağınız sanırım cumartesi günü evdeyim canlarım.Bu arada yol dediğin Kamil Koç'la 12 saat sürüyor.Akşam yola çıkacağım ama evi de öyle bir dağıtmışım ki şimdi girsem 3-5 saate anca biter ( gerçi bende merak ediyorum kıç kadar evde bunu nasıl başarabildiğimi ).  Gene de toplamalıyım tabi ki , elin kızına sen yokken 1 haftada evin şeyini çıkardım diyemem.

        İstanbul'a gidince kışlıklarımı da getireyim ama bu şehre daha kış gelmedi şortla atletle dolanıyoruz hala.Dönmeden önce saçlarımı da boyatmak istiyorum ama o iş biraz yaş gibi görünüyor.Niye ? çünkü Çoko'nuz kitap,defter almak için donuna kadar harcama yaptı.Fotokopi kabul etmeyen,hatta kitabın son basımı değilse onu bile kabul etmeyen hocalara ne tarafa doğru sövüyorduk ? 
Bir de uzaktan eğitim diye bir olay var.Benim 3 dersim öyle üçünü de koymuşlar sabahın kuşluk vaktine.Siteye girip vurup kafayı uyuyordum ki hocanın çığırtmasına uyandım.

-Sen bu konuda ne düşünüyorsun Çoko ?

yemin ederim şu soruyla uykumdan uyandım.Puşt herif gerçekten pc başında olup olmadığımızı test ediyormuş.Yapıştırdım cevabı
- ne düşünmeliyim hocam ? Daha senenin başı ben bu konuyu ileride düşünücem deyip politik cevaplarımdan taviz vermedim.

Bu arada soru evrensel dilin ingilizce olmasının sebepleri neler olabilir ? miş.sonradan öğrendim.

    Gelelim bir diğer meseleye.Hani o kadar AVM , çarşı pazar geziyorsunuz da bazen garip garip kıyafet görüyorsunuz ya, ya da gerçekten beğendiğiniz hoşunuza giden bir kıyafet görüp alıyorsunuz da hani sokakta desen giyilmez,düğüne desen olmaz, yemeğe desen gitmez.Kesin okulda giyilcek kıyafettir o.Hayatımda bu da giyilir mi dediğim, bu nerede giyilir dediğim bütün kıyafetlerin okulda giyildiğini gördüm.En azından kafamdan bir soru daha eksildi ne diyeyim.Neyse canlarım şimdilik böyle.bir daha da dönünce yazarım artık.Şimdiden hepinize iyi bayramlar diliyorum.

13 Eylül 2015 Pazar

içimde kalanlar...

    Biliyorum iyi bir blogger değilim çünkü yazmaya eriniyorum !

    Gene de bu gece yazmadan edemezdim.İstediğim şehirde üniversiteyi kazandım.Apartta tuttum ve bu burada ilk gecem.Yaşıtlarımın bir kısmı çokdan mezuniyet aşamasına gelmiş,diğer kısmı çokdan kocalarını kollarına takmışken ben evden 12 saat uzakta ilk senemdeyim.Ev arkadaşımla daha tanışmadım.Bayramdan sonra gelecekmiş.Evin yarısını o tutmuş ama böyle bildiğin ciddi anlamda yarısını tutmuş.Boş eve eşyalarını nizami bir şekilde tam ortadan yerleştirmiş.Ben olsam o kadar da düzgün yerleşemezdim.Sanırım bu tertiplilikle muhtemelen benim eşyaların onun sınırına geçen kısmını alır çöpe koyardı.Umarım iyi biri çıkarda sorun yaşamayız.Şuan o beni ben de onu merak edip duruyoruz.

      Madem öğrenci oldum bu sorunlar üzerinden yardırmaya devam edeyim bu yazıda.Ya ben geri dönüş biletimi falan da aldım ama bayram tatili 9 gün oldu diyorlar ,  okula dönme tarihi de değişti diyorlar.Hayy ben böyle işin.Az buz değil bir bilete 100 Tl gömünce evlat acısı gibi koyuyormuş.Evet Çoko'nuz para harcamaya alışık ama kıytırıktan bir kağıt parçasına değil.

Şimdilik bu kadar olsun mu ? Yarın bu işin yerleşme ve alışveriş kısmından bahsedeceğim.Bundan sonra buralardayım nasıl olsa kafa şişirmeye çok vaktim olur.