30 Haziran 2016 Perşembe

dedikodu bile yok boşuna gelme

    Çok ara verince tekrar yazasım gelmiyor diye yazıyorum şuan.Anlayacağınız yalak muhabbet yapacağım isterseniz okumayı burada bırakıp vakit kazanabilirsiniz.

      Geçen eski ( baya eski ) iş yerinden kızlarla buluşup iftar yaptık.İçlerinden birini sevgilisi darlıyo 6 yıldır birlikteyiz ailene söyle artık da aileleri tanıştıralım diye.Bakın bence bu kısım çok komik : benim değil 6 yıl 6 aylık sevgilim olsa ben karşı ki dağlara sevgilim var ama çok da şeyetmeyin takılıyoz işte yaa diye yazar herkesi bilgilendiririm.Sonuçta ne şekilde olursa olsun hayatımda birileri olduğunu herkes bilir.Yahu sen nasıl bir kızsın da 6 yıl içinde tuttun.En yakın arkadaşları biziz bunun sevgili olduğu adamı da tanıyoruz bize bile 2 yılı bittikden sonra söylemişti.Bir de en başından beri ciddi olmalarına rağmen! Ben öyle bir durumda olsam , yani biriyle ciddi olduğuma inansam eğer 2 yıla kadar direndiysem bile 2. yılda artık cami minaresinden insanlara seslenir herkese duyururmuşum gibi geliyor.Bir diğer arkadaşta herşeyi can kulağıyla dinliyor o da '' münasip '' birini bulduğunda hemen evlenme derdinde.Bakın ben bu da çok garip.Bizim bu kızla tüm fikirlerimiz aynıydı, nerede aklımız karıştı bilmiyorum.

( evet iftarımı böyle yaptım , benim minnak bedenim bu kadarla doyabiliyor )

 ( hunharca silip süpürdük dememe gerek yok sanırım , delilleri buraya bırakıyorum )

-ben çok aşık olcam uzun uzun sevgili kalcam sonra evlencem
-ben aşık olcam hemen evlencem
-ben sevicem uzun uzun sevgili kalcam sonra evlencem
-aşk meşk önemli değil saygı önemli aklın uyması önemli 
-zamanın bir önemi yok uzun uzun zamanda bile insan birini tanıyamıyor ki  bla bla bla...

evrelerini geçtikden sonra artık son duraktan önceki durak olan '' kader kısmet '' en sonda da artık ayrıldığımız noktaya geldik.O normal bir yaşam süreceği,düzgün bir işi,ailesi olan herhangi birini kendine uygun görmeye başlayıp '' düzgün biri olsun hemen evlencem '' kısmına geçti.Peki bu arada ben ne yaptım ? ' evlenmiciğiiiimmm ben kariyer yapciğimmmm , dünyayı dolaşiciğimmmmm ... '   Gün geçtikce yandaşlarım da azalıyor zaten.Ben mezun olana kadar beni tribe sokmayın gözünüzü seveyim.Whatsapp profillerinize bebelerinizin fotosunu,düğün fotonuzu falan koyuyorsunuz tamam ben ne yapayım ; okulun amblemini mi koyayım, siz gruplarda ailevi sorunlarınızı anlatırken ben ders notlarımı mı paylaşayım , siz gelecekle ilgili en fazla 2. çocuğu planlarken ben de dünya haritası ve parmak emojisi atıp kapatcam gözümü parmaklicam dünyayı, neresi gelirse orayı görmeye gitcem mi diyeyim ?

Bu yazıya başlarken aklımda hiç bunları yazmak yoktu ama dolmuş muyum ne yapmışım ben ? Bu arada Temmuz'un 26 sında burda ki kankamı da alıp öğrenci evime gidicem.Taşıncam da yanımda amele götürüyorum.Aynı tarihte ev arkadaşımı da çağırdım.Garibanları yaa gidelim tatilde yaparız hem diyerek kandırdım.Allahım ölsem yatcam yerim yok biliyorum.

             
( öğrenci evime götüreceğim en yakın arkadaşımın ( Kübik ya da bacımm diyorum genel de ona ) lafıdır bu, her akşam böyleyiz ama normalde daha dolu oluyor tabi )


Bayram için de Düzce'ye gitmeye karar verdik.Gidelim de kuzenlerimi göreyim.Bebelerini mıncırayım.Ya şuan yazmak istediğim çok şey var ama yazı çok uzasın istemiyorum o nedenle benden bu seferlik bu kadar.

NOT : Bu ara Fİ-Çİ-Pİ serisini okuyordum ama bünyem Çi den sonrasını kaldıramıyor sanırım.Fi çok güzeldi Çİ de ise inanın abartmıyorum sadece seviştiler,sadece sevişmeyi düşündüler,sadece istediler,arzuladılar bıdı bıdı bir sürü şey o kadar sıkıldım ki elim şuan Pİ'ye gitmiyor.Bakın kitap kötü demiyorum.Okuması çok basit , eline alınca sayfalarca gidiyor ama çok yapay.Direnip Pİ yi de okuyacağım.Araya başka bir kitap aldım şuan.

Filmlerde ise '' Colonia '' yı mutlaka izleyin.Ben orda ki hatun kadar cesur değilim.Kesinlikle değilim.

'' Her şeyin teorisi '' ni de izledim.O da çok güzeldi.Bana ilişkiler hakkında gerçekten çok sağlam fikir verdi.Kendimizi zorladığımız yerde ipler kopuyor bunu biliyordum ama görmek çok başka oldu.

''korku seansı 2 ''  yi de izledim.Korkunç değildi ama kaliteli bir film.Ben sırf o çiftin olaylara yaklaşımını görmek için izliyorum zaten.Tavsiye eder miyim ? ederim.Zaten genel olarak imbd puanı da yüksek bir film.

'mama' ( anne ) filmi ise korku filmi olarak geçse de inanın izlemenize gerek yok.

Bir ara size siyahlı kadın filmini yorumlayacağım.Ben o filmi izlerken kahkahalarla gülmüştüm.Güya korku filmi.neyse bir daha ki yazı da unutmazsam anlatcam.

    
( sıra bekleyen taraf genelde ben olmadığım için çok da sorun olmuyor tabi.Ben işgalci kişiliğimle genelde gidip masa tutan tarafım ) 

( bu gittiğimiz yerde de resmen sudan tasarruf etmişlerdi.Yudumluk su yapmışlar.Her neyse bu yazıyı da yine! kahveyle noktalıyorum. )



16 Haziran 2016 Perşembe

yine bir gün boş beleş düşünüyoruz

  Gelin birlikte düşünelim ...

   Benim aklımın bana yetmediği kısımlardayız da şuan.Az önce düşünüyordum büyüyünce akademisyen mi olsam! A sınıfı kariyer memurluklardan birine mi girsem diye ( gördüğünüz gibi bütün meslekler kollarını açmış Çoko gelse diye bekliyorlar,oysa üniversite hayatına bile yıllarca yıllar yıllar süren iş hayatından sonra ancak atıldım... neyse bu kısmı karıştırmıyorum ve hiç hedefimden şaşmayıp bu ikisinden birine dahil olacağımı varsayıyorum. umutlarımla oynayıp beni bozanı valla parçalarım ona göre yorum yapın benden söylemesi )
Tabi ben kafamda hangisini seçsem sorusuna bile önümde çay çekirdek balkon keyfi yaparken diğer yandan tüm vizyonsuzluğumla internetten kısmetse olurun geçmiş bölümlerine göz gezdirirken   cevap veriyorum öyle de bir keyif pezevenkliği.Yapacak bir şey yok beni böyle yapmışlar.

     Şimdi Ramazan ayındayız ya hani ben oruçluyum ama Kübik ( kankaların gülüsü balısı herbişesi ) değil ( bu kısmı hızlı geçiyorum çünkü din ve vicdan hürriyetini yazılardan,seslenmelerden her şeyden  ayrı tutmak lazım ) o yüzden gündüz afedersiniz ama malak gibi yatmak dışında pek bir ekşınım yok.Film izliyorum yabancı dizi takip ediyorum derken ( aslında aman aman dizi izleyecek kadar sabrım da yok ben bazen gelecek bölümü düşünmekten izlediğim bölümü takip edemiyorum bazen de ben olsam napardım acaba lan demekten bazen ise amaaaan bu kadar da olmaz dizi işte bu çok belli böyle gerçek hayat olur muymuşmuşmuş diye krize girmekten ) - annem bu nedenle benimle yerli yabancı hiç bir diziyi izlemez :(  Her neyse o nedenle filmler izlemek bana daha mantıklı geliyor.Tabi 1. liği gene kitaba veriyorum ama onda da durum şu : aşk romanı sevmiyorum çok sığ geliyor ama okuması kolay düşünmen gerekmiyor bir de insanın canı araada bir mutlu son çekmiyor değil , bilim kurgu sevmiyorum çünkü bana göre değil , insanlığın zibilyon yıl sonra ki geleceği temalı hiç bir olaya gelemiyorum benden sonra tufan canım ya , şurada kendi kıçımı kurtacak kadar zor düşünürken insanlığın o anki sorunlarına hiç yoğunlaşamayacağım ... biyografilere, otobiyografilere bayılıyorum , polisiye korku türünü okumak çok hoşuma gidiyor ama bir süre sonra acaba ot gibi okuyo muyum bilgi neyimde vermiyor bu bana dediğim oluyor.Diğer yandan mecburen ekonomi kitapları okuyorum ama bu kendi alanım olduğundan tabi.Haa bir de siyaset ve yakın tarih kitaplarını seviyorum.

Koy önüme yahudi sorunu, koy önüme ermeni sorunu , gel karşıma nazi deneyleriyle ohoooo sabaha kadar tartışırız canımlar.Bu konuya da nereden geldik hah dur ben dün yeni bir kitap listesi yaptım içine de her türden kitap koydumda onu söyleyecektim.Okumak ufku açmanın en kolay yolu , okumak kafa dağıtmanın en kolay yolu.

Bakmayın böyle dedim ama bu aralar normalden daha çok okuyorsam sebebi en ufak bir boş zamanımda elin sığırını arayıp ( evet evet ilişemeyen ilişkimizin bireyinden bahsediyorum ) affetmeyeyım diye , bir an coşup özledim falan demeyeyim diye.

   NOT : Gündüz gezmiyoruz dedik diye ot hayatı da yaşamıyoruz efendim, iftardan sonralarımız sağolsun bakınız : 

 

 ( türk kahvesi delisi olduğumu içmezsem krizlere girdiğimi, kahveyi iyi yapan insanları ve mekanları asla bırakmadığımı gidip onlara musallat olduğumu söylemiş miydim ? )
         
(pastayla falan aram yok ama filtre kahveyee amaaan kahvenin her türlüsüne tavım ben arkadaşları )


( senin ahududulu mu böğürtlenli mi tam okumadığım bir modelin hariç hiç sevmiyorum magnumcum.Habire yememin tek sebebi arkadaşlarım sizin şubeyi seviyorlar canım napalım benim ki de mecburiyet.tabi deneyeceğim süsleteceğim seni diye görünümünü deli kızın çeyizine benzetmeseydim keşke, gerçi uzaktan bakınca ümraniye çöplüğüne de benzemiyor değilsin hani ... neyse ne yedim gitti )

6 Haziran 2016 Pazartesi

eğlencesine yazdım bunu sırf söylenmek için

   Yazmayı unutmadım ama yazmadım da...
    Yalan yok vaktim de vardı ama sanırım yazacak dişe dokunur olaylar yoktu.Hala da yok ama en azından seneyi bitirip okuldan eve döndüm bu da bir şey sayılır di mi ? Finaller öyle böyle geçti ( evet ortalamamı 3'ün üstüne taşıdım.) Okuldan sonra 10 gün gibi bir tatil yapıp daha Haziran gelmeden bronzlaşmayı başarıp İstanbul'a döndüm.
    

  (bu kızla finallere falan çalışmak mümkün değil ... sensin nah diyorum altta kalmıyorum ben de başka bir güzide el hareketimizle karşılık veriyorum )

   Açıkcası orada tam mevsimi gelmişken , onca cefasını çekip sefasını süremeden bu şehre dönmek koydu azcık.Olsun hem Ramazan geliyordu diye teselli ettik kendimi ne yapalım.( evet dostlar 17 saat oruç tutuyoruz artık peki buna hazır mıyız ? ) 
                       
(oradaki ojesiz ayak bana ait kusura bakmayın vakit bulamamıştım bir de sanki amele yanığı olmuşum gibi çıkmışım ama valla öyle değil ))

Bu yaz İngilizce meselesini baya bir halletmem gerek.Bakın bu sene erasmus sınavlarına girmek istiyorum.İngilizce şart.Tabi bunu nasıl başaracağım konusunda hiç fikrim yok, Çoko bak bunu böyle yapacaksın diye yol gösterecek olan beri gelsin.
                           

( canım Azmak,buz gibi Azmak... Bu arada bakmayın 26 derece yazdığına o mayısdaydı ve havalar kötüydü.Şimdi 40'a yaklaşmıştır :(  )

   Bu arada sonunda ev arkadaşıma seneye beraber olamayacağımızı , bu ilişkinin! burada bitmesi gerektiğini söyledim.Yok be yapamadım aramızda bir sorun yaşamıştık fırsat bu fırsat bunu bahane et yapıştır seneye ayrılalımı yürü buradan dedim öyle de yaptım.Bu taktik tuttu efendim yapın yaptırın.Tabi ev değiştirmek düzen değiştirmek kolay değil.Seneye kimle yaşayacağımı da buldum ama nerede yaşayacağım hala muallak.Köşe başında ki parkta bile kalabilirim böyle giderse.Dalga geçtiğime bakmayın bu konuya kafam takık aslında.Okul açılmadan halletmemiz gerek.Yani aklınızda olsun '' başıma dam arıyorum '' 
     

  ( ben bu yemekle mutlu olmamıştım.Hep Ösk yüzünden.Benim aklım kalamar tavada kalmıştı.Mezgit'e bile razı olabilirdim ama velakin buna kaldık. NOT : '' ösk '' müstakbel ev arkadaşım. )

 size anlatacağım başka konularda vardı ama bugün böyle  boş muhabbet yapmaya geldim.Ciddili konular sonra canlarım.Gider ayak size gelmeden önce ki gezmelerimden 1-2 foto koyayım da niye orada değiliz de buradayız diye hüzünlenin.Tek başıma bir kahrolan ben olmayayım.