19 Aralık 2015 Cumartesi

kendimce tespitler

 Yazacaklarım hiç umurunda olmayacak sayın izleyici ama yine de buraya kadar gelmişken okuyacaksın...
     Önümüzde ki hafta final haftası ya buralar şuan hep hastalık.Bir insan evladı durup durup kendini en önemli zamanlarda nasıl hasta edebilir inanın anlamıyorum.Finaller bitsin hooop İstanbul'a kaçayım olayı da yok.Yılbaşında öyle dımdızlak bir başıma buralarda ev bekleyeceğim sonuçlar açıklanana kadar.Bütlere kaldım mı görmeden gidemem.Gitsem geri dönemem.Keşke yaşadığım şehirle okuduğum şehir arasında anasının nikahı kadar uzaklık olmasaydı.İşte bunlar hep cahilliğimden.
     Bugün aylar sonra annemi gördüm.Yani görüntülü konuştuk.Biraz daha uzatsak ağlayacağım sandım.Benim gibi duygu fukarası insandan beklenmeyecek şeyler bunlar.Beni görür görmez
-Kurbağa gibi yeşil oje sürmüşün gene
demeseydi daha iyi olabilirdi.Annem için kırmızıdan başka renk yok sayın izleyici.Arada pembeyi de kaale aldığı oluyor.Telefonu kapattıkdan sonra elimde kırmızı ojeyle buldum kendimi.İşte bunlar da hep özlem.Ne yiyorsunuz ne içiyorsunuz muhabbeti oldu bir ara ; şimdi anneme okuldan 2 de gelip yemek yemek için saatin 6 olmasını beklediğimi bir türlü anlatamadım.Erken yiyince gece acıkıyoruz sonrası hep hüsran.Gerçi hayatım boyunca kilo sorunum olmadı ama olacak gibi.Yaa zaten kısayım ben bir de kilo alırsam bildiğin damacanaya benzerim.( Bunların üzerinden birkaç saat geçmişti ki akşamın 10 'un da kalkıp muffin yapıp yedik ).Muffin yerken de bir ara çökertme kebabı yapalım diye konuştuk.Öğrenci evinde değil sanırsın kraliyet ailesinde yaşıyoruz.
      Neyse biraz daha dert yakınayım ; ben final stresiydi,geçim derdiydi derken bildiğin insanlıktan çıktım.Saçım kaşım birbirine girdi.Gideyim de biraz kıza benzeyeyim.
      Bu kız hiç özel hayat yazmıyor artık demeyin hemen o konuya da değineceğim.Yazmıyorum çünkü yok.İşin ilginç yanı istemiyorum da.Beni isteyenleri de istemiyorum.Hayatımda kimseyi istemiyorum.Gerçekleştirmek istediğim hedefler var, okul desen zaten zor.Eğer 18-19 yaşında üniversiteye gelseydim belki düşüncelerim daha farklı olurdu.İnsan büyüdükçe öncelikleri de değişiyor gerçekten.Yeni bir önem sırası oluşuyor.Yeni tavırlarım yeni düşüncelerim beni bile şaşırtıyor bazen ama olması gereken bu.
      Bugüne kadar aklıma koyduğum her şeyi yaptım.Sorun şu ki ; bazen yanlış şeyleri koydum aklıma ve yanlış olduğunu bile bile yine yaptım.Pişman mıyım ? bazı konularda evet bazıların da hayır.Aklımda hiç acaba? yok mesela.Düşündüğüm,denemek istediğim sonucunu görmek istediğim şeyleri iyi veya kötü mutlaka yaptım.Ben bu saatten sonra bir daha saçmalamam herhalde diyorum kendime.Çünkü muhtemel bütün olasılıkları denedim ve sonunu bildiğim olayları yeniden yaşamaktan hiç haz etmiyorum.Düşünsenize ortalama 60 yıl yaşıyoruz. ( Allah uzun ömür versin ama sonrasında değiştirebileceğimiz çok bir şey yok hayatımızda).Geri dönüp baktığımda ömrüm boyunca koca bir hiç yapmış olmak istemiyorum.Sadece ben değil tabi ki kimse istemiyor ama bunu sadece hedefleri için kendinden feragat etmeyi becerebilenler başarıyor.İşte tam olarak onlardan biri olmak istiyorum !

4 Aralık 2015 Cuma

muadili yok mu hmm tamam o zaman

Hayatımın külfeti ağır olmaya başladı bunun muadilinde yaşayamıyor muyum ben ?

    Hani bir şey alırken pahalı gelirse muadilini alırız ya amaan nasıl olsa aynı işi görüyor diye,hah işte ben tam o hakkımı kullanmak istiyorum.Ben gene aklımı kendimi çok fena dağıttım ama şimdilik bu konudan bahsetmek istemiyorum.
     Ev arkadaşım da yeni sevgili yapıyor sanırım şuan ha gayret olcaz biz aşamasındalar ama bu gece olduk leveline geçerler.Bu saatte buluşmaya gittiğine göre...Aman aman olsun herkes mutlu olsun herkes sevdiceğine bişeylerine kavuşsun.Kimsenin hayatında bir action olmayınca iyice sıkıcılaşıyor buralar.Merak etmeyin ben İstanbul'u özledim diye ağlamayacağım ama laf aramızda şunu da bilin ; eğer gidersem bir daha da geri dönmek istemem korkusuyla geldiğimden beri hiç dönmedim İstanbul'a.Zaten artık buradaki hayatıma da alıştım.Apartta ki kızlarla dünya engelliler günümüzü kutladık.Hepimiz şu apartta akıl sağlığı yerinde bir allahın kulu olmadığında hemfikirdik.Yanlış anlaşılma olmasın dalga geçmiyoruz.
      Ha bu arada aklınızda olsun acil iyi kahve falı bakan arkadaşlar arıyoruz.İnsan günde onlarca kez kahve pişirir mi?Her gelene 1 fincan yapınca ve her gelenle de bir fincan içince yapılıyormuş anladım. ( sonra neden Çoko'nun çarpıntısı var ? ) Bu nedenle evimizin en acil ihtiyaçlarından oldu bu fal meselesi.Elimiz de böyle bir arkadaş var ama biz onu hunharca kullanıp eskittik.
       Bakın yazının bu kısmına kadar geldim ve hala dedikodu yapmadım inanabiliyor musunuz ? durun hemen başlıyoruz ;
Sınıfta bir çocuk var küpesi omuzlarına değiyor.Ben erkekte küpe severim ama sallantılı küpe nedir ya?Benim sınıfta kanka var Halişş her seferinde onu dürtüp diyorum utan kendinden sende minnak bir küpe bile yok çocukta şatafatlısı var,şuan ölmelisin bence diye.Şimdi bir de hava soğudu ya çocuk şapka bere olayına girmiş,beresini derste bile çıkarmıyor.Atkı desen her gün farklı bir desende ve farklı bağlama stiliyle geliyor.Çocuk 200 kişilik sınıfta anında dikkat çekiyor.yakışıklı değil güzel değil sempatik değil cool değil havalı değil.Bildiğin süslü.Bakın onun hazırlanma süresi benim hazırlanma süremden daha uzun değilse ben de bir şey bilmiyorum işte o kadar.
      Bu yazıyı ev arkadaşımı beklerken uyuyakalmayayım diye yazdım.Şimdi o heyecanla gelecek ve inanın neler olup bittiğini dinlemek için uykumdan dürtülerek uyandırılmak istemiyorum.Ha ben olsam dürtüp uyandırır mıyım ben de uyandırırım.Siz bana o aşkı verin gerisine karışmayın,gerekirse apartı nizami sıraya sokar aparta sesleniş konuşması yaparım hiç sorun değil.